Al-i İmran Sûresi88. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | خالدين | خ ل دḢLD̃ | ḣālidīne | ebedi kalacaklardır | (They will) abide forever |
| 2 | فيها | — | fīhā | O(la'net)in içinde | in it. |
| 3 | لا | — | lā | Not | |
| 4 | يخفف | خ ف فḢFF | yuḣaffefu | hafifletilmeyecek | will be lightened |
| 5 | عنهم | — | ǎnhumu | onlardan | for them |
| 6 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābu | azab | the punishment |
| 7 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 8 | هم | — | hum | ve onlara | they |
| 9 | ينظرون | ن ظ رNƵR | yunZerūne | fırsat verilmeyecektir | will be reprieved. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
خلدين فيها لا يخفف عنهم العذاب ولا هم ينظرون
Arapça (Harekeli)
خَالِدِينَ فِيهَا لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
Transliterasyon
Hâlidîne fîhâ, lâ yuhaffefu anhumul azâbu ve lâ hum yunzarûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Kh<span class="u">a</span>lideena feeh<span class="u">a</span> l<span class="u">a</span>yukhaffafu AAanhumu alAAa<span class="u">tha</span>bu wal<span class="u">a</span> hum yun<span class="i"><span class="u">th</span></span>aroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bu lânette ebedî kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Ali Bulaç
İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Bayraktar Bayraklı
Onlar bu halde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Diyanet İşleri
Bu lanete ebedi gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz.
Edip Yüksel
Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Erhan Aktaş
Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.
Hakkı Yılmaz
(87,88)İşte onların cezaları, Allah'ın, doğal güçlerin/haberci âyetlerin, insanların hepsinin dışlayıp gözden çıkarması, sürekli içinde kalmak üzere şüphesiz onların üzerlerindedir. Kendilerinden bu azap hafifletilmez ve kendilerine süre tanınmaz.
Muhammed Esed
Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Mustafa İslamoğlu
Onlar bu halde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara süre tanınacaktır.
Suat Yıldırım
Onlar bu lânetin içinde ebedî kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
Süleyman Ateş
O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmeyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.
Şaban Piriş
O lanette daimidirler. Azap, onlardan hafifletilmez ve onlara bakılmaz da.
Yaşar Nuri Öztürk
O lanet içinde sürekli kalacaklardır. Ne azap hafifletilecektir onlardan ne de yüzlerine bakılacaktır onların.
Edip-Layth-Martha
Eternally they will abide in it, the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved;
Muhammad Asad
In this state shall they abide; [and] neither will their suffering be lightened, nor will they be granted respite.
Rashad Khalifa
Eternally they abide therein; the retribution is never commuted for them, nor will they be reprieved.,
The Monotheist Group
Abiding therein, the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved.