Secde Sûresi30. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأعرض | ع ر ضARŽ | feeǎ'riD | sen yüz çevir | So turn away |
| 2 | عنهم | — | ǎnhum | onlardan | from them |
| 3 | وانتظر | ن ظ رNƵR | venteZir | ve bekle | and wait. |
| 4 | إنهم | — | innehum | zaten onlar da | Indeed, they |
| 5 | منتظرون | ن ظ رNƵR | munteZirūne | beklemektedirler | (are) waiting. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاعرض عنهم وانتظر انهم منتظرون
Arapça (Harekeli)
فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ
Transliterasyon
Fe a’rıd anhum ventezır innehum muntezırûn|e|.
Transliteration (Eng.)
FaaAAri<span class="u">d</span> AAanhum wa<span class="b">i</span>nta<span class="i"><span class="u">th</span></span>irinnahum munta<span class="i"><span class="u">th</span></span>iroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık yüz çevir onlardan ve bekle; şüphe yok ki onlar da beklemedeler.
Ali Bulaç
Öyleyse, sen onlardan yüz çevir ve bekleyedur; gerçekten onlar da beklemektedirler.
Bayraktar Bayraklı
Artık onlardan yüz çevir ve bekle! Onlar da beklemektedirler.
Diyanet İşleri
Artık sen onları bırak ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler.*
Edip Yüksel
Öyleyse onlardan yüz çevir ve bekle; onlar da beklemektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi sen onlardan yüz çevir de gözet. Çünkü onlar da gözetmektedirler.
Erhan Aktaş
Artık onları kendi hallerine bırak ve olacakları bekle. Doğrusu onlar da bekleyenlerdir.
Hakkı Yılmaz
Artık sen onlardan mesâfelen ve gözetle. Şüphesiz onlar gözetleyenlerdir.
Muhammed Esed
Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde boş ver onları da (kendi işine bak); madem onlar beklemeye razılar, sen (dünden) bekle!
Suat Yıldırım
Şimdi sen onları kendi hallerine bırak. Yardımımızı veya onların helâk edilmelerini bekle! Çünkü onlar da senin helâk olmanı bekliyorlar. [52, 30; 11, 93; 44, 59]
Süleyman Ateş
Sen onlardan yüz çevir ve bekle, zaten onlar da beklemektedirler.
Şaban Piriş
Şimdi, onlardan uzaklaş ve bekle, onlar da bekliyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık onlardan yüz çevir ve bekle. Zaten onlar da bekliyorlar.
Edip-Layth-Martha
Therefore, turn away from them and wait, for they too are waiting.
Muhammad Asad
and then leave them alone, and wait [for the truth to unfold as] they, behold, are waiting.
Rashad Khalifa
Therefore, disregard them and wait, they too are waiting.,
The Monotheist Group
Therefore, turn away from them and wait, for they too are waiting.