Sebe Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve var ettik | And We made |
| 2 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | onların arasında | between them |
| 3 | وبين | ب ي نBYN | ve beyne | ve arasında | and between |
| 4 | القرى | ق ر يGRY | l-ḳurā | kentler | the towns |
| 5 | التي | — | lletī | which | |
| 6 | باركنا | ب ر كBRK | bāraknā | bereketlendirdiğimiz | We had blessed |
| 7 | فيها | — | fīhā | içinde | in it |
| 8 | قرى | ق ر يGRY | ḳuran | kentler | towns |
| 9 | ظاهرة | ظ ه رƵHR | Zāhiraten | açıkça görünen | visible. |
| 10 | وقدرنا | ق د رGD̃R | ve ḳaddernā | ve takdir ettik | And We determined |
| 11 | فيها | — | fīhā | bunlar arasında | between them |
| 12 | السير | س ي رSYR | s-seyra | yürümeyi | the journey. |
| 13 | سيروا | س ي رSYR | sīrū | yürüyün | """Travel" |
| 14 | فيها | — | fīhā | oralarda | between them |
| 15 | ليالي | ل ي لLYL | leyāliye | geceleri | (by) night |
| 16 | وأياما | ي و مYVM | ve eyyāmen | ve gündüzleri | and (by) day |
| 17 | آمنين | ا م نEMN | āminīne | güven içinde | "safely.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجعلنا بينهم وبين القرى التى بركنا فيها قرى ظهرة وقدرنا فيها السير سيروا فيها ليالى واياما ءامنين
Arapça (Harekeli)
وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا فِيهَا السَّيْرَ سِيرُوا فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا آمِنِينَ
Transliterasyon
Ve cealnâ beynehum ve beynel kurelletî bâreknâ fîhâ kuren zâhireten ve kaddernâ fîhes seyr|e|, sîrû fîhâ leyâliye ve eyyâmen âminîn|e|.
Transliteration (Eng.)
WajaAAaln<span class="u">a</span> baynahum wabayna alqur<span class="u">a</span>allatee b<span class="u">a</span>rakn<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span> quran <span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>hiratanwaqaddarn<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ssayra seeroo feeh<span class="u">a</span>lay<span class="u">a</span>liya waayy<span class="u">a</span>man <span class="u">a</span>mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların şehirleriyle kutladığımız şehirler arasında, âdeta birbirine bitişik nice şehirler halketmiştik ve o şehirlere gidip gelmeyi kolay bir hâle getirmiştik; demiştik ki: Geceleri, gündüzleri emniyet içinde gezin, dolaşın oralarda.
Ali Bulaç
Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın" (dedik).
Bayraktar Bayraklı
Onların yurdu ile mübarek kıldığımız şehirler arasında, birbirinden görünen beldeler yerleştirdik. Aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık. “Güven içerisinde oralarda gece ve gündüz gidip geliniz” dedik.
Diyanet İşleri
Onların yurdu ile, içlerini bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında yürümeyi konaklara ayırdık. Oralarda geceleri, gündüzleri korkusuzca gezin dolaşın, dedik.*
Edip Yüksel
Onlarla bereketli kıldığımız bölgeler arasına vahalar yerleştirdik ve orayı yolculuğa elverişli yaptık: "Geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde orada dolaşın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik).
Erhan Aktaş
Sebe’lilerle bereketli kıldığımız şehirler arasına birbirlerine yakın kasabalar yaptık. “Buralarda geceleri ve gündüzleri güvenli olarak yolculuk yapmaları için onlara ulaşım yolları düzenledik.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlara da muntazam gidiş geliş düzenledik: –Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gidin gelin!–
Muhammed Esed
Biz, (o toplumun çöküşünden önce,) kutsadığımız şehirler ile onlar arasına birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan (birçok) kasaba yerleştirdik; ve böylece (onlar için) seyahati kolaylaştırdık, (ve adeta) "Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin!" (dedik).
Mustafa İslamoğlu
Biz (bu helaktan önce) onlara, mübarek kıldığımız şehirlerle kendileri arasına birbirine nazır beldeler inşa ed(ecek kudret ver)dik; ve bunlar arasında düzenli ulaşımı temin ettik; (ve bu yolla) "Geceler ve gündüzler boyunca güvenli bir biçimde yolculuk yapın!" (demiş olduk).
Suat Yıldırım
Onların diyarlarıyla, feyz ve bereket verdiğimiz kutlu beldeler arasında sırt sırta vermiş, biri birinden görülebilen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında düzenli ulaşım imkânları sağladık. “Oralarda geceler ve gündüzler boyunca, güven içinde gezin dolaşın! ” dedik. *
Süleyman Ateş
Onlarla, içinde bereketler yarattığımız kentler arasında, açıkça görünen kentler var ettik ve bunlar arasında yürümeyi takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün" (dedik).
Şaban Piriş
Onlar ile bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, seçkin şehirler yaptık ve güven içinde gündüz gece seyahat edin diye, aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onlarla, içini bereketlerle doldurduğumuz kentler arasında sırt-sırta vermiş kasabalar oluşturduk; bunlar arasında gidiş-gelişler belirledik. "Geceleri ve gündüzleri, güven içinde gezip dolaşın oralarda." dedik.
Edip-Layth-Martha
We placed between them and between the towns that We blessed, towns that were easy to see; and We measured the journey between them: "Travel in them by night and day in complete security."
Muhammad Asad
Now [before their downfall,] We had placed between them and the cities which We had blessed* [many] towns within sight of one another; and thus We had made traveling easy [for them, as if to say]: Travel safely in this [land], by night or by day!"
Rashad Khalifa
We placed between them and the communities that we blessed other oases, and we secured the journey between them: "Travel therein days and nights in complete security.",
The Monotheist Group
And We placed between them and between the towns that We blessed, towns that were easy to see; and We measured the journey between them: "Travel in them by night and day in complete security."