Sebe Sûresi46. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | إنما | — | innemā | sadece | """Only" |
| 3 | أعظكم | و ع ظVAƵ | eǐZukum | size öğütleyeyim | I advise you |
| 4 | بواحدة | و ح دVḪD̃ | bivāHidetin | bir tek (şeyi) | for one (thing), |
| 5 | أن | — | en | "(şu ki;)" | that |
| 6 | تقوموا | ق و مGVM | teḳūmū | kalkın | you stand |
| 7 | لله | — | lillahi | Allah için | for Allah |
| 8 | مثنى | ث ن يS̃NY | meṧnā | ikişer ikişer | (in) pairs |
| 9 | وفرادى | ف ر دFRD̃ | ve furādā | ve teker teker | and (as) individuals, |
| 10 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 11 | تتفكروا | ف ك رFKR | tetefekkerū | düşünün ki | "reflect.""" |
| 12 | ما | — | mā | yoktur | Not |
| 13 | بصاحبكم | ص ح بṦḪB | biSāHibikum | arkadaşınızda | (is in) your companion |
| 14 | من | — | min | hiçbir | any |
| 15 | جنة | ج ن نCNN | cinnetin | delilik | madness. |
| 16 | إن | — | in | Not | |
| 17 | هو | — | huve | O | he |
| 18 | إلا | — | illā | ancak | (is) except |
| 19 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrun | bir uyarıcıdır | a warner |
| 20 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 21 | بين | ب ي نBYN | beyne | öncesinde | before |
| 22 | يدي | ي د يYD̃Y | yedey | öncesinde | before |
| 23 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābin | bir azabın | a punishment |
| 24 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdin | çetin | "severe.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل انما اعظكم بوحدة ان تقوموا لله مثنى وفردى ثم تتفكروا ما بصاحبكم من جنة ان هو الا نذير لكم بين يدى عذاب شديد
Arapça (Harekeli)
قُلْ إِنَّمَا أَعِظُكُم بِوَاحِدَةٍ أَن تَقُومُوا لِلَّهِ مَثْنَى وَفُرَادَى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِكُم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ لَّكُم بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَدِيدٍ
Transliterasyon
Kul innemâ eızukum bi vâhideh(vâhidetin), en tekûmû lillâhi mesnâ ve furâdâ summe tetefekkerû, mâ bi sâhıbikum min cinneh(cinnetin), in huve illâ nezîrun lekum beyne yedey azâbin şedîd(şedîdin).
Transliteration (Eng.)
Qul innam<span class="u">a</span> aAAi<span class="i"><span class="u">th</span></span>ukumbiw<span class="u">ah</span>idatin an taqoomoo lill<span class="u">a</span>hi mathn<span class="u">a</span> wafur<span class="u">a</span>d<span class="u">a</span>thumma tatafakkaroo m<span class="u">a</span> bi<span class="u">sah</span>ibikum min jinnatin inhuwa ill<span class="u">a</span> na<span class="u">th</span>eerun lakum bayna yaday AAa<span class="u">tha</span>binshadeed<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Ben size tek bir öğüt vermedeyim ancak. İkişer ikişer, teker teker kalkın da sonra bir düşünün ki sizinle konuşanda deliliğe âit bir emâre bile yok; o, ancak ve ancak, şiddetli bir azaptan önce sizi korkutan biri.
Ali Bulaç
De ki: "Size bir tek öğüt veriyorum: “Allah için ikişer ikişer ve teker teker kıyam etmeniz, sonra düşünmeniz. Sizin sahibiniz (veya arkadaşınız olan Peygamber)de hiçbir delilik yoktur. O, yalnızca sizi, şiddetli bir azabın öncesinde uyarandır."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Size sadece bir öğüt veriyorum: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkınız. Sonra arkadaşınızda kesinlikle hiçbir deliliğin olmadığını iyice düşününüz. O sadece, sizi önünüzdeki şiddetli azaba karşı uyaran birisidir.”
