Ankebut Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | şüphesiz biz | Indeed, we |
| 2 | منزلون | ن ز لNZL | munzilūne | indireceğiz | (will) bring down |
| 3 | على | — | ǎlā | üstüne | on |
| 4 | أهل | ا ه لEHL | ehli | halkının | (the) people |
| 5 | هذه | — | hāƶihi | şu | (of) this |
| 6 | القرية | ق ر يGRY | l-ḳaryeti | ülke | town |
| 7 | رجزا | ر ج زRCZ | riczen | bir azab | a punishment |
| 8 | من | — | mine | -ten | from |
| 9 | السماء | س م وSMV | s-semāi | gök- | (the) sky, |
| 10 | بما | — | bimā | sebebiyle | because |
| 11 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olmaları | they have been |
| 12 | يفسقون | ف س قFSG | yefsuḳūne | fasıklık yapıyor(lar) | "defiantly disobedient.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا منزلون على اهل هذه القرية رجزا من السماء بما كانوا يفسقون
Arapça (Harekeli)
إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَى أَهْلِ هَذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
Transliterasyon
İnnâ munzilûne alâ ehli hâzihil karyeti riczen mines semâi bimâ kânû yefsukûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> munziloona AAal<span class="u">a</span> ahli h<span class="u">ath</span>ihialqaryati rijzan mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-i bim<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>nooyafsuqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki bu şehir halkının üstüne, buyruktan çıkarak yapageldikleri işler yüzünden, gökten bir azâp indireceğiz.
Ali Bulaç
"Şüphesiz Biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azap indireceğiz."
Bayraktar Bayraklı
Biz bu ülke halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık, gökten bir azap indireceğiz.
Diyanet İşleri
"Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz."
Edip Yüksel
"Yoldan çıktıkları için, biz bu kentin üzerine gökten bir felaket indireceğiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Biz şüphesiz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık (feci) bir azab indireceğiz."(dediler).
Erhan Aktaş
Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.
Hakkı Yılmaz
(33,34)Elçilerimiz Lût'a geldiklerinde de o, onlar hakkında tasalandı. Ve onlar sebebiyle eli-kolu bağlandı kaldı. Ve elçiler: “Korkma, tasalanma! Şüphesiz biz, seni ve geride kalanlardan olan karın hariç yakınlarını kurtaracağız. Şüphesiz biz, bu kent halkının üzerine, hak yoldan çıkıcılık yapıp durmaları nedeniyle semadan bir azap indirteceğiz” dediler.
Muhammed Esed
Bu yörenin halkına, işledikleri bütün kötülüklerin karşılığı olarak gökten mutlaka bir bela indireceğiz!" dediler.
Mustafa İslamoğlu
İşte bu yüzden biz şu bölge halkına, işleye geldikleri fısku fücur yüzünden gökten yakıcı bir bela indireceğiz."
Suat Yıldırım
“Büsbütün yoldan çıkmaları sebebiyle, biz bu şehir halkının üzerine gökten bir azap indireceğiz. ”
Süleyman Ateş
Biz yoldan çıkan şu ülke halkının üstüne gökten bir azab indireceğiz.
Şaban Piriş
Biz, bu belde halkına, yoldan saptıkları için gökten bir azap indirecek olanlarız.
Yaşar Nuri Öztürk
"Şu kent halkı üstüne, yaptıkları fenalıklardan ötürü gökten bir felaket indireceğiz."
Edip-Layth-Martha
"We will send down upon the people of this town an affliction from the sky, as a consequence of their wickedness."
Muhammad Asad
Verily, we shall bring down upon the people of this land a horror from heaven in requital of all their iniquitous doings!"
Rashad Khalifa
"We will pour upon the people of this town a disaster from the sky, as a consequence of their wickedness.",
The Monotheist Group
"We will send down upon the people of this town an affliction from the heaven for what wickedness they were in."