Kasas Sûresi77. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وابتغ | ب غ يBĞY | vebteği | ve iste (ara) | But seek, |
| 2 | فيما | — | fīmā | içinde | through what |
| 3 | آتاك | ا ت يETY | ātāke | sana verdiği | Allah has given you, |
| 4 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah has given you, |
| 5 | الدار | د و رD̃VR | d-dāra | yurdunu | the home |
| 6 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirate | ahiret | (of) the Hereafter, |
| 7 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 8 | تنس | ن س يNSY | tense | unutma | forget |
| 9 | نصيبك | ن ص بNṦB | neSībeke | nasibini | your share |
| 10 | من | — | mine | -dan | of |
| 11 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya- | the world. |
| 12 | وأحسن | ح س نḪSN | ve eHsin | ve iyilik et | And do good |
| 13 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 14 | أحسن | ح س نḪSN | eHsene | iyilik ettiği | Allah has been good |
| 15 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah has been good |
| 16 | إليك | — | ileyke | sana | to you. |
| 17 | ولا | — | ve lā | ve | And (do) not |
| 18 | تبغ | ب غ يBĞY | tebği | isteme | seek |
| 19 | الفساد | ف س دFSD̃ | l-fesāde | bozgunculuk | corruption |
| 20 | في | — | fī | in | |
| 21 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth. |
| 22 | إن | — | inne | çünkü | Indeed, |
| 23 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 24 | لا | — | lā | (does) not | |
| 25 | يحب | ح ب بḪBB | yuHibbu | sevmez | love |
| 26 | المفسدين | ف س دFSD̃ | l-mufsidīne | bozguncuları | "the corrupters.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وابتغ فيما ءاتىك الله الدار الءاخرة ولا تنس نصيبك من الدنيا واحسن كما احسن الله اليك ولا تبغ الفساد فى الارض ان الله لا يحب المفسدين
Arapça (Harekeli)
وَابْتَغِ فِيمَا آتَاكَ اللَّهُ الدَّارَ الْآخِرَةَ وَلَا تَنسَ نَصِيبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَأَحْسِن كَمَا أَحْسَنَ اللَّهُ إِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْأَرْضِ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِدِينَ
Transliterasyon
Vebtegı fîmâ âtâkellâhud dârel âhırete ve lâ tense nasîbekemined dunyâ ve ahsin kemâ ahsenallâhu ileyke ve lâ tebgıl fesâde fîl ard|ı|, innallâhe lâ yuhıbbul mufsidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">i</span>btaghi feem<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>kaAll<span class="u">a</span>hu a<span class="b">l</span>dd<span class="u">a</span>ra al-<span class="u">a</span>khirata wal<span class="u">a</span>tansa na<span class="u">s</span>eebaka mina a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span> waa<span class="u">h</span>sinkam<span class="u">a</span> a<span class="u">h</span>sana All<span class="u">a</span>hu ilayka wal<span class="u">a</span> tabghialfas<span class="u">a</span>da fee al-ar<span class="u">d</span>i inna All<span class="u">a</span>ha l<span class="u">a</span>yu<span class="u">h</span>ibbu almufsideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın sana verdiği mal, menâl yüzünden âhiret yurdunu aramaya bak ve dünyâdaki nasîbini de unutma ve Allah sana nasıl ihsân ettiyse sen de ihsân et ve yeryüzünde bozgunculuk etmeye kalkışma; şüphe yok ki Allah, bozguncuları sevmez.
Ali Bulaç
"Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez."
Bayraktar Bayraklı
“Allah'ın sana verdiğinden âhiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana iyilik ettiği gibi, sen de iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.”
Diyanet İşleri
Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.*
Edip Yüksel
"ALLAH'ın sana verdiği nimetlerle, dünyadaki payını unutmadan ahiret yurdunu ara. ALLAH sana nasıl iyilikte bulunmuşsa sen de iyilikte bulun. Yeryüzünde bozgunculuk yapmayı arama. ALLAH bozguncuları sevmez."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez."
Erhan Aktaş
Allah’ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de insanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez.
Hakkı Yılmaz
(76,77)Şüphesiz Karun, Mûsâ'nın toplumundan idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, şüphesiz onun anahtarları güçlü kuvvetli bir topluluğa ağır gelirdi. Bir zaman toplumu ona demişti ki: “Şımarma! Şüphesiz ki Allah şımarıkları sevmez. Ve Allah'ın sana verdiğinde âhiret yurdunu iste. Dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuğu isteme. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.”
Muhammed Esed
Öyleyse, Allah'ın sana verdiklerinden yararlanarak yalnızca ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara; bu arada, pek tabii, bu dünyadaki nasibini de unutma; ve Allah nasıl sana iyilikte bulunduysa, sen de (başkalarına) öyle iyilikte bulun; ve sakın yeryüzünde bozgunculuk, karışıklık çıkarmaya çalışma: çünkü, şüphesiz, Allah bozguncuları sevmez!" dedikleri zaman,
Mustafa İslamoğlu
Gel sen Allah'ın sana verdiklerini doğru yolda harcayarak ahiret yurdunun (mutluluğunu) ara, üstelik dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de (başkalarına) iyilik yap ve sakın ola yeryüzünde haddi aşarak bozgunculuk edeyim deme: çünkü Allah bozguncuları asla sevmez!"
Suat Yıldırım
“Allah'ın sana ihsan ettiği bu servetle ebedî âhiret yurdunu mâmur etmeye gayret göster, ama dünyadan da nasibini unutma! (ihtiyacına yetecek kadarını sakla). Allah sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et, sakın ülkede nizamı bozma peşinde olma! Çünkü Allah bozguncuları sevmez. ”
Süleyman Ateş
Allah'ın sana verdiği (bu servet) içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez.
Şaban Piriş
Allahın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadaki nasibini de unutma. Allah sana nasıl verdiyse, sen de başkalarına ver. Yeryüzünde fesat çıkarmaya kalkışma! Allah, bozguncuları sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk
"Allah'ın sana verdikleri içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana güzel davrandığı gibi sen de güzel davran / Allah'ın lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta bulun. Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez."
Edip-Layth-Martha
"Seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. Do not seek corruption in the land. God does not like the corruptors."
Muhammad Asad
Seek instead, by means of what God has granted thee, [the good of] the life to come,* without forget­ting, withal, thine own [rightful] share in this world;* and do good [unto others] as God has done good unto thee; and seek not to spread corruption on earth: for, verily, God does not love the spreaders of corruption!"
Rashad Khalifa
"Use the provisions bestowed upon you by GOD to seek the abode of the Hereafter, without neglecting your share in this world. Be charitable, as GOD has been charitable towards you. Do not keep on corrupting the earth. GOD does not love the corruptors.",
The Monotheist Group
"And seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. And do not seek corruption in the land. God does not love the corrupters."