Ahzab Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | النبي | ن ب اNBE | n-nebiyyu | peygamber | O Prophet! |
| 4 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 5 | أرسلناك | ر س لRSL | erselnāke | seni gönderdik | have sent you |
| 6 | شاهدا | ش ه دŞHD̃ | şāhiden | şahid | (as) a witness |
| 7 | ومبشرا | ب ش رBŞR | ve mubeşşiran | ve müjdeci | and a bearer of glad tidings |
| 8 | ونذيرا | ن ذ رNZ̃R | ve neƶīran | ve uyarıcı | and (as) a warner |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها النبى انا ارسلنك شهدا ومبشرا ونذيرا
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Transliterasyon
Yâ eyyuhen nebiyyu innâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiren ve nezîrâ(nezîren).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nnabiyyuinn<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span>ka sh<span class="u">a</span>hidan wamubashshiran wana<span class="u">th</span>eer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Peygamber, gerçekten de seni, bir tanık, bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.
Ali Bulaç
Ey Peygamber, gerçekten Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
Ey Peygamber! Biz seni bir şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Diyanet İşleri
Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Edip Yüksel
Ey peygamber, biz seni bir tanık olarak gönderdik, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
Erhan Aktaş
Ey Nebi! Biz seni tanık, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Hakkı Yılmaz
(45-48)Ey Peygamber! Şüphesiz Biz, seni, bir şâhit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Kendi izniyle/ bilgisiyle Allah'a bir davetçi ve ışık saçan bir kandil olarak gönderdik/elçi yaptık. Sen de inananlara, şüphesiz kendileri için Allah'tan büyük bir armağan olduğunu müjdele. Kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden kimselere ve münâfıklara itaat etme, onların verdiği eziyetleri bırak, önemseme. Ve sen, Allah'a işin sonucunu havale et. Ve “tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan” olarak Allah yeter.
Muhammed Esed
(Sana gelince,) ey Peygamber, unutma ki Biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik,
Mustafa İslamoğlu
Sen ey Peygamber! Elbet Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik;
Suat Yıldırım
45, 46. Ey şanlı Peygamber! Biz seni insanlar hakkında şahit, müjdeci, uyarıcı, Allah'ın izniyle O'nun yoluna dâvet eden bir peygamber ve aydınlatan bir lamba olarak gönderdik. [ 2, 143]
Süleyman Ateş
Ey peygamber, biz seni şahid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Şaban Piriş
-Ey peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey Peygamber! Hiç kuşkusuz, biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Edip-Layth-Martha
O prophet, We have sent you as a witness, and a bearer of good news, and a warner.
Muhammad Asad
[And as for thee,] O Prophet - behold, We have sent thee as a witness [to the truth], and as a herald of glad tidings and a warner,
Rashad Khalifa
O prophet, we have sent you as a witness, a bearer of good news, as well as a warner.,
The Monotheist Group
O prophet, We have sent you as a witness, and a bearer of good news, and a warner.