Kasas Sûresi75. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ونزعنا | ن ز عNZA | ve nezeǎ'nā | ve çıkarırız | And We will draw forth |
| 2 | من | — | min | -ten | from |
| 3 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 4 | أمة | ا م مEMM | ummetin | ümmet- | nation |
| 5 | شهيدا | ش ه دŞHD̃ | şehīden | bir şahid | a witness |
| 6 | فقلنا | ق و لGVL | fe ḳulnā | ve deriz | and We will say, |
| 7 | هاتوا | ه ا تHET | hātū | getirin | """Bring" |
| 8 | برهانكم | ب ر ه نBRHN | burhānekum | delilinizi | "your proof?""" |
| 9 | فعلموا | ع ل مALM | feǎlimū | bilirler ki | Then they will know |
| 10 | أن | — | enne | kesinlikle | that |
| 11 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳa | gerçek | the truth |
| 12 | لله | — | lillahi | Allah'a aittir | (is) for Allah |
| 13 | وضل | ض ل لŽLL | ve Delle | ve sapıp gider | and (will be) lost |
| 14 | عنهم | — | ǎnhum | kendilerinden | from them |
| 15 | ما | — | mā | şeyler | what |
| 16 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used (to) |
| 17 | يفترون | ف ر يFRY | yefterūne | uyduruyor(lar) | invent. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ونزعنا من كل امة شهيدا فقلنا هاتوا برهنكم فعلموا ان الحق لله وضل عنهم ما كانوا يفترون
Arapça (Harekeli)
وَنَزَعْنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلْنَا هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ فَعَلِمُوا أَنَّ الْحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ
Transliterasyon
Ve neza’nâ min kulli ummetin şehîden fe kulnâ hâtû burhânekum fe alimû ennel hakka lillâhi ve dalle anhum mâ kânû yefterûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WanazaAAn<span class="u">a</span> min kulli ommatinshaheedan faquln<span class="u">a</span> h<span class="u">a</span>too burh<span class="u">a</span>nakumfaAAalimoo anna al<span class="u">h</span>aqqa lill<span class="u">a</span>hi wa<span class="u">d</span>allaAAanhum m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo yaftaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz her ümmetten bir tanık getirir de getirin bakalım deriz, delillerinizi. Artık bilirler ki şüphesiz gerçek, Allah'ındır ve uydurdukları şeylerin hepsi de gözlerinden kaybolup gider.
Ali Bulaç
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin-kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak, gerçekten Allah'ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp-kaybolmuşlardır.
Bayraktar Bayraklı
Her ümmetten bir tanık çıkarır ve “Kesin delilinizi ortaya koyunuz” deriz. O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
Diyanet İşleri
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, (kafirlere): Kesin delilinizi getirin! deriz. O zaman bilirler ki hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.*
Edip Yüksel
Her bir toplumdan bir tanık seçer ve "Delilinizi getirin" deriz. Böylece, tüm gerçeğin ALLAH'a ait olduğunu öğrenecekler ve uydurmuş oldukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, "Haydin, kesin delilinizi getirin!" deriz. O zaman bilirler ki, hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) de kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.
Erhan Aktaş
Her ümmetten bir tanık seçtik. Sonra da: “Burhanlarınızı* getirin.” dedik. Böylece hakikatin Allah’a ait olduğunu anladılar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kayboldular.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz her önderli toplumdan bir şâhit çekip çıkardık da, “Haydi, kesin delilinizi getirin!” dedik. Artık bildiler ki, hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler kendilerinden ayrılıp kaybolmuştur.
Muhammed Esed
Ve (bu soru cevapsız kalacak, çünkü) Biz (o sırada) her ümmetten bir şahit çıkarmış olacağız ve (günahkarlara:) "Geçmişteki iddialarınızı doğrulayan bir delil getirin!" diyeceğiz. Ve böylece görecekler ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve kendi çarpık muhayyilelerinin ürünü bütün o düzmece tanrılar onları terk etmiş.
Mustafa İslamoğlu
Zaten (o demeye kalmadan) Biz, her ümmetten bir tanık çıkarmış olacağız; ve dönüp "Haydi, getirin delilinizi!" diyeceğiz. Sonuçta onlar anlayacaklar ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve (çarpık tasavvurlarının) ürettiği sahte ilahlar kendilerini yalnız bırakmış.
Suat Yıldırım
O gün her ümmetten birer şahit çıkarırız. Resulleri yalancı sayanlara da: “Haydi bakalım, varsa delilinizi ortaya koyun! ” deriz. O zaman onlar, hak ve hakikatin Allah'a ait olduğunu kesinlikle anlar ve uydurdukları tanrılar ise ortada görünmez olur.
Süleyman Ateş
Her ümmetten bir şahid çıkarırız: "Delilinizi getirin!" deriz. Gerçeğin Allah'a aidolduğunu bilirler ve uydurdukları şeyler kendilerinden sapıp gider.
Şaban Piriş
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve:-Haydi delillerinizi getirin! deriz. İşte o zaman gerçeğin Allaha ait olduğunu anlarlar. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Yaşar Nuri Öztürk
Her ümmetten bir tanık çıkarmış da şöyle demişizdir: "Getirin susturucu kanıtınızı!" Bunun üzerine onlar hakkına Allah'a ait olduğunu bilmişlerdir. O iftira aracı yaptıkları şeyler de onları yüzüstü koyup kaybolmuşlardır.
Edip-Layth-Martha
We will extract from every nation a witness, then We will say, "Bring forth your proof." They will then realize that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.
Muhammad Asad
And [they will remain silent: for by then] We will have called forth witnesses from within every community,* and will have said [unto the sinners]: Produce an evidence for what you have been claim­ing!"* And so they will come to understand that all truth is God's [alone];* and all their false imagery will have forsaken them.*
Rashad Khalifa
We will select from every community a witness, then say, "Present your proof." They will realize then that all truth belongs with GOD, while the idols they had fabricated will abandon them.,
The Monotheist Group
And We will extract from every nation a witness, then We will say: "Bring forth your proof." They will then realize that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.