Secde Sûresi19. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أما | — | emmā | fakat | As for |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 3 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inananlar | believe |
| 4 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yapanlar | and do |
| 5 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | righteous deeds, |
| 6 | فلهم | — | felehum | onlar | then for them |
| 7 | جنات | ج ن نCNN | cennātu | cennetlerde | (are) Gardens |
| 8 | المأوى | ا و يEVY | l-me'vā | durulmağa değer | (of) Refuge |
| 9 | نزلا | ن ز لNZL | nuzulen | ağırlanırlar | (as) hospitality |
| 10 | بما | — | bimā | karşılık | for what |
| 11 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olduklarına | they used (to) |
| 12 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | yapıyor(lar) | do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اما الذين ءامنوا وعملوا الصلحت فلهم جنت الماوى نزلا بما كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
أَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَأْوَى نُزُلًا بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Emmellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe lehum cennâtul me’vâ nuzulen bi mâ kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Amm<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti falahum jann<span class="u">a</span>tualma/w<span class="u">a</span> nuzulan bim<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo yaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlara ve iyi işlerde bulunanlaradır Me'vâ cennetleri, yaptıklarına karşılık konuk olmak için.
Ali Bulaç
İman eden ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır.
Bayraktar Bayraklı
İnanıp iyi amelde bulunanlara gelince; onlar için, yaptıklarına karşılık konaklayacakları cennetler vardır.
Diyanet İşleri
İman edip de, iyi işler yapanlara gelince, onlar için yaptıklarına karşılık olarak varıp kalacakları cennet konakları vardır.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar için bahçe konakları vardır. Yaptıklarının bir karşılığı olarak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet, iman edip de salih amelleri işleyen kimselerin, yaptıklarına karşılık bir konukluk (ağırlanma) olarak me'vâ (barınak) cennetleri vardır.
Erhan Aktaş
İnanan ve salihatı yapanlar*, işte onlar için, yapmış olduklarından dolayı konaklama yeri olarak Cennetlerde ağırlanırlar.
Hakkı Yılmaz
İman etmiş ve düzeltmeye yönelik işler yapmış kimselere gelince; artık yaptıklarına karşılık, bir ağırlanma olarak, barınak bahçeleri yalnızca onlar içindir.
Muhammed Esed
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince: yaptıklarına karşılık (Allah'tan) bir mükafat olarak onları dinlenip huzur bulacakları bahçeler beklemektedir.
Mustafa İslamoğlu
İman eden ve o imana uygun değer üretenlere gelince: yapa geldiklerinden dolayı mükellef bir ikram olarak ağırlanacakları cennetler onların konağı olacaktır.
Suat Yıldırım
İman edip, güzel ve makbul işler işleyenlere, yaptıklarına karşılık konukluk olarak Me'va cennetleri vardır.
Süleyman Ateş
İnanan ve iyi işler yapanlara gelince, onlar, yaptıklarına karşılık, durulmağa değer cennetlerde ağırlanırlar.
Şaban Piriş
İman edenler ve doğruları yapanlar için yaptıktlarına karşılık olarak konakları Meva Cennetleridir.
Yaşar Nuri Öztürk
İnanıp barışa ve hayra yönelik işler yapanlara gelince, onlar için, yaptıklarına karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır.
Edip-Layth-Martha
As for those who acknowledge and promote reforms, for them are eternal Paradises as an abode, in return for their works.
Muhammad Asad
As for those who attain to faith and do right­eous deeds - gardens of rest await them, as a wel­come [from God], in result of what they did;
Rashad Khalifa
As for those who believe and lead a righteous life, they have deserved the eternal Paradise. Such is their abode, in return for their works.,
The Monotheist Group
As for those who believe and do good works, for them are eternal gardens as an abode for what they used to work.