Rum Sûresi58. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولقدveleḳadve andolsunAnd verily,
2ضربناض ر بŽRBDerabnābiz anlattıkWe (have) set forth
3للناسن و سNVSlinnāsiinsanlarafor mankind
4فيin
5هذاhāƶābuthis -
6القرآنق ر اGREl-ḳurāniKur'an'da[the] Quran
7منminof
8كلك ل لKLLkulliher çeşitevery
9مثلم ث لMS̃Lmeṧelinmisali ileexample.
10ولئنveleinve eğerBut if
11جئتهمج ي اCYEci'tehumonlara getirsenyou bring them
12بآيةا ي يEYYbiāyetinbir ayeta sign,
13ليقولنق و لGVLleyeḳūlennederlersurely will say
14الذينelleƶīnekimselerthose who
15كفرواك ف رKFRkeferūinkar edenlerdisbelieve,
16إنindeğil(siniz)"""Not"
17أنتمentumsizyou
18إلاillābaşka(are) except
19مبطلونب ط لBŦLmubTilūneiptal edenler(den)"falsifiers."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولقد ضربنا للناس فى هذا القرءان من كل مثل ولىن جئتهم باية ليقولن الذين كفروا ان انتم الا مبطلون

Arapça (Harekeli)

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِي هَذَا الْقُرْآنِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِآيَةٍ لَّيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ

Transliterasyon

Ve lekad darebnâ lin nâsi fî hâzel kur’âni min kulli mesel(meselin), ve le in ci’tehum bi âyetin le yekûlennellezîne keferû in entum illâ mubtılûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Walaqad <span class="u">d</span>arabn<span class="u">a</span> li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sifee h<span class="u">atha</span> alqur-<span class="u">a</span>ni min kulli mathalin wala-inji/tahum bi-<span class="u">a</span>yatin layaqoolanna alla<span class="u">th</span>eena kafarooin antum ill<span class="u">a</span> mub<span class="u">t</span>iloon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, bu Kur'ân'da, insanlara her çeşit örneği getirdik ve sen, onlara bir delil göstersen: Siz derler, ancak aslı olmayan şeyleri öne sürenlersiniz.

Ali Bulaç

Andolsun, Biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkar edenler, mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz" derler.

Bayraktar Bayraklı

Biz, insanlara bu Kur'ân'da her türlü örneği verdik. Şâyet onlara bir mucize getirsen, inkârcılar kesinlikle şöyle diyecekler: “Siz, sadece bâtıl şeyler ortaya koymaktasınız.”

Diyanet İşleri

Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeşit misale yer vermişizdir. Şayet onlara bir mucize getirsen inkarcılar kesinlikle şöyle diyeceklerdir: Siz ancak batıl şeyler ortaya atmaktasınız.

Edip Yüksel

Biz bu Kuran'da halka her türlü örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen, kafirler, "Siz yanılanlarsınız" diyeceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Andolsun ki, biz insanlar için bu Kur'ân'da her türlü meselden örnekler getirdik. Yemin ederim ki, sen onlara başka bir âyet de getirsen o kâfirler yine: "Siz yalancılardan (uydurduğunuz sözü Allah'a nispet edenlerden) başkası değilsiniz." diyeceklerdir.

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, insanlar için bu Kur’an’da her türlü örneği vererek gerçekleri anlattık. Sen onlara bir ayet* de getirsen, gerçeği yalanlayan nankörler kesinlikle: “Siz, sadece, asılsız iddialarda bulunan ki mselersiniz.” derler.

Hakkı Yılmaz

Ve andolsun ki Biz, insanlar için bu Kur’ân'da tüm örneklerden kesinlikle örnekler getirdik. Ve andolsun ki sen, onlara bir âyet de getirsen o kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan o kimseler: “Siz, sadece, bâtıl şeyleri ortaya koyanlarsınız” diyeceklerdir.

Muhammed Esed

BİZ bu Kur'an'da insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk. Ama onlara (böyle) bir mesajla yaklaşırsan, hakikati inkara şartlanmış olanlar, mutlaka, "Siz düzmece iddialarda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!" derler.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz bu Kur'an'da, insanlara (hakikati) her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak açıkladık. Ama onlara (bu türden mesel içeren) bir ayetle gelsen, inkarda direnenler yine de: "Siz sadece batılın peşine düşen kişilersiniz" derler.

Suat Yıldırım

Biz gerçekten bu Kur'ân'da insanlar için nice meseller getirdik. Eğer sen onlara karşı istedikleri bir mûcizeyi getirmiş olsan dahi, o kâfirler: “Siz ancak, batıl iddialar peşindesiniz” derler. [10, 96-97; 6, 111; 15, 14-15]

Süleyman Ateş

Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali getirip anlattık. Onlara bir ayet getirdiğin zaman inkar edenler: "Siz (geleneklerimizi) iptal edenlerden başka bir şey değilsiniz." derler.

Şaban Piriş

Gerçekten, bu Kuranda insanlar için her türlü örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen bile, inkarcılar:-Siz, ancak batıl şeyleri ileri sürenlersiniz derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik. Sen onlara bir mucize getirsen, o inkar edenler mutlaka şöyle diyeceklerdir: "Siz, eskiyi hükümsüz kılanlardan başkası değilsiniz."

Edip-Layth-Martha

We have cited for the people in this Quran of every example. If you come to them with a sign, those who rejected will say, "You are bringing falsehood!"

Muhammad Asad

AND, INDEED, We have propounded unto men all kinds of parables in this Qur'an.* But thus it is: if thou approach them with any [such] message, those who are bent on denying the truth are sure to say, “You are but making false claims!"

Rashad Khalifa

Thus, we have cited for the people in this Quran all kinds of examples. Yet, no matter what kind of proof you present to the disbelievers, they say, "You are falsifiers.",

The Monotheist Group

And We have put forth for the people in this Qur'an of every example. And if you come to them with a sign, those who rejected will say: "You are bringing falsehood!"