Kasas Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولكنا | — | velākinnā | fakat biz | But We |
| 2 | أنشأنا | ن ش اNŞE | enşe'nā | yarattık | [We] produced |
| 3 | قرونا | ق ر نGRN | ḳurūnen | birçok nesiller | generations |
| 4 | فتطاول | ط و لŦVL | fe teTāvele | geçti | and prolonged |
| 5 | عليهم | — | ǎleyhimu | onların üzerinden | for them |
| 6 | العمر | ع م رAMR | l-ǔmuru | uzun zamanlar | the life. |
| 7 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 8 | كنت | ك و نKVN | kunte | sen değildin | you were |
| 9 | ثاويا | ث و يS̃VY | ṧāviyen | oturmuş | a dweller |
| 10 | في | — | fī | arasında | among |
| 11 | أهل | ا ه لEHL | ehli | halkı | (the) people |
| 12 | مدين | — | medyene | Medyen | (of) Madyan, |
| 13 | تتلو | ت ل وTLV | tetlū | okusaydın | reciting |
| 14 | عليهم | — | ǎleyhim | bunlara | to them |
| 15 | آياتنا | ا ي يEYY | āyātinā | ayetlerimizi | Our Verses, |
| 16 | ولكنا | — | velākinnā | lakin | but We |
| 17 | كنا | ك و نKVN | kunnā | biziz | [We] were |
| 18 | مرسلين | ر س لRSL | mursilīne | elçi olarak gönderen | the Senders. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولكنا انشانا قرونا فتطاول عليهم العمر وما كنت ثاويا فى اهل مدين تتلوا عليهم ءايتنا ولكنا كنا مرسلين
Arapça (Harekeli)
وَلَكِنَّا أَنشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ وَمَا كُنتَ ثَاوِيًا فِي أَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِنَا وَلَكِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ
Transliterasyon
Ve lâkinnâ enşe’nâ kurûnen fe tetâvele aleyhimul umur|u|, ve mâ kunte sâviyen fî ehli medyene tetlû aleyhim âyâtinâ, ve lâkinnâ kunnâ mursilîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span>kinn<span class="u">a</span> ansha-n<span class="u">a</span>quroonan fata<span class="u">ta</span>wala AAalayhimu alAAumuru wam<span class="u">a</span> kuntath<span class="u">a</span>wiyan fee ahli madyana tatloo AAalayhim <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>wal<span class="u">a</span>kinn<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span> mursileen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat biz, Mûsâ'dan sonra da nice nesiller meydana getirdik de ömürleri uzayıp gitti onların ve sen, Medyen halkı içinde oturup âyetlerimizi onlardan okumak sûretiyle de bellemedin, fakat biziz onları gönderen.
Ali Bulaç
Ancak Biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti. Ve sen Medyen halkı içinde yaşayıp da ayetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş değilsin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen Biziz.
Bayraktar Bayraklı
Ama biz nice nesiller var ettik. Üzerlerinden yıllar geçti. Medyen halkı arasında bulunmadığından onlara âyetlerimizi okumuyordun, fakat biz sürekli peygamberler gönderiyorduk.
Diyanet İşleri
Bilakis biz nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen, ayetlerimizi kendilerinden okuyarak öğrenmek üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değilsin; aksine (onları sana) gönderen biziz.
Edip Yüksel
Fakat biz birçok nesiller yarattık. Üzerinden çok zaman geçti. Sen Medyen halkı arasında bulunup ayetlerimizi okuyor da değildin. Ancak, biz elçiler göndeririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bilakis biz (o zamandan senin zamanına kadar) nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen onlara âyetlerimizi okuyarak, Medyen halkı arasında bulunanlardan da değildin; aksine biz (başka) peygamber göndermiştik.
Erhan Aktaş
Üstelik uzun ömürlü nice nesiller inşa ettik. Medyen Halkı arasında ayetlerimizi okuyan da sen değildin. Fakat bu bilgileri sana veren Biziz.
Hakkı Yılmaz
Ama Biz nice nesiller var ettik de, onların ömürleri uzadıkça uzadı. Sen onlara âyetlerimizi okuyarak, Medyen halkı arasında bulunanlardan da değildin; Fakat Biz elçi gönderenleriz.
Muhammed Esed
tersine, Biz (onlarla senin aranda) nice nesiller yarattık ve onlardan sonra nice çağlar geçip gitti. Ve Sen, mesajlarımızı kendilerine okuyup açıklamak üzere, Medyen halkı arasında da yaşamadın; fakat Biz (elçilerimizi insanlara her zaman) gönderiyoruz.
Mustafa İslamoğlu
Tam aksine, Biz (o günden bu güne) nice kuşaklar var ettik ve bunların üzerinden de nice zaman akıp gitti. Dahası Sen, kendilerine mesajlarımızı iletmek için Medyen sakinleri arasında bulunmuş da değildin; fakat (bu mesajları) öteden beri gönderip duran da yine Bizdik.
Suat Yıldırım
Bilakis, Biz onlarla senin aranızda birçok nesiller yarattık ve onlardan sonra birçok çağlar geçip gitti. Sen Medyen halkı arasında oturmuş da, âyetlerimizi onlardan okuyarak öğrenmiş de değilsin. Fakat seni resul olarak Biz gönderdik ve bunları Biz vahyettik de o sebeple biliyorsun.
Süleyman Ateş
Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller yarattık da onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkı arasında oturmuş değildin ki (orada olanları görüp öğrenesin de) ayetlerimizi bunlara okuyasın. (Bu, bir yerden görme, öğrenme ile değildir, fakat) Biz seni elçi olarak gönderdik (ve bu olayları sana vahyettik).*
Şaban Piriş
Fakat, biz,bir çok nesiller türettik. Onlar da uzun süre yaşadılar. Nitekim sen, Medyen halkı içinde kalmadın onlara ayetlerimizi okumuş da değildin .Ama onları biz gönderiyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Ancak biz, birçok nesil oluşturduk da bunlar üzerinden ömürler akıp gitti. Sen Medyen halkı içinde oturarak onlara ayetlerimizi okuyor değildin. Biz, peygamberler gönderiyoruz, hepsi bu.
Edip-Layth-Martha
We established many generations, and many ages passed them by. You were not living among the people of Midyan, reciting Our signs to them. But We did send messengers.
Muhammad Asad
nay, but [between them and thee] We brought into being [many] generations, and long was their span of life. And neither didst thou dwell among the people of Madyan, conveying Our messages unto them:* nay, but We have [always] been sending [Our message-bearers unto man].
Rashad Khalifa
But we established many generations, and, because of the length of time, (they deviated). Nor were you among the people of Midyan, reciting our revelations to them. But we did send messengers.,
The Monotheist Group
And We established many generations, and many ages passed them by. And you were not living among the people of Midyan, reciting Our revelations to them. But We were to send messengers.