Kasas Sûresi40. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأخذناه | ا خ ذ EḢZ̃ | feeḣaƶnāhu | biz de onu tuttuk | So We seized him |
| 2 | وجنوده | ج ن دCND̃ | ve cunūdehu | ve askerlerini | and his hosts, |
| 3 | فنبذناهم | ن ب ذ NBZ̃ | fe nebeƶnāhum | ve attık | and We threw them |
| 4 | في | — | fī | in | |
| 5 | اليم | ي م مYMM | l-yemmi | suya | the sea. |
| 6 | فانظر | ن ظ رNƵR | fenZur | bak | So see |
| 7 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 8 | كان | ك و نKVN | kāne | oldu | was |
| 9 | عاقبة | ع ق بAGB | ǎāḳibetu | sonu | (the) end |
| 10 | الظالمين | ظ ل مƵLM | Z-Zālimīne | zalimlerin | (of) the wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاخذنه وجنوده فنبذنهم فى اليم فانظر كيف كان عقبة الظلمين
Arapça (Harekeli)
فَأَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِمِينَ
Transliterasyon
Fe ehaznâhu ve cunûdehu fe nebeznâhum fîl yemm|i|, fanzur keyfe kâne âkıbetuz zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faakha<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span>hu wajunoodahufanaba<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span>hum fee alyammi fa<span class="b">o</span>n<span class="i"><span class="u">th</span></span>urkayfa k<span class="u">a</span>na AA<span class="u">a</span>qibatu a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz de hem onu, hem askerini helâk ettik, onları suya boğduk; artık bak da gör, zâlimlerin sonucu ne olmuş.
Ali Bulaç
Bunun üzerine, onu ve askerlerini tutup suya attık. Böylelikle zulmedenlerin nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.
Bayraktar Bayraklı
Biz de, onu ve askerlerini yakalayıp denize atıverdik. Bak işte, zâlimlerin sonu nasıl oldu?
Diyanet İşleri
Biz de onu ve askerlerini yakalayıp denize atıverdik. Bak işte, zalimlerin sonu nice oldu!
Edip Yüksel
Onları ve ordusunu yakalayıp denize attık. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna dikkat et.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de onu ve askerlerini yakalayıp denize atıverdik. Bir bak, zalimlerin sonu nice oldu!
Erhan Aktaş
Sonra onu ve askerlerini yakalayıp suya gömdük. Bak bakalım, zalimlerin sonunun nasıl olduğuna!
Hakkı Yılmaz
Biz de onu ve askerlerini yakalayıp o bol suda/nehirde fırlatıp atıverdik. Şimdi, şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Muhammed Esed
Ve bu yüzden onu ve onun buyruğunda olanları kıskıvrak yakalayıp denize gömdüm. Bak işte, zalimlerin sonu nasıl oldu!
Mustafa İslamoğlu
Sonunda onu ve askerlerini enseledik ve onları denize gömdük: Bak gör işte, zalimlerin akıbeti nasıl olurmuş!
Suat Yıldırım
Biz de kendisini de, ordularını da yakalarından tuttuğumuz gibi denize fırlatıverdik. İşte bak, zalimlerin sonunun ne olduğunu gör!
Süleyman Ateş
Biz de onu ve askerlerini tuttuk, suya attık; bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu!
Şaban Piriş
Bu sebeple biz de onu ve askerlerini yakaladık, Onları denize atıverdik. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de onu ve askerlerini yakalayıp hepsini suyun içine fırlattık. Bak, nasıl oldu zalimlerin sonu!
Edip-Layth-Martha
So We took him and his soldiers, and We cast them into the sea. So see what the end of the wicked was!
Muhammad Asad
And so We seized him and his hosts and cast them into the sea: and behold what happened in the end to those evildoers:
Rashad Khalifa
Consequently, we punished him and his troops, by throwing them into the sea. Note the consequences for the transgressors.,
The Monotheist Group
So We took him and his soldiers, and We cast them into the sea. So see how was the end of the wicked!