Diyanet İşleri
(Resulüm! Onlara) de ki: Size bir tek öğüt vereceğim: Allah için ikişer ikişer ve teker teker ayağa kalkın, sonra da düşünün! Arkadaşınızda (peygamberde) hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir.*
Edip Yüksel
De ki: "Size bir tek öğüdüm var: ALLAH için ikişer ikişer, yahut teker teker kalkın, sonra düşünün. Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O sadece, çetin bir cezadan önce sizi uyaran birisidir."
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Size sadece bir tek nasihat edeceğim. Şöyle ki: Allah için ikişer, üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz." Arkadaşınızda (peygamberde) delilikten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygaberdir.
Erhan Aktaş
De ki: “Size yalnızca bir tek şey öğütlüyorum. Allah için ikişer ikişer ve teker teker bir araya gelin*. Sonra iyice düşünün.” Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O, şiddetli bir azabın öncesinde bir uyarıcıdır.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Ben size sadece bir tek; Allah için ikişer ikişer, üçer üçer ve teker teker kalkmanızı, sonra da arkadaşınız Muhammed'de delilikten bir şey olmadığını, o'nun, sadece şiddetli bir azabın önünde sizi sakındıracak bir uyarıcı olduğunu düşünmenizi öğütlüyorum.”
Muhammed Esed
De ki: "Size bir tek öğüdüm var: ister başkalarıyla birlikte iken ister yalnız, Allah'ın huzurunda (bulunduğunuzun bilincinde) olun ve sonra kendi kendinize, (bu elçi olarak görevlendirilen) arkadaşınızda bir delilik olmadığını düşünün: O, yaşayacağınız şiddetli azaba karşı sizi uyarmaktan başka bir şey yapmıyor."
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Size tek bir öğüdüm var: ister başkalarıyla beraber ister yalnız başınayken, Allah'ın huzurunda bulunduğunuz gerçeğini asla (unutmayın)! Sonra arkadaşınızda delilikten eser olmadığını düşünün: onun tek yaptığı, önünüzde bekleyen şiddetli mahrumiyete karşı sizi uyarmaktır.
Suat Yıldırım
De ki: “Size bir tek nasihat edeceğim: İkişer ikişer veya teker teker Allah hakki için durup düşünmenizi, hem sonra bu arkadaşınızda delilikten eser olmadığını iyice anlamanızı istiyorum. O, ancak şiddetli bir azaptan önce sizi sakındırmak için gelen bir peygamberdir. ”
Süleyman Ateş
De ki: "Size bir şeyi öğütleyeyim: 'Allah için, ikişer ikişer ve teker teker durup düşününüz! Arkadaşınızda delilikten eser yoktur. O, çetin bir azabın arefesinde sizin için bir uyarıcıdır."
Şaban Piriş
De ki:-Size tek bir öğüt veriyorum. Allah için birer, ikişer kalkın, sonra iyice düşünün. Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O, yalnızca şiddetli bir azapdan önce sizi uyaran birisidir.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Size, bir tek şey öğütleyeceğim: Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün." Arkadaşınızda cinnetten eser yok. O, şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kişiden başkası değil.
Edip-Layth-Martha
Say, "I advise you to do one thing: that you stand to God, in pairs or as individuals, then reflect. There is no madness in your friend, he is only a warner to you in the face of a severe retribution."
Muhammad Asad
Say: I counsel you one thing only: Be [ever­ conscious of] standing before God, whether you are in the company of others or alone;* and then bethink yourselves [that] there is no madness in [this pro­phet,] your fellow-man:* he is only a warner to you of suffering severe to come."
Rashad Khalifa
Say, "I ask you to do one thing: Devote yourselves to GOD, in pairs or as individuals, then reflect. Your friend (Rashad) is not crazy. He is a manifest warner to you, just before the advent of a terrible retribution."*,
The Monotheist Group
Say: "I advise you to do one thing: that you stand to God, in twos and individually, then reflect." There is no madness in your friend, he is only a warner to you in the face of a severe retribution.