Ya Sin Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 2 | إنا | — | innā | doğrusu biz | """Indeed, we" |
| 3 | تطيرنا | ط ي رŦYR | teTayyernā | uğursuzluğa uğradık | [we] see an evil omen |
| 4 | بكم | — | bikum | sizin yüzünüzden | from you. |
| 5 | لئن | — | lein | eğer | If |
| 6 | لم | — | lem | not | |
| 7 | تنتهوا | ن ه يNHY | tentehū | vazgeçmezseniz | you desist, |
| 8 | لنرجمنكم | ر ج مRCM | lenercumennekum | sizi mutlaka taşlarız | surely, we will stone you, |
| 9 | وليمسنكم | م س سMSS | veleyemessennekum | ve size dokunur | and surely will touch you |
| 10 | منا | — | minnā | bizden | from us |
| 11 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | a punishment |
| 12 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | "painful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا انا تطيرنا بكم لىن لم تنتهوا لنرجمنكم وليمسنكم منا عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
قَالُوا إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ لَئِن لَّمْ تَنتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
Kâlû innâ tetayyernâ bi kum, le in lem tentehû le nercumennekum ve le yemessennekum minnâ azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo inn<span class="u">a</span> ta<span class="u">t</span>ayyarn<span class="u">a</span>bikum la-in lam tantahoo lanarjumannakum walayamassannakum minn<span class="u">a</span>AAa<span class="u">tha</span>bun aleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Demişlerdi ki: Gerçekten de sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğramadayız, andolsun ki bu işten vazgeçmezseniz elbette taşlarız sizi ve elbette bizden, elemli bir azâba uğrarsınız.
Ali Bulaç
Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır."
Bayraktar Bayraklı
Ülke halkı şöyle dedi: “Sizin yüzünüzden uğursuzlukla karşılaştık, biz sizi uğursuzluk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutlaka taşlayacağız. Bizden size acıklı bir azap kesinlikle dokunacaktır.”
Diyanet İşleri
(Bunun üzerine onlar:) Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlarız. Ve bizden size mutlaka fena bir kötülük dokunur, dediler.
Edip Yüksel
Dediler ki, "Sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer son vermezseniz sizi taşlarız/kovarız ve bizden size acı bir ceza dokunacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."
Erhan Aktaş
“Siz bize kesinlikle uğursuzluk getirdiniz. Eğer vazgeçmezseniz, kesinlikle sizi taşlarız. Ve bizden size çok acıklı bir azap dokunur.” dediler.
Hakkı Yılmaz
O kentin halkı dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, andolsun ki sizi taşlayarak öldürürüz ve kesinlikle bizden size çok acıklı bir azap dokunur.”
Muhammed Esed
(Ötekiler,) "Doğrusu," dediler, "bize uğursuzluk getirdiniz! Eğer bundan vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlayacak ve başınıza bir bela saracağız!"
Mustafa İslamoğlu
(Şehir halkı) dediler ki: "Şüphesiz bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer buna bir son vermezseniz, sizi öldüresiye taşa tutar ve sizi keyfimizce şiddetli bir biçimde cezalandırırız."
Suat Yıldırım
Ahâli dedi ki: “Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz. ”
Süleyman Ateş
(Kentliler) Dediler ki: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size acı bir azab dokunur."
Şaban Piriş
Onlar dediler ki:-Sizin yüzünüzden bize uğursuzluk geldi. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşa tutarız ve bizden acı bir azap dokunur size.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Sizin yüzünüzden uğursuzlukla karşılaştık / biz sizi uğursuzluk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutlaka taşlayacağız. Ve bizden size acıklı bir azap kesinlikle dokunacaktır."
Edip-Layth-Martha
They replied: "We have welcomed you better than you deserve. If you do not cease, we will stone/excommunicate you, and you will receive a painful retribution from us!"
Muhammad Asad
Said [the others]: Truly, we augur evil from you!* Indeed, if you desist not, we will surely stone you, and grievous suffering is bound to befall you at our hands!"
Rashad Khalifa
They said, "We consider you bad omens. Unless you refrain, we will surely stone you, or afflict you with painful retribution.",
The Monotheist Group
They said: "We have welcomed you better than you deserve. If you do not cease, we will stone you, and you will receive a painful retribution from us!"