Ya Sin Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve yarattık | And We placed |
| 2 | فيها | — | fīhā | orada | therein |
| 3 | جنات | ج ن نCNN | cennātin | bahçeleri | gardens |
| 4 | من | — | min | of | |
| 5 | نخيل | ن خ لNḢL | neḣīlin | hurma | date-palms |
| 6 | وأعناب | ع ن بANB | ve eǎ'nābin | ve üzüm | and grapevines, |
| 7 | وفجرنا | ف ج رFCR | ve feccernā | ve akıttık | and We caused to gush forth |
| 8 | فيها | — | fīhā | orada | in it |
| 9 | من | — | mine | -den | of |
| 10 | العيون | ع ي نAYN | l-ǔyūni | çeşmeler- | the springs, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجعلنا فيها جنت من نخيل واعنب وفجرنا فيها من العيون
Arapça (Harekeli)
وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّاتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ الْعُيُونِ
Transliterasyon
Ve cealnâ fîhâ cennâtin min nahîlin ve a’nâbin ve feccernâ fîhâ minel uyûn|i|.
Transliteration (Eng.)
WajaAAaln<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span> jann<span class="u">a</span>tinmin nakheelin waaAAn<span class="u">a</span>bin wafajjarn<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span>mina alAAuyoon<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.
Ali Bulaç
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:
Bayraktar Bayraklı
(34-35) Orada hurma ve üzüm bağları meydana getirdik ve pınarlar akıttık ki meyvelerinden ve ürettiklerinden yesinler. Hiç şükretmezler mi?
Diyanet İşleri
Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
Edip Yüksel
Orada hurma ağaçları ve üzümlerden oluşan bağ ve bahçeler yetiştirdik ve pınarlar fışkırttık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
Erhan Aktaş
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.
Hakkı Yılmaz
(34,35)Ve Biz onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık. Hâlâ kendilerine verilen nimetlerin karşılığını ödemeyecekler mi?
Muhammed Esed
orada (nasıl) hurmalıklar ve üzüm bağları (yetiştirmiş) ve içlerinden (nasıl) pınarlar fışkırtmıştık,
Mustafa İslamoğlu
Orada hurmalıkları ve üzüm bağlarını Biz var ettik; yine orada su gözelerini Biz çağlattık;
Suat Yıldırım
Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.
Süleyman Ateş
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.
Şaban Piriş
Yine orada, hurma ve üzüm bahçeleri yetiştiririz. Aralarından da pınarlar fışkırtırız.
Yaşar Nuri Öztürk
Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık;
Edip-Layth-Martha
We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.
Muhammad Asad
and [how] We make gardens of date-palms and vines [grow] thereon, and cause springs to gush [forth] within it,
Rashad Khalifa
We grow in it gardens of date palms, and grapes, and we cause springs to gush out therein.,
The Monotheist Group
And We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.