Lokman Sûresi4. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1الذينelleƶīneonlar kiThose who
2يقيمونق و مGVMyuḳīmūne-doğrulurlarestablish
3الصلاةص ل وṦLVS-SalāteSaLâTe/Desteğe-the prayer
4ويؤتونا ت يETYve yu'tūneve verirlerand give
5الزكاةز ك وZKVz-zekātezekatızakah
6وهمve humve onlarand they,
7بالآخرةا خ رEḢRbil-āḣiratiahiretein the Hereafter,
8همhumonlar[they]
9يوقنوني ق نYGNyūḳinūnekesin olarak inanırlarbelieve firmly.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الذين يقيمون الصلوة ويوتون الزكوة وهم بالءاخرة هم يوقنون

Arapça (Harekeli)

الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُم بِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

Transliterasyon

Ellezîne yukîmûnes salâte ve yu’tûnez zekâte ve hum bil âhıreti hum yûkinûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Alla<span class="u">th</span>eena yuqeemoona a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>tawayu/toona a<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>ta wahum bi<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khiratihum yooqinoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, namaz kılarlar ve zekât verirler ve âhirete de iyice inanmışlardır.

Ali Bulaç

Onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Ve onlar kesin bir bilgiyle ahirete inanırlar.

Bayraktar Bayraklı

Güzeli hayata geçirenler, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler; onlar âhirete de kesin olarak iman ederler.

Diyanet İşleri

O kimseler, namazı kılarlar, zekatı verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler.

Edip Yüksel

Onlar ki namazı gözetirler, zekatı verirler; ahiret hakkında da kuşkuları yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.

Erhan Aktaş

Onlar, salâtı ikame ederler ve zekâtı verirler*. Onlar ahirete kesin olarak inanırlar.

Hakkı Yılmaz

(2-5)İşte bunlar, salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturan-ayakta tutan], zekâtı/vergiyi veren, âhirete de kesin olarak inananların ta kendileri olan güzellik-iyilik üretenler –ki işte bunlar, Rableri tarafından bir doğru yol üzeredirler. Ve onlar, kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir– için bir doğru yol kılavuzu ve rahmet olmak üzere yasalar içeren o kitabın âyetleridir.

Muhammed Esed

onlar ki namazlarında kararlılık gösterir ve karşılıksız yardımda bulunurlar: çünkü onlar içlerinde öteki dünyaya kesin bir inanç besleyenlerdir.

Mustafa İslamoğlu

onlar ki namazı hakkını vererek eda ederler, arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli öderler; zira onlar ahirete inananların ta kendisidirler.

Suat Yıldırım

Onlar namazı hakkıyla ifa ederler, zekâtı verirler, âhirete de tam olarak iman ederler.

Süleyman Ateş

Onlar ki namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.

Şaban Piriş

Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete yakinen inananlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki onlar namazı kılarlar, zekatı verirler. Ve onlar ahirete de gözle görmüşçesine inanırlar.

Edip-Layth-Martha

Those who hold the contact prayer, and contribute towards betterment and regarding the Hereafter they are certain.

Muhammad Asad

who are constant in prayer and dispense charity:* for it is they, they who in their innermost are certain of the life to come!

Rashad Khalifa

Who observe the Contact Prayers (Salat), give the obligatory charity (Zakat), and as regards the Hereafter, they are absolutely certain.,

The Monotheist Group

Those who hold the contact prayer, and contribute towards purification and regarding the Hereafter they are certain.