Al-i İmran Sûresi69. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (13 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ودتو د دVD̃D̃veddetistedi kiWished
2طائفةط و فŦVFTāifetunbir grupa group
3منmin-ndenfrom
4أهلا ه لEHLehliehli-(the) People
5الكتابك ت بKTBl-kitābiKitap(of) the Book
6لوleveğerif
7يضلونكمض ل لŽLLyuDillūnekumsizi saptırsınlarthey could lead you astray,
8وماve māoysaand not
9يضلونض ل لŽLLyuDillūnesaptırıyorlarthey lead astray
10إلاillāsadeceexcept
11أنفسهمن ف سNFSenfusehumkendilerinithemselves
12وماve māand not
13يشعرونش ع رŞARyeş'ǔrūnefarkında değillerthey perceive.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ودت طائفة من اهل الكتب لو يضلونكم وما يضلون الا انفسهم وما يشعرون

Arapça (Harekeli)

وَدَّت طَّائِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّا أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

Transliterasyon

Veddet tâifetun min ehlil kitâbi lev yudillûnekum ve mâ yudıllûne illâ enfusehum ve mâ yeş’urûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Waddat <span class="u">ta</span>-ifatun min ahli alkit<span class="u">a</span>bilaw yu<span class="u">d</span>illoonakum wam<span class="u">a</span> yu<span class="u">d</span>illoona ill<span class="u">a</span>anfusahum wam<span class="u">a</span> yashAAuroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Kitap ehlinin bir bölüğü, yolunuzu sapıtmak ister. Halbuki sizi değil, ancak kendilerini yoldan çıkarırlar, kendileri sapıklığa düşerler de farkında değillerdir.

Ali Bulaç

Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da şuuruna varmazlar.

Bayraktar Bayraklı

Kitap ehlinin bir kısmı sizi saptırmak istedi; oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da bunun farkına varamazlar.

Diyanet İşleri

Ehl-i kitaptan bir kısmı istediler ki, ne yapıp edip sizi saptırabilsinler. Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar da farkına bile varmazlar.

Edip Yüksel

Kitap halkından bir grup sizi saptırmak ister. Onlar sadece kendilerini saptırıyor. Farkında bile değiller.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler, halbuki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar.

Erhan Aktaş

Ehli Kitap’tan bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar.

Hakkı Yılmaz

Kitap Ehlinden bir taife sizi saptırmak istedi. Hâlbuki onlar, sadece kendilerini saptırıyorlar, farkına da varmıyorlar.

Muhammed Esed

Geçmiş vahyin izleyicilerinden bazıları sizi saptırmak isterler: Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar; üstelik bunu fark etmezler de.

Mustafa İslamoğlu

Önceki vahiylerin takipçilerinden kimileri sizi aldatmak isterler; fakat onlar kendilerinden başkasını aldatmış olmazlar, üstelik bunun farkına da varmazlar.

Suat Yıldırım

Ehl-i kitaptan bir kısmı, sizi inancınızdan saptırmak istedi. Halbuki onlar sadece kendilerini saptırırlar da bunun farkına bile varmazlar.

Süleyman Ateş

Kitap ehlinden bir grup istedi ki sizi saptırsınlar. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar; fakat farkında değiller.

Şaban Piriş

Kitap ehlinden bir kısmı sizi yoldan çıkarmak isterler, fakat yalnızca kendilerini yoldan çıkarırlar da bunun farkına varmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap ehlinden bir zümre, sizi bir saptırabilseler diye arzu ettiler. Oysa ki onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ama bunu fark etmiyorlar.

Edip-Layth-Martha

A group from the people of the book wished that they could misguide you, but they only misguide themselves and they do not notice.

Muhammad Asad

Some of the followers of earlier revelation would love to lead you astray: yet none do they lead astray but themselves, and perceive it not.

Rashad Khalifa

Some followers of the scripture wish to lead you astray, but they only lead themselves astray, without perceiving.,

The Monotheist Group

A group from the people of the Book wished that they could misguide you, but they only misguide themselves and they do not notice.