Ya Sin Sûresi19. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 2 | طائركم | ط ي رŦYR | Tāirukum | uğursuzluğunuz | """Your evil omen" |
| 3 | معكم | — | meǎkum | sizin kendinizdedir | (be) with you! |
| 4 | أئن | — | ein | -için mi? | Is it because |
| 5 | ذكرتم | ذ ك رZ̃KR | ƶukkirtum | size öğüt verildiği- | you are admonished? |
| 6 | بل | — | bel | hayır | Nay, |
| 7 | أنتم | — | entum | siz | you |
| 8 | قوم | ق و مGVM | ḳavmun | bir kavimsiniz | (are) a people |
| 9 | مسرفون | س ر فSRF | musrifūne | aşırı giden | "transgressing.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا طئركم معكم اىن ذكرتم بل انتم قوم مسرفون
Arapça (Harekeli)
قَالُوا طَائِرُكُم مَّعَكُمْ أَئِن ذُكِّرْتُم بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ مُّسْرِفُونَ
Transliterasyon
Kâlû tâirikum meakum, e in zukkirtum, bel entum kavmun musrifûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo <span class="u">ta</span>-irukum maAAakum a-in <span class="u">th</span>ukkirtumbal antum qawmun musrifoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar da, uğursuzluğunuz demişlerdi, kendinizden; öğüt verilirse de mi yapacaksınız bunu? Hayır, siz, haddi aşmış bir topluluksunuz.
Ali Bulaç
Dediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz."
Bayraktar Bayraklı
Peygamberler dediler ki: “Uğursuzluk şüphesiz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa ve aşırılığa sapmış bir topluluksunuz.”
Diyanet İşleri
Elçiler şöyle cevap verdi: Sizin uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size nasihat ediliyorsa bu uğursuzluk mudur? Bilakis, siz aşırı giden bir milletsiniz.
Edip Yüksel
Dediler ki, "Uğursuzluğunuz sizden kaynaklanmaktadır. Size uyarıda bulunulduğu için mi? Siz gerçekten sınırı aşan bir topluluksunuz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Peygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."
Erhan Aktaş
“Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi?* Hayır! Siz haddi aşan bir kavimsiniz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Elçiler: “Sizin uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi? Aslında siz sınır tanımayan bir toplumsunuz” dediler.
Muhammed Esed
(Elçiler) şöyle cevap verdiler: "Kaderiniz, iyi de kötü de olsa, sizinle birlikte (olacak)tır! (Hakikati) can kulağıyla dinlemeniz isteniyorsa (bu sizce kötü bir şey mi?) Hayır, fakat siz kendinize yazık etmiş bir toplumsunuz!"
Mustafa İslamoğlu
(Elçiler dediler ki: "Uğurunuz/uğursuzluğunuz size bağlıdır. Ne yani, size öğüt verildi diye mi (böyle oldu)? Hayır, asıl siz haddi aşmış bir toplumsunuz."
Suat Yıldırım
Resuller cevap verdiler: “Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imânsızsınız, irşâd edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz? Haddi aşan toplumun tekisiniz siz! ”
Süleyman Ateş
(Elçiler) Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizin kendinizdedir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz aşırı giden bir kavimsiniz."
Şaban Piriş
-Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Sizi uyardık diye mi? Hayır, siz aşırı giden bir toplumsunuz, dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Uğursuzluk kuşunuz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa, aşırılığa sapmış bir topluluksunuz."
Edip-Layth-Martha
They said, "Keep your welcome with you, for you have been reminded. Indeed, you are transgressing people."
Muhammad Asad
[The apostles] replied: Your destiny, good or evil, is [bound up] with yourselves!* [Does it seem evil to you] if you are told to take [the truth] to heart? Nay, but you are people who have wasted their own selves!"*
Rashad Khalifa
They said, "Your omen depends on your response, now that you have been reminded. Indeed, you are transgressing people.",
The Monotheist Group
They said: "Keep your welcome with you, for you have been reminded. Indeed, you are transgressing people."