Sebe Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | biz göndermedik | We sent |
| 3 | في | — | fī | to | |
| 4 | قرية | ق ر يGRY | ḳaryetin | bir ülkeye | a town |
| 5 | من | — | min | hiçbir | any |
| 6 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrin | uyarıcı | warner |
| 7 | إلا | — | illā | başkasını | but |
| 8 | قال | ق و لGVL | ḳāle | diyenden | said |
| 9 | مترفوها | ت ر فTRF | mutrafūhā | varlıkla şımarmış kimseleri | its wealthy ones, |
| 10 | إنا | — | innā | şüphesiz biz | """Indeed we," |
| 11 | بما | — | bimā | şeyi | in what |
| 12 | أرسلتم | ر س لRSL | ursiltum | sizin gönderildiğiniz | you have been sent |
| 13 | به | — | bihi | onu | with, |
| 14 | كافرون | ك ف رKFR | kāfirūne | inkar ediyoruz | "(are) disbelievers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما ارسلنا فى قرية من نذير الا قال مترفوها انا بما ارسلتم به كفرون
Arapça (Harekeli)
وَمَا أَرْسَلْنَا فِي قَرْيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَا إِنَّا بِمَا أُرْسِلْتُم بِهِ كَافِرُونَ
Transliterasyon
Ve mâ erselnâ fî karyetin min nezîrin illâ kâle mutrefûhâ innâ bimâ ursiltum bihî kâfirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span> fee qaryatin minna<span class="u">th</span>eerin ill<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>la mutrafooh<span class="u">a</span> inn<span class="u">a</span>bim<span class="u">a</span> orsiltum bihi k<span class="u">a</span>firoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve hiçbir şehre korkutuculardan birini göndermedik ki oradaki nîmete, mala sâhib olanlar, şüphe yok ki biz, size gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz demesinler.
Ali Bulaç
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" demişlerdir.
Bayraktar Bayraklı
Biz, herhangi bir ülkeye bir uyarıcı gönderdiğimizde mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri, “Biz, size gönderilmiş şeyi inkâr ediyoruz” demişlerdir.
Diyanet İşleri
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri: Biz, size gönderilmiş olan şeyi inkâr ediyoruz, demişlerdir.
Edip Yüksel
Bir kente her ne zaman bir uyarıcı gönderirsek, elitleri, "Sizin kendisiyle gönderildiğiniz mesajı reddediyoruz" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz herhangi bir memlekete tehlikeyi haber veren bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın refah ile şımartılmış olanları: "Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler.
Erhan Aktaş
Biz, hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek, oranın varlıklı olmalarıyla şımarmış ileri gelenleri* : “Biz, sizin getirdiğiniz şeylere inanmıyoruz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz herhangi bir memlekete uyarıcı gönderdikse, kesinlikle oranın varlık ve güç sahibi şımarık önde gelenleri: “Biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri/ mesajları bilerek reddedenleriz / inanmayanlarız” dediler.
Muhammed Esed
Nitekim, ne zaman bir topluma uyarıcı gönderdiysek, toplumun sefahata dalmış olan kesimi, "(Sahip olduğunuzu iddia ettiğiniz) mesajınızın hak olduğunu inkar ediyoruz!" derler;
Mustafa İslamoğlu
Ve ne zaman Biz bir topluma uyarıcı göndermişsek, oranın refah içinde şımarmış seçkinleri "Sizinle gönderilen şeyin ısrarlı inkarcısıyız" derler.
Suat Yıldırım
Uyarmak üzere Peygamber gönderdiğimiz hiçbir belde yoktur kionların ileri gelen, varlıklı ve şımarık olanları: “Biz sizinle gönderilen şeyleri reddediyoruz, bunu böyle bilesiniz! ” demiş olmasınlar.
Süleyman Ateş
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın varlıkla şımarmış kimseleri: "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Şaban Piriş
Bir ülkeye uyarıcı göndermedik ki oranın varlıklıları:-Biz, sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz demiş olmasınlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek, onun servet ve refahla şımaranları mutlaka şöyle demişlerdir: "Biz sizin elçilik yaptığınız şeyi inkar ediyoruz."
Edip-Layth-Martha
We do not send a warner to any town, except its privileged hedonists would say, "We reject what you have been sent with."
Muhammad Asad
For [thus it is:] whenever We sent a warner to any community, those of its people who had lost themselves entirely in the pursuit of pleasures would declare,* Behold, we deny that there is any truth in [what you claim to be] your message!"
Rashad Khalifa
Every time we sent a warner to a community, the leaders of that community said, "We reject the message you are sent with.",
The Monotheist Group
And We do not send a warner to any town, except its carefree ones would say: "We reject what you have been sent with."