Ya Sin Sûresi45. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذاve iƶāve zamanAnd when
2قيلق و لGVLḳīledendiğiit is said
3لهمlehumuonlarato them,
4اتقواو ق يVGYtteḳūsakının"""Fear"
5ماolanlardanwhat
6بينب ي نBYNbeyneönünüzdeki(is) before you
7أيديكمي د يYD̃Yeydīