Ya Sin Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجاء | ج ي اCYE | ve cā'e | ve geldi | And came |
| 2 | من | — | min | -nden | from |
| 3 | أقصى | ق ص وGṦV | eḳSā | en uzak yeri- | (the) farthest end |
| 4 | المدينة | م د نMD̃N | l-medīneti | kentin | (of) the city |
| 5 | رجل | ر ج لRCL | raculun | bir adam | a man |
| 6 | يسعى | س ع يSAY | yes'ǎā | koşarak | running. |
| 7 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 8 | يا | يY | yā | EY/HEY | """O!" |
| 9 | قوم | ق و مGVM | ḳavmi | kavmim | Nation |
| 10 | اتبعوا | ت ب عTBA | ttebiǔ | uyun | Follow |
| 11 | المرسلين | ر س لRSL | l-murselīne | elçilere | the Messengers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجاء من اقصا المدينة رجل يسعى قال يقوم اتبعوا المرسلين
Arapça (Harekeli)
وَجَاءَ مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَلِينَ
Transliterasyon
Ve câe min aksal medîneti raculun yes’â kâle yâ kavmittebiûl murselîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waj<span class="u">a</span>a min aq<span class="u">sa</span> almadeenatirajulun yasAA<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> qawmi ittabiAAooalmursaleen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve şehrin tâ öte ucundan birisi, koşarak gelmişti de ey kavmim demişti, uyun peygamberlere.
Ali Bulaç
Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun" dedi.
Bayraktar Bayraklı
Şehrin en kültürlü adamlarından biri koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk, bu peygamberlere uyunuz!”
Diyanet İşleri
Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. "Ey kavmim! dedi, bu elçilere uyunuz!"
Edip Yüksel
Kentin en uzak yakasından bir adam koşarak, "Ey halkım" dedi, "Elçilere uyun."
Elmalılı Hamdi Yazır
O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"
Erhan Aktaş
Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey halkım, gönderilmiş olan rasullere uyun!” dedi.
Hakkı Yılmaz
(20-25)O sırada o kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi. Dedi ki: “Ey toplumum! Uyun elçilere! Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o kişilere ki, onlar “kılavuzlanan doğru yol”u bulmuşlardır. Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim O beni yoktan yaratana? Siz de sadece O'na döndürüleceksiniz. Ben, hiç O'nun astlarından ilâhlar edinir miyim? Eğer Rahmân [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden], Kendisinden bana bir zarar dileyecek olsa, ilâhların yardımı, torpili benden yana hiçbir yarar sağlamaz ve o ilâhlar beni kurtaramazlar. Şüphesiz ki ben, ilâhlar edindiğim takdirde apaçık bir sapıklık içindeyim. Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman ettim. Haydi, kulak verin bana!”
Muhammed Esed
Kentin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi (ve) "Ey kavmim!" dedi, "Bu elçilere uyun!
Mustafa İslamoğlu
Derken şehrin en uzağından bir adam koşarak gelip "Ey kavmim" dedi, "Elçilere uyun!
Suat Yıldırım
Derken. . . şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki: “N'olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun! ”*
Süleyman Ateş
Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun." dedi.
Şaban Piriş
Şehrin öbür ucundan koşa koşa bir adam geldi:-Ey halkım elçilere tabi olun, dedi..
Yaşar Nuri Öztürk
Kentin öbür ucundan bir adam koşarak gelip şöyle dedi: "Ey topluluk, bu elçilere uyun."
Edip-Layth-Martha
A man came running from the farthest part of the city, saying: "O my people, follow the messengers."
Muhammad Asad
At that, a man came running from the farthest end of the city, [and] exclaimed: O my people! Follow these message-bearers!
Rashad Khalifa
A man came from the other end of the city, saying, "O my people, follow the messengers.,
The Monotheist Group
And a man came running from the farthest part of the city, saying: "O my people, follow the messengers."