Fatır Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإن | — | ve in | ve eğer | And if |
| 2 | يكذبوك | ك ذ بKZ̃B | yukeƶƶibūke | seni yalanlıyorlarsa | they deny you, |
| 3 | فقد | — | feḳad | elbette | then certainly, |
| 4 | كذب | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebe | yalanlamışlardı | denied |
| 5 | الذين | — | elleƶīne | kimseler de | those who |
| 6 | من | — | min | (were) before them. | |
| 7 | قبلهم | ق ب لGBL | ḳablihim | bunlardan önceki | (were) before them. |
| 8 | جاءتهم | ج ي اCYE | cā'ethum | onlara getirmişlerdi | Came to them |
| 9 | رسلهم | ر س لRSL | rusuluhum | elçileri | their Messengers |
| 10 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | açık kanıtlar | with clear signs |
| 11 | وبالزبر | ز ب رZBR | ve bil-zzuburi | ve sahifeler | and with Scriptures |
| 12 | وبالكتاب | ك ت بKTB | ve bil-kitābi | ve Kitap | and with the Book |
| 13 | المنير | ن و رNVR | l-munīri | aydınlatıcı | [the] enlightening. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وان يكذبوك فقد كذب الذين من قبلهم جاءتهم رسلهم بالبينت وبالزبر وبالكتب المنير
Arapça (Harekeli)
وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ جَاءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالزُّبُرِ وَبِالْكِتَابِ الْمُنِيرِ
Transliterasyon
Ve in yukezzibûke fe kad kezzebellezîne min kablihim, câethum rusuluhum bil beyyinâti ve biz zuburi ve bil kitâbil munîr|i|.
Transliteration (Eng.)
Wa-in yuka<span class="u">thth</span>ibooka faqad ka<span class="u">thth</span>abaalla<span class="u">th</span>eena min qablihim j<span class="u">a</span>at-hum rusuluhum bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>tiwabi<span class="b">al</span>zzuburi wabi<span class="b">a</span>lkit<span class="u">a</span>bi almuneer<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve seni yalanlarlarsa gerçekten de onlardan öncekiler de, peygamberleri, onlara apaçık delillerle, sahîfelerle ve aydınlatıcı kitapla geldikleri halde yalanladılar.
Ali Bulaç
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlandı; elçileri ise; kendilerine apaçık ayetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Oysa ki peygamberleri onlara açık âyetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Diyanet İşleri
Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme), onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. (Oysa ki) peygamberleri onlara açık ayetler (mucizeler), sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.*
Edip Yüksel
Seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlamışlardı. Elçileri kendilerine apaçık belgeler, ilahiler ve aydınlatıcı kitaplar getirdiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onlara peygamberleri mucizelerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Erhan Aktaş
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onların rasulleri, onlara kanıt içeren bilgiyle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Hakkı Yılmaz
Ve onlar seni yalanlıyorlarsa, hiç şüphesiz onlardan önceki kişiler de yalanlamışlardı; elçiler onlara apaçık delillerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Muhammed Esed
Ve eğer seni yalanladı(klarını görürsen aldırma), onlardan önce yaşamış olanlar(ın çoğu) da, elçileri kendilerine hakikatin bütün kanıtlarıyla ve ilahî hikmet yüklü kitaplarla ve aydınlatıcı vahiyle geldiklerinde hakikati yalanlamışlardı;
Mustafa İslamoğlu
Eğer seni yalanlıyorlarsa, unutma ki, bunlardan öncekiler de, elçileri kendilerine hakikatin apaçık delilleriyle, hikmet yüklü sayfalarla ve aydınlatıcı vahiy ile geldiklerinde yalanlamışlardı.
Suat Yıldırım
Eğer seni yalancı sayarlarsa, üzülme. Bu yeni bir şey değil. Onlardan öncekiler de gerçeği yalan saymışlardı. Resulleri onlara parlak deliller, kitaplar ve özellikle aydınlatıcı bir kitapla gelmişlerdi. (Amma nafile! )
Süleyman Ateş
Eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (üzülme çünkü) bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Elçileri onlara açık kanıtlar, sahifeler ve aydınlatıcı Kitap getirmişlerdi (yine de onları yalanladılar).
Şaban Piriş
Eğer seni yalanlarlarsa, onlardan öncekiler de peygamberlerimiz onlara belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplarla geldiği halde onları yalanlamışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Resulleri onlara açık-seçik mesajlar, sayfalar ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Edip-Layth-Martha
If they deny you, then those before them have also denied. Their messengers went to them with proofs, and the Psalms, and the enlightening book.
Muhammad Asad
And if they give thee the lie - even so gave the lie to the truth [many of] those who lived before their time, [when] there came unto them their apostles with all evidence of the truth, and with books of divine wisdom, and with light-giving revelation;
Rashad Khalifa
If they disbelieve you, those before them have also disbelieved. Their messengers went to them with clear proofs, and the Psalms, and the enlightening scriptures.,
The Monotheist Group
And if they deny you, then those before them have also denied. Their messengers went to them with the proofs and the scriptures and the Book of Enlightenment.