Al-i İmran Sûresi183. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | Those who |
| 2 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | said, |
| 3 | إن | — | inne | şüphesiz | """Indeed" |
| 4 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 5 | عهد | ع ه دAHD̃ | ǎhide | and verdi | (has) taken promise |
| 6 | إلينا | — | ileynā | bize | from us |
| 7 | ألا | — | ellā | that not | |
| 8 | نؤمن | ا م نEMN | nu'mine | inanmayalım | we (should) believe |
| 9 | لرسول | ر س لRSL | lirasūlin | hiçbir elçiye | in a Messenger |
| 10 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 11 | يأتينا | ا ت يETY | ye'tiyenā | bize getirinceye | he brings to us |
| 12 | بقربان | ق ر بGRB | biḳurbānin | bir kurban | a sacrifice - |
| 13 | تأكله | ا ك لEKL | te'kuluhu | yiyeceği | consumes it |
| 14 | النار | ن و رNVR | n-nāru | ateşin | "the fire.""" |
| 15 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 16 | قد | — | ḳad | elbette | """Surely" |
| 17 | جاءكم | ج ي اCYE | cā'ekum | size gelmişti | came to you |
| 18 | رسل | ر س لRSL | rusulun | elçiler | Messengers |
| 19 | من | — | min | from | |
| 20 | قبلي | ق ب لGBL | ḳablī | benden önce | before me |
| 21 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | açık delillerle | with the clear Signs |
| 22 | وبالذي | — | ve bil-leƶī | and with what | |
| 23 | قلتم | ق و لGVL | ḳultum | ve bu dediğinizle | you speak. |
| 24 | فلم | — | felime | niçin | So why |
| 25 | قتلتموهم | ق ت لGTL | ḳateltumūhum | onları öldürdünüz | you killed them, |
| 26 | إن | — | in | eğer | if |
| 27 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | idiyseniz | you are |
| 28 | صادقين | ص د قṦD̃G | Sādiḳīne | doğru | truthful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين قالوا ان الله عهد الينا الا نومن لرسول حتى ياتينا بقربان تاكله النار قل قد جاءكم رسل من قبلى بالبينت وبالذى قلتم فلم قتلتموهم ان كنتم صدقين
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ عَهِدَ إِلَيْنَا أَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّى يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ النَّارُ قُلْ قَدْ جَاءَكُمْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِي بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذِي قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
Transliterasyon
Ellezîne kâlû innallâhe ahide ileynâ ellâ nu’mine li resûlin hattâ ye’tiyenâ bi kurbânin te’kuluhun nâr|u|, kul kad câekum rusulun min kablî bil beyyinâti ve billezî kultum fe lime kateltumûhum in kuntum sâdıkîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena q<span class="u">a</span>loo inna All<span class="u">a</span>haAAahida ilayn<span class="u">a</span> all<span class="u">a</span> nu/mina lirasoolin <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>ya/tiyan<span class="u">a</span> biqurb<span class="u">a</span>nin ta/kuluhu a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ruqul qad j<span class="u">a</span>akum rusulun min qablee bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>tiwabi<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>ee qultum falima qataltumoohum in kutum <span class="u">sa</span>diqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kurban ettiğini, bir yıldırım düşüp yakmadıkça inanmayız hiçbir peygambere, bize böyle emretti Allah gerçekten de dediler. De ki: Benden önce apaçık mûcizelerle ve söylediğiniz mûcizeyle birçok peygamberler gelip geçti, doğruysa sözünüz ne diye öldürdünüz onları?
Ali Bulaç
"Allah bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda and verdi," diyenlere de ki: "Şüphesiz, benden önce nice elçiler, apaçık belgeler ve söylediklerinizle geldi; eğer, siz doğru idiyseniz, o halde onları ne diye öldürdünüz?"
Bayraktar Bayraklı
Onlar derler ki: “Allah bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamayı emretti.” De ki: “Benden evvel nice peygamberler en açık deliller ile ve sizin söylediklerinizle geldiler. Eğer doğru insanlar iseniz, niçin onları öldürdünüz?”
Diyanet İşleri
"Doğrusu Allah bize, (gökten inen) ateşin yiyeceği (yakıp kor edeceği) bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" diyenlere şöyle de: Size, benden önce mucizelerle, (özellikle) dediğiniz (mucize) ile nice peygamberler geldi. Eğer doğru insanlar iseniz, ya onları niçin öldürdünüz?*
Edip Yüksel
Onlar, "Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiyi onaylamamamız konusunda ALLAH bizden söz aldı" diyorlar. De ki: "Benden önce, apaçık delillerle birlikte bu dediğinizi de size getiren elçiler geldi. Sözünüzün eriyseniz niçin onları öldürdünüz?"*
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiç bir peygambere iman etmeyeceğimize dair Allah bize ahidde bulundu." diyenlere de ki: "Benden önce size bazı peygamberler açık belgelerle ve sizin dediğiniz şeyle geldi. Eğer doğru insanlarsanız, ya onlarıniçin öldürdünüz?"
Erhan Aktaş
Allah, bize: “Ateş tarafından yenen bir kurban* getirmedikçe, hiçbir rasule inanmamamızı emretti.” dediler. De ki: “Kuşkusuz, benden önce nice rasuller açık kanıtlarla ve sizin istediğiniz şeyi getirmişti. Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, onları niçin öldürdünüz?”
Hakkı Yılmaz
Allah fakir, biz zenginiz” diyenler, “Ateşin yiyeceği bir kurbanı bize getirmedikçe hiçbir elçiye iman etmeyeceğimize dair Allah, bize kesinlikle ahitte bulundu” diye saçmalayan kimselerdir. De ki: “Kesinlikle benden önce, size kimi elçiler açık belgelerle ve sizin dediğiniz şeyle geldiler de, peki, –eğer doğru kimseler iseniz– onları niçin öldürdünüz?”
Muhammed Esed
"Allah, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe, hiçbir elçiye inanmamamızı bize emretmiştir" iddiasında bulunanlara gelince, (Ey Peygamber, onlara) de ki: "Benden önce de peygamberler size hakikatin tüm kanıtlarını ve o hakkında konuştuğunuzu getirmişlerdi: Peki, söylediğinizde samimi idiyseniz neden onları katlettiniz?"
Mustafa İslamoğlu
"Allah, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamızı emretmişti" diyenlere gelince: De ki: "Benden önce de size peygamberler gelmiş, hem hakikatin apaçık belgelerini hem de sözünü ettiğiniz şeyi getirmişlerdi. Peki, madem doğru söylüyordunuz da niçin onları öldürdünüz?"
Suat Yıldırım
Onlar dediler ki: “Allah, ateşin yakıp kor haline getireceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti. ” Onlara cevaben de ki: “Benden önce birçok peygamber açık delillerin (mûcizelerin) yanında, sizin öne sürdüğünüz kurbanı da getirdiler. Peki sözünüzde tutarlı iseniz, onları niçin öldürdünüz? ” [5, 27; 2, 91] {KM, Levililer 9, 23-24; I Kırallar 18, 38}*
Süleyman Ateş
Onlar: "Allah bize, and verdi ki, bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmayalım." dediler. De ki: "Size benden önce açık deliller ve bu dediğinizi de getiren elçiler gelmişti. Eğer doğru idiyseniz niçin onları öldürdünüz?"
Şaban Piriş
-Allah, bizden ateşin yediği bir kurban bize getirinceye kadar bir peygambere inanmamamız için söz aldı, diyenlere de ki: -Benden önce size peygamberler apaçık delillerle ve söylediğiniz (mucize) ile gelmişti. Eğer doğru söylüyorsanız/sözünüzde samimi iseniz niçin onları öldürdünüz?
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar şöyle demişlerdi: "Allah bize ant verdi, kendisi bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir resule inanmayacağız." Söyle onlara: "Size benden önce o dediğinizle birlikte açık deliller getiren resuller gelmişti. Peki, madem doğru sözlülerdiniz neden onları katlettiniz?"
Edip-Layth-Martha
Those who said, "God has pledged to us that we should not acknowledge a messenger unless he brings us an offering which the fire will devour." Say, "Messengers have come to you before me with proof and with what you have said, so why did you fight/kill them if you were truthful?"*
Muhammad Asad
As for those who maintain, "Behold, God has bidden us not to believe in any apostle unless he comes unto us with burnt offerings"* - say [unto them, O Prophet]: "Even before me there came unto you apostles with all evidence of the truth, and with that whereof you speak: why, then, did you slay them, if what you say is true?"*
Rashad Khalifa
It is they who said, "GOD has made a covenant with us that we shall not believe in any messenger, unless he produces an offering that gets consumed by fire." Say, "Messengers before me have come to you with clear proofs, including what you just demanded. Why then did you kill them, if you are truthful?",
The Monotheist Group
Those who said: "God has pledged to us that we should not believe in a messenger unless he brings us an offering which the fire will devour." Say: "Messengers have come to you before me with clarity and with what you have said, so why did you kill them if you were truthful?"