Kasas Sûresi43. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And verily, |
| 2 | آتينا | ا ت يETY | āteynā | biz verdik | We gave |
| 3 | موسى | — | mūsā | Musa'ya | Musa |
| 4 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitabı | the Scripture, |
| 5 | من | — | min | after [what] | |
| 6 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after [what] |
| 7 | ما | — | mā | after [what] | |
| 8 | أهلكنا | ه ل كHLK | ehleknā | helak ettikten | We had destroyed |
| 9 | القرون | ق ر نGRN | l-ḳurūne | nesilleri | the generations |
| 10 | الأولى | ا و لEVL | l-ūlā | ilk | former |
| 11 | بصائر | ب ص رBṦR | beSāira | bir aydınlanma olan | (as) an enlightenment |
| 12 | للناس | ن و سNVS | linnāsi | insanlar için | for the mankind |
| 13 | وهدى | ه د يHD̃Y | ve huden | ve hidayet olan | and a guidance |
| 14 | ورحمة | ر ح مRḪM | ve raHmeten | ve rahmet olan | and mercy |
| 15 | لعلهم | — | leǎllehum | belki onlar | that they may |
| 16 | يتذكرون | ذ ك رZ̃KR | yeteƶekkerūne | düşünür öğüt alırlar | remember. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد ءاتينا موسى الكتب من بعد ما اهلكنا القرون الاولى بصائر للناس وهدى ورحمة لعلهم يتذكرون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِن بَعْدِ مَا أَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْأُولَى بَصَائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
Transliterasyon
Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe min ba’di mâ ehleknel kurûnel ûlâ besâire lin nâsi ve huden ve rahmeten leallehum yetezekkerûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span>alkit<span class="u">a</span>ba min baAAdi m<span class="u">a</span> ahlakn<span class="u">a</span> alquroonaal-ool<span class="u">a</span> ba<span class="u">sa</span>-ira li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wahudanwara<span class="u">h</span>matan laAAallahum yata<span class="u">th</span>akkaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki gelip geçen eski çağlardaki ümmetleri helâk ettikten sonra öğüt alsınlar, ibret alsınlar diye insanlara cangözleri, hidâyet ve rahmet olarak Mûsâ'ya kitap verdik.
Ali Bulaç
Andolsun, ilk nesilleri yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürler diye.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki biz, ilk nesilleri helâk ettikten sonra, insanlar düşünüp öğüt alsınlar diye Mûsâ'ya, aydınlanma kaynağı, rehber ve rahmet olarak kitabı verdik.
Diyanet İşleri
Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya, -düşünüp öğüt alsınlar diye- insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.
Edip Yüksel
İlk nesilleri (Nuh, Hud, Salih, Lut ve Şuayb'ın halklarını) yok ettikten sonra Musa'ya, halkı aydınlatan bir kılavuz ve rahmet olarak kitabı verdik; belki öğüt alırlar diye.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya olur ki düşünür, öğüt alırlar diye, insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa’ya, öğüt alırlar diye, basiretler*, doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap’ı verdik.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun ki Biz, ilk nesilleri değişime/yıkıma uğrattıktan sonra Mûsâ'ya, öğüt alırlar diye, insanlar için apaçık deliller, kılavuz ve rahmet olarak Kitab'ı/Tevrât'ı verdik.
Muhammed Esed
Ve gerçek şu (ki), daha önceki (günahkar) nesilleri ortadan kaldırdıktan sonra, insanlar için bir aydınlanma kaynağı, bir doğru yol bilgisi ve bir rahmet olarak Musa'ya (vahyedilmiş) kitabı verdik ki, (Bizi) anıp düşünsünler.
Mustafa İslamoğlu
Ve doğrusu, önceki nesilleri (hak ettikleri) helaka sürükledikten sonra insanlık için bilinç kaynağı, bir doğru yol rehberi ve bir rahmet membaı olarak Musa'ya Kitab'ı verdik ki belki (sorumluluklarını) hatırlarlar.
Suat Yıldırım
Biz daha önceki bazı nesilleri imha ettikten sonra, insanların vicdanlarını aydınlatacak, basiretlerini açacak bir delil, bir hidâyet rehberi ve bir rahmet tezahürü olmak üzere Mûsa'ya Tevrat'ı verdik ki düşünüp ibret alsınlar. Ama bunu yapmadılar.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, ilk nesilleri (Nuh, Hud, Salih ve Lut kavimlerini) helak ettikten sonra Musa'ya, insanların gönül gözlerini aydınlatacak nur ve onlara yol gösterici olarak Kitabı verdik, belki düşünür, öğüt alırlar diye.
Şaban Piriş
Önceki nesilleri helak ettikten sonra, belki düşünürler diye insanlar için belgeler, doğru yolu gösterici ve rahmet olarak Musaya kitap vermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun biz, ilk nesilleri helak ettikten sonra Musa'ya Kitap'ı; insanlar için basiretler, kılavuz ve rahmet olarak verdik ki, düşünüp öğüt alabilsinler.
Edip-Layth-Martha
We had given Moses the book after We had destroyed the earlier generations, as an example for people and a guidance and mercy, perhaps they will take heed.
Muhammad Asad
And [then,] indeed, after We had destroyed those earlier generations [of sinners], We vouchsafed unto Moses [Our] revelation as a means of insight for men,* and as a guidance and grace, so that they might bethink themselves [of Us].
Rashad Khalifa
We gave Moses the scripture - after having annihilated the previous generations, and after setting the examples through them - to provide enlightenment for the people, and guidance, and mercy, that they may take heed.*,
The Monotheist Group
We had given Moses the Book after We had destroyed the earlier generations; as an example for the people and a guidance and a mercy, perhaps they will take heed.