Kasas Sûresi64. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقيل | ق و لGVL | ve ḳīle | ve denir ki | And it will be said, |
| 2 | ادعوا | د ع وD̃AV | d'ǔ | çağırın | """Call" |
| 3 | شركاءكم | ش ر كŞRK | şurakā'ekum | koştuğunuz ortakları | "your partners.""" |
| 4 | فدعوهم | د ع وD̃AV | fe deǎvhum | onları çağırırlar | And they will call them, |
| 5 | فلم | — | felem | fakat | but not |
| 6 | يستجيبوا | ج و بCVB | yestecībū | çağrısına cevap vermezler | they will respond |
| 7 | لهم | — | lehum | bunların | to them |
| 8 | ورأوا | ر ا يREY | ve raevu | ve karşılarında görürler | and they will see |
| 9 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabı | the punishment. |
| 10 | لو | — | lev | ne olurdu | If only |
| 11 | أنهم | — | ennehum | onlar | [that] they |
| 12 | كانوا | ك و نKVN | kānū | idi | had been |
| 13 | يهتدون | ه د يHD̃Y | yehtedūne | yola gelseler | guided! |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقيل ادعوا شركاءكم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم وراوا العذاب لو انهم كانوا يهتدون
Arapça (Harekeli)
وَقِيلَ ادْعُوا شُرَكَاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا لَهُمْ وَرَأَوُا الْعَذَابَ لَوْ أَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ
Transliterasyon
Ve kîled’û şurekâekum fe deavhum fe lem yestecîbû lehum ve reavul azâb|e|, lev ennehum kânû yehtedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waqeela odAAoo shurak<span class="u">a</span>akumfadaAAawhum falam yastajeeboo lahum waraawoo alAAa<span class="u">tha</span>balaw annahum k<span class="u">a</span>noo yahtadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve çağırın şirk koştuğunuz şeyleri denir, onlar da çağırırlar, fakat icâbet etmezler onlara ve azâbı görürler; ne olurdu doğru yolu bulsalardı.
Ali Bulaç
Denir ki: "Ortaklarınızı çağırın." Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu.
Bayraktar Bayraklı
“Allah'a koştuğunuz ortaklarınızı çağırınız” denir. Onlar da çağırırlar ama, taptıkları kendilerine cevap vermezler. Cehennem azabını görünce, “Dünyadayken doğru yolda olsalardı!” diye hayıflanırlar.
Diyanet İşleri
"(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!" denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!*
Edip Yüksel
Onlara, "Haydi ortaklarınızı (yardıma) çağırın!" denir. Bunun üzerine onları çağırırlar, ancak kendilerine karşılık vermezler. Azabı görürler ve doğru yolda bulunmadıklarına yanarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
"(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!" denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!
Erhan Aktaş
Ve onlara: “Ortaklarınızı çağırın.” denildi. Onlar da çağırdılar. Ancak cevap alamadılar ve azapla karşı karşıya kaldılar. Keşke zamanında doğru yolu seçselerdi.
Hakkı Yılmaz
Ve “Ortaklarınızı çağırın!” denir, onlar da çağırırlar. Sonra da onlar kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. –Ne olurdu onlar, kılavuzlanan doğru yolu kabullenmiş olsalardı!–
Muhammed Esed
Sonra onlara: "Çağırın, bakalım" denecek, "tanrısal nitelikler yakıştırarak (Allah'a) ortak koştuğunuz (varlıkları ya da güçleri)!" Ve onlar da bu sözü geçen (varlıkları ya da güçleri) yardıma çağıracaklar, ama berikiler kendilerine herhangi bir karşılık vermeyecekler; ve sonunda, göre göre sadece azabı görecekler karşılarında; (oysa, bu umutsuz, çaresiz duruma düşeceklerine) vaktiyle doğru yolu tutsalardı ya!
Mustafa İslamoğlu
Sonunda onlara: "Çağırın ortak (koştuk)larınızı!" denilecek ve onları yardıma çağıracaklar, fakat kendilerine asla karşılık verilmeyecek ama azabı görüverecekler. Ne olurdu sanki, daha önceden doğru yolu bulmuş olsalardı!
Suat Yıldırım
Bu defa onları putlaştıranlara hitaben: “Haydin, şeriklerinize yalvarın da onlardan yardım isteyin! ” denir. Yalvarırlar ama onlar bunlara cevap veremezler. Fakat cevap olarak, karşılarına çıkan azabı görürler. Ne olurdu yani, dünyada iken bu gerçeği anlayıp hakkı kabul etselerdi! . .
Süleyman Ateş
(Allah tarafından) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azabı görürler (sanki çağırdıkları şey, azabın kendisi olmuştur). Ne olurdu (sanki dünyada) yola gelselerdi!*
Şaban Piriş
-Ortaklarınızı çağırın, denir. Onları çağırırlar. Fakat onlara cevap veremezler, Çünkü azabı görmüşlerdir, keşke doğru yola girmiş olsalardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle denilir: "Çağırın ortak koştukarınızı!" Onlar da çağırırlar. Fakat ötekiler bunlara cevap vermezler; azabı görmüşlerdir. Önceden yola gelselerdi ne olurdu!
Edip-Layth-Martha
It will be said, "Call upon your partners," but they will not respond to them. They will see the retribution. If only they were guided!
Muhammad Asad
And [they] will be told: Call [now] unto those [beings or powers] to whom you were wont to ascribe a share in God's divinity!"* and they will call unto them [for help], but those [fake objects of worship] will not respond to them: whereupon they will see the suffering [that awaits them - the suffering which could have been avoided] if only they had allowed them­selves to be guided!*
Rashad Khalifa
It will be said, "Call upon your idols (to help you)." They will call upon them, but they will not respond. They will suffer the retribution, and wish that they were guided!,
The Monotheist Group
And it will be said: "Call upon your partners," but they will not respond to them. And they will see the retribution. If only they were guided!