Ahzab Sûresi47. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (8 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وبشرب ش رBŞRve beşşirive müjdeleAnd give glad tidings
2المؤمنينا م نEMNl-mu'minīnemü'minlere(to) the believers
3بأنbienneki gerçektenthat
4لهمlehumonlara vardırfor them
5منmine-tan(is) from
6اللهllahiAllah-Allah
7فضلاف ض لFŽLfeDlenbir lutufa Bounty
8كبيراك ب رKBRkebīranbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وبشر المومنين بان لهم من الله فضلا كبيرا

Arapça (Harekeli)

وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ بِأَنَّ لَهُم مِّنَ اللَّهِ فَضْلًا كَبِيرًا

Transliterasyon

Ve beşşiril mu’minîne bi enne lehum minallâhi fadlen kebîrâ(kebîren).

Transliteration (Eng.)

Wabashshiri almu/mineena bi-anna lahum minaAll<span class="u">a</span>hi fa<span class="u">d</span>lan kabeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve müjdele inananları ki şüphe yok, onlara, Allah'tan büyük bir lütuf ve ihsân var.

Ali Bulaç

Mü'minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır.

Bayraktar Bayraklı

İnananlara kendileri için Allah katından büyük bir lütuf olacağını müjdele!

Diyanet İşleri

Allah'tan büyük bir lütfa ereceklerini müminlere müjdele.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlara, ALLAH'tan büyük bir lütfa ulaşacaklarını müjdele.

Elmalılı Hamdi Yazır

Müminlere müjdele! Onlara Allah'tan bir mükafat vardır...

Erhan Aktaş

İnananları müjdele! Onlar için Allah’tan büyük bir lütuf vardır.

Hakkı Yılmaz

(45-48)Ey Peygamber! Şüphesiz Biz, seni, bir şâhit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Kendi izniyle/ bilgisiyle Allah'a bir davetçi ve ışık saçan bir kandil olarak gönderdik/elçi yaptık. Sen de inananlara, şüphesiz kendileri için Allah'tan büyük bir armağan olduğunu müjdele. Kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden kimselere ve münâfıklara itaat etme, onların verdiği eziyetleri bırak, önemseme. Ve sen, Allah'a işin sonucunu havale et. Ve “tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan” olarak Allah yeter.

Muhammed Esed

(O halde,) müminlere kendilerini Allah'tan büyük bir lütuf beklediğini müjdele;

Mustafa İslamoğlu

İmdi mü'minlere, Allah'tan kendilerini büyük bir lütfun beklediğini müjdele!

Suat Yıldırım

Sen, müminlere Allah'tan büyük bir lütfa nail olacaklarını müjdele!

Süleyman Ateş

Mü'minlere, Allah'tan büyük bir lutuf bulunduğunu müjdele!

Şaban Piriş

Müminlere, kendileri için Allahtan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!

Yaşar Nuri Öztürk

Ve muştula insanlara: Kendilerine Allah'tan büyük bir lütuf vardır.

Edip-Layth-Martha

Give good news to those who acknowledge, that they have deserved from God a great blessing.

Muhammad Asad

And [so,] convey to the believers the glad tiding that a great bounty from God awaits them;

Rashad Khalifa

Deliver good news to the believers, that they have deserved from GOD a great blessing.,

The Monotheist Group

And give good news to the believers, that they have deserved from God a great blessing.