Ya Sin Sûresi43. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإن | — | ve in | ve eğer | And if |
| 2 | نشأ | ش ي اŞYE | neşe' | dilesek | We will, |
| 3 | نغرقهم | غ ر قĞRG | nuğriḳhum | onları (suda) boğarız | "We could drown them;" |
| 4 | فلا | — | felā | olmaz | then not |
| 5 | صريخ | ص ر خṦRḢ | Sarīḣa | imdad (eden) | (would be) a responder to a cry |
| 6 | لهم | — | lehum | onlara | for them, |
| 7 | ولا | — | ve lā | ve ne de | and not |
| 8 | هم | — | hum | onlar | they |
| 9 | ينقذون | ن ق ذ NGZ̃ | yunḳaƶūne | kurtarılmazlar | would be saved, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وان نشا نغرقهم فلا صريخ لهم ولا هم ينقذون
Arapça (Harekeli)
وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ
Transliterasyon
Ve in neşe’ nugrıkhum fe lâ sarîha lehum ve lâ hum yunkazûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-in nasha/ nughriqhum fal<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>areekhalahum wal<span class="u">a</span> hum yunqa<span class="u">th</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dilersek sulara boğarız onları da ne bir imdatlarına yeten olur, ne de kurtarılır onlar.
Ali Bulaç
Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler.
Bayraktar Bayraklı
Dilersek onları suda boğarız. Hiçbir kimse de onlara yardım edemez ve kurtarılamazlar da.
Diyanet İşleri
Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar.
Edip Yüksel
Dileseydik onları boğardık; ne bir çığlıklarına yetişen olurdu, ne de kurtulabilirlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
Erhan Aktaş
Dilersek onları batırırız. Ne onlara yardım eden bulunur ne de onlar kurtulabilir.
Hakkı Yılmaz
(43,44)Ve Biz dilersek –Bizden bir rahmet ve bir zamana kadar yararlanma; süre tanınması dışında– onları suda boğarız da o zaman onların çığlığına hiç yetişen olmaz. Onlar kurtarılamazlar da.
Muhammed Esed
dilersek onları suda boğabiliriz, kimse de yardımlarına gelemez: işte (o zaman) onlar için bir kurtuluş yoktur,
Mustafa İslamoğlu
Dilersek onları suda boğabiliriz; bu takdirde imdatlarına kimse yetişemez ve onlar kurtarılamazlar da;
Suat Yıldırım
Şayet dileseydik onları boğardıkNe feryatlarına koşan bir kimse bulabilir, ne de başka türlü kurtarılırlardı.
Süleyman Ateş
Dilesek onları (suda) boğarız, ne kendilerine imdad (eden) olur, ne de kurtarılırlar.
Şaban Piriş
Eğer istersek onları suda boğarız. Onlara bir yardımcı da bulunmaz, kendi kendilerine de kurtulamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer dilersek onları boğarız. Bu durumda ne kendileri için feryat eden olur ne de kurtarılırlar.
Edip-Layth-Martha
If We wished, We could drown them, so that their screaming would not be heard, nor could they be saved.
Muhammad Asad
and [that,] if such be Our will, We may cause them to drown, with none to respond to their cry for help: and [then] they cannot be saved,
Rashad Khalifa
If we willed, we could have drowned them, so that their screaming would not be heard, nor could they be saved.,
The Monotheist Group
And if We wished, We could drown them, so that their screaming would not be heard, nor could they be saved.