Al-i İmran Sûresi195. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (43 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فاستجاب | ج و بCVB | festecābe | ve karşılık verdi | Then responded |
| 2 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 3 | ربهم | ر ب بRBB | rabbuhum | Rableri | their Lord, |
| 4 | أني | — | ennī | elbette ben | """Indeed, I" |
| 5 | لا | — | lā | (will) not | |
| 6 | أضيع | ض ي عŽYA | uDīǔ | zayi etmeyeceğim | (let go) waste |
| 7 | عمل | ع م لAML | ǎmele | işini | deeds |
| 8 | عامل | ع م لAML | ǎāmilin | (hiçbir) çalışanın | (of the) doer |
| 9 | منكم | — | minkum | sizden | among you |
| 10 | من | — | min | [from] | |
| 11 | ذكر | ذ ك رZ̃KR | ƶekerin | erkek | (whether) male |
| 12 | أو | — | ev | veya | or |
| 13 | أنثى | ا ن ثENS̃ | unṧā | kadın | female |
| 14 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dukum | hepiniz | each of you |
| 15 | من | — | min | from | |
| 16 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | birbirinizdensiniz | (the) other. |
| 17 | فالذين | — | felleƶīne | kimseler | So those who |
| 18 | هاجروا | ه ج رHCR | hācerū | göç eden(ler) | emigrated |
| 19 | وأخرجوا | خ ر جḢRC | ve uḣricū | ve çıkarılanlar | and were driven out |
| 20 | من | — | min | -ndan | from |
| 21 | ديارهم | د و رD̃VR | diyārihim | yurtları- | their homes, |
| 22 | وأوذوا | ا ذ يEZ̃Y | ve ūƶū | ve işkence edilenler | and were harmed |
| 23 | في | — | fī | in | |
| 24 | سبيلي | س ب لSBL | sebīlī | benim yolumda | My way |
| 25 | وقاتلوا | ق ت لGTL | ve ḳātelū | ve vuruşanlar | and fought |
| 26 | وقتلوا | ق ت لGTL | ve ḳutilū | ve öldürülenler | and were killed - |
| 27 | لأكفرن | ك ف رKFR | leukeffiranne | elbette örteceğim | surely I (will) remove |
| 28 | عنهم | — | ǎnhum | onların | from them |
| 29 | سيئاتهم | س و اSVE | seyyiātihim | kötülüklerini | their evil deeds |
| 30 | ولأدخلنهم | د خ لD̃ḢL | veleudḣilennehum | ve onları sokacağım | and surely I will admit them |
| 31 | جنات | ج ن نCNN | cennātin | cennetlere | (to) Gardens |
| 32 | تجري | ج ر يCRY | tecrī | akan | flowing |
| 33 | من | — | min | -ndan | from |
| 34 | تحتها | ت ح تTḪT | teHtihā | altları- | underneath them |
| 35 | الأنهار | ن ه رNHR | l-enhāru | ırmaklar | the rivers - |
| 36 | ثوابا | ث و بS̃VB | ṧevāben | bir karşılık olarak | a reward |
| 37 | من | — | min | from | |
| 38 | عند | ع ن دAND̃ | ǐndi | katından | [near] |
| 39 | الله | — | llahi | Allah | Allah. |
| 40 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah - |
| 41 | عنده | ع ن دAND̃ | ǐndehu | katındadır | with Him |
| 42 | حسن | ح س نḪSN | Husnu | en güzeli | (is the) best |
| 43 | الثواب | ث و بS̃VB | ṧ-ṧevābi | karşılıkların | "reward.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاستجاب لهم ربهم انى لا اضيع عمل عمل منكم من ذكر او انثى بعضكم من بعض فالذين هاجروا واخرجوا من ديرهم واوذوا فى سبيلى وقتلوا وقتلوا لاكفرن عنهم سياتهم ولادخلنهم جنت تجرى من تحتها الانهر ثوابا من عند الله والله عنده حسن الثواب
Arapça (Harekeli)
فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّي لَا أُضِيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ فَالَّذِينَ هَاجَرُوا وَأُخْرِجُوا مِن دِيَارِهِمْ وَأُوذُوا فِي سَبِيلِي وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ثَوَابًا مِّنْ عِندِ اللَّهِ وَاللَّهُ عِندَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ
Transliterasyon
Festecâbe lehum rabbuhum ennî lâ udîu amele âmilin minkum min zekerin ev unsâ, ba’dukum min ba’d(ba’dın), fellezîne hâcerû ve uhricû min diyârihim ve uzû fî sebîlî ve kâtelû ve kutilû le ukeffirenne anhum seyyiâtihim ve le udhılennehum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâr|u|, sevâben min indillâh|i| vallâhu indehû husnus sevâb|i|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span>staj<span class="u">a</span>ba lahum rabbuhumannee l<span class="u">a</span> o<span class="u">d</span>eeAAu AAamala AA<span class="u">a</span>milin minkum min<span class="u">th</span>akarin aw onth<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>ukum min baAA<span class="u">d</span>infa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena h<span class="u">a</span>jaroo waokhrijoo min diy<span class="u">a</span>rihimwaoo<span class="u">th</span>oo fee sabeelee waq<span class="u">a</span>taloo waqutiloolaokaffiranna AAanhum sayyi-<span class="u">a</span>tihim walaodkhilannahum jann<span class="u">a</span>tintajree min ta<span class="u">h</span>tih<span class="u">a</span> al-anh<span class="u">a</span>ru thaw<span class="u">a</span>banmin AAindi All<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu AAindahu <span class="u">h</span>usnua<span class="b">l</span>ththaw<span class="u">a</span>b<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de Rableri, dualarını kabul etti, ben, erkek olsun, kadın olsun, içinizden iyilik yapanın iyiliğini boşa çıkarmam, bâzınız bâzınızdan meydana gelmedir ve hepiniz birsiniz bence. Ama benim yolumda göçenlerin, yurtlarından çıkarılanların, eziyete uğrayanların, savaşıp vuruşanların, vurulup ölenlerin kusurlarını, andolsun ki mutlaka örteceğim ve onları, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım, Allah katından mükâfattır bu, daha güzel mükâfat da gene Allah katında.
Ali Bulaç
Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: "Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp-çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allah Katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O'nun Katındadır."
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine Rabbleri, onların dualarını kabul etti. Dedi ki: “Birbirinizden olduğunuz için erkek olsun, kadın olsun benim yolumda çaba gösterenlerden hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler, and olsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu ödül Allah tarafındandır. Zira ödüllerin en güzeli, Allah katından olanıdır.”
Diyanet İşleri
Bunun üzerine Rableri, onların dualarını kabul etti. (Dedi ki:) Ben, erkek olsun kadın olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat, Allah tarafındandır. Allah; karşılığın güzeli O'nun katındadır.
Edip Yüksel
Rab'leri onlara cevap verdi: "Ben, sizden hiçbir çalışanın yaptığını ödülsüz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz eşitsiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence ve hakarete uğrayanlar, vuruşanlar, öldürülenler… Onların kötülüklerini örteceğim ve onları içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğim. ALLAH'tan bir karşılık olarak… En güzel karşılık ALLAH'ın yanındadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler... Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır".
Erhan Aktaş
Ve Rabb’leri, onlara cevap verdi: “Ben, sizden; erkek olsun, kadın olsun -ki hepiniz birbirinizdensiniz- iyi şeyler yapanların yaptıklarının karşılığını boşa çıkarmam.” Onlar ki benim yolumda hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerdir. İşte bunların kötülüklerini örterim. Onların yaptıklarının karşılığı Allah’ın yanındadır. Kuşkusuz, onları içinden nehirler akan Cennetlere koyacağım. Karşılıkların en iyisi, Allah katındadır.
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine Rableri onlara karşılık verdi: “Şüphesiz Ben, sizden erkek olsun, kadın olsun –ki hepiniz aynısınızdır– çalışanın amelini kaybetmem. O nedenle, göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, Benim yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler; elbette onlardan kötülüklerini örteceğim ve Allah katından bir sevap olarak, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Ve Allah, sevabın güzeli Kendi katında olandır.”
Muhammed Esed
Ve Rableri onların dualarını şöyle cevaplar: "İster erkek, ister kadın olsun, (Benim yolumda) çaba gösterenlerden hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım: (çünkü) hepiniz birbirinizin soyundan gelirsiniz. Zulüm ve kötülük diyarından kaçanlara, yurtlarından sürülenlere, Benim yolumda eziyet çekenlere ve (bu yolda) savaşıp öldürülenlere gelince; onların kötülüklerini mutlaka sileceğim ve onları, Allah'tan bir mükafat olarak, içinden ırmaklar akan hasbahçelere sokacağım: Zira mükafatların en güzeli, Allah katında olanıdır."
Mustafa İslamoğlu
Rableri de onların dualarına şöyle icabet etti: "Erkek olsun kadın olsun, çaba gösteren hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım; sizler karşılıklı birbirinizi tamamlayan parçalarsınız. Kötülükten ve kötülük diyarından hicret edenlere, yurtlarından sürülenlere, yolunda eziyet çekenlere, savaşanlara ve öldürülenlere gelince: Onların kötülüklerini mutlaka örteceğim ve elbet onları Allah'tan bir ödül olarak zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere sokacağım; zira ödüllerin en güzeli Allah katındadır."
Suat Yıldırım
Onların Rabbi de dualarına şöyle icabet buyurdu: “Sizden gerek erkek, gerek kadın, hayır işleyen hiçbir kimsenin çalışmasını zayi etmem. Çünkü siz birbirinizdensiniz, birbirinizden farkınız yoktur. Benim rızam için hicret edenlerin, vatanlarından sürülenlerin, Benim yolumda işkenceye, zarara uğrayanların, Benim yolumda savaşanların ve öldürülenlerin, Elbette kusurlarını örtecek ve elbette onları Allah tarafından mükâfat olarak içinden ırmaklar akan cenetlere yerleştireceğim. En güzel ödüller Allah'ın yanındadır. [2, 186; 60, 1; 85, 8]
Süleyman Ateş
Rableri onlara karşılık verdi: "Ben, sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler, vuruşanlar ve öldürülenler... Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Yaptıklarına), Allah katından bir karşılık olarak (onlara bu ni'metleri vereceğim). Karşılıkların en güzeli Allah katındadır."
Şaban Piriş
Allah da onların duasına karşılık verdi:-Ben, sizden erkek veya kadın hiç bir çalışanın amelini zayi etmem, siz birbirinizdensiniz. Hicret edenler, memleketlerinden çıkarılanlar, benim yolumda işkence edilenler, savaşan ve öldürülenlerin, elbette günahlarını örteceğim ve onları alt taraflarından ırmakların aktığı cennetlere girdireceğim. Allah katından bir mükafat olarak... Mükafatın en güzeli Allah katındandır.
Yaşar Nuri Öztürk
Rableri onlara cevap verdi: "Ben sizden, erkek-kadın hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkenceye uğratılanlar, çarpışıp da öldürülenler var ya, onların kötülüklerini yemin olsun örteceğim. Ve yemin olsun ki onları, Allah katından bir karşılık olarak, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım." Allah katındadır karşılıkların en güzeli.
Edip-Layth-Martha
Their Lord answered them: "I do not waste the work of any worker from among you, be you male or female, you are all as each other. For those who emigrated and were driven-out from their homes and were harmed in My cause, and they fought and were killed, I will remit for them their sins and admit them to paradises with rivers flowing beneath; a reward from God; and God has the best reward."
Muhammad Asad
And thus does their Sustainer answer their prayer: "I shall not lose sight of the labour of any of you who labours [in My way], be it man or woman: each of you is an issue of the other.* Hence, as for those who forsake the domain of evil,* and are driven from their homelands, and suffer hurt in My cause, and fight [for it], and are slain - I shall most certainly efface their bad deeds, and shall most certainly bring them into gardens through which running waters flow, as a reward from God: for with God is the most beauteous of rewards."
Rashad Khalifa
Their Lord responded to them: "I never fail to reward any worker among you for any work you do, be you male or female - you are equal to one another. Thus, those who immigrate, and get evicted from their homes, and are persecuted because of Me, and fight and get killed, I will surely remit their sins and admit them into gardens with flowing streams." Such is the reward from GOD. GOD possesses the ultimate reward.,
The Monotheist Group
Their Lord answered them: "I do not waste the work of any worker from among you, whether male or female, you are all as each other. For those who emigrated and were driven-out from their homes and were harmed in My cause, and they fought and were killed, I will forgive for them their sins and admit them to estates with rivers flowing beneath them." A recompense from God; and God has the best recompense.