Ahzab Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | ve asla | And (do) not |
| 2 | تطع | ط و عŦVA | tuTiǐ | ita'at etme | obey |
| 3 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | kafirlere | the disbelievers |
| 4 | والمنافقين | ن ف قNFG | velmunāfiḳīne | ve münafıklara | and the hypocrites, |
| 5 | ودع | و د عVD̃A | ve deǎ' | ve aldırma | and disregard |
| 6 | أذاهم | ا ذ يEZ̃Y | eƶāhum | onların eziyetlerine | their harm, |
| 7 | وتوكل | و ك لVKL | ve teve kkel | ve dayan | and put your trust |
| 8 | على | — | ǎlā | in | |
| 9 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah. |
| 10 | وكفى | ك ف يKFY | ve kefā | ve yeter | And sufficient is Allah |
| 11 | بالله | — | billahi | Allah | And sufficient is Allah |
| 12 | وكيلا | و ك لVKL | vekīlen | vekil olarak | (as) a Trustee. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا تطع الكفرين والمنفقين ودع اذىهم وتوكل على الله وكفى بالله وكيلا
Arapça (Harekeli)
وَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَالْمُنَافِقِينَ وَدَعْ أَذَاهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ وَكَفَى بِاللَّهِ وَكِيلًا
Transliterasyon
Ve lâ tutııl kâfirîne vel munâfikîne veda’ezâhum ve tevekkel alâllâh|i|, ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> tu<span class="u">t</span>iAAi alk<span class="u">a</span>fireenawa<span class="b">a</span>lmun<span class="u">a</span>fiqeena wadaAA a<span class="u">tha</span>hum watawakkalAAal<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi wakaf<span class="u">a</span> bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiwakeel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve itâat etme kâfirlerle münâfıklara ve eziyetlerine aldırış etme ve dayan Allah'a ve koruyucu olarak Allah, yeter.
Ali Bulaç
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Bayraktar Bayraklı
Kâfirlere ve münâfıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma! Allah'a güven! Koruyucu olarak Allah yeter.
Diyanet İşleri
Kafirlere ve münafıklara boyun eğme. Onların eziyetlerine aldırma. Allah'a güvenip dayan, vekil ve destek olarak Allah yeter.
Edip Yüksel
İnkarcılara ve ikiyüzlülere uyma, eziyetlerine aldırma ve ALLAH'a güven; koruyucu olarak ALLAH yeter.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların ezalarını bırak (aldırma) da Allah'a tevekkül et. Allah vekil olarak hepsine yeter.
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörlere ve münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah’a tevekkül* et. Vekil* olarak Allah yeter.
Hakkı Yılmaz
(45-48)Ey Peygamber! Şüphesiz Biz, seni, bir şâhit, bir müjdeci, bir uyarıcı, Kendi izniyle/ bilgisiyle Allah'a bir davetçi ve ışık saçan bir kandil olarak gönderdik/elçi yaptık. Sen de inananlara, şüphesiz kendileri için Allah'tan büyük bir armağan olduğunu müjdele. Kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddeden kimselere ve münâfıklara itaat etme, onların verdiği eziyetleri bırak, önemseme. Ve sen, Allah'a işin sonucunu havale et. Ve “tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan” olarak Allah yeter.
Muhammed Esed
hakikati inkar edenler ve ikiyüzlüler(in değerlerin)e uyma ve onların incitici sözlerine aldırma! (Yalnız) Allah'a güven: hiç kimse Allah kadar güven verici olamaz.
Mustafa İslamoğlu
Asla inkarcılara ve ikiyüzlülere uyma ve onlara incitici sözler söyleme/onların incitici sözlerine aldırma; ve yalnız Allah'a güven: zira koruyucu otorite olarak Allah yeter.
Suat Yıldırım
Sakın kâfirlere, münafıklara itaat etme, onların verdikleri sıkıntılara şimdilik aldırma ve yalnız Allah'a dayan. Koruyucu olarak Allah yeter.
Süleyman Ateş
Kafirlere ve münafıklara ita'at etme. Onların eziyetlerine aldırma, Allah'a dayan; vekil (koruyucu) olarak Allah yeter.
Şaban Piriş
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Eziyetlerine aldırma. Allaha dayan! Vekil olarak Allah yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
İnkarcılara, ikiyüzlülere itaat etme, onların ezalarına aldırma; Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Edip-Layth-Martha
Do not obey the ingrates and the hypocrites, and ignore their insults, put your trust in God; God suffices as an advocate.
Muhammad Asad
and defer not to [the likes and dislikes of] the deniers of the truth and the hypocrites, and disregard their hurtful talk,* and place thy trust in God: for none is as worthy of trust as God.
Rashad Khalifa
Do not obey the disbelievers and the hypocrites, disregard their insults, and put your trust in GOD; GOD suffices as an advocate.,
The Monotheist Group
And do not obey the rejecters and the hypocrites, and ignore their insults, and put your trust in God; for God suffices as an advocate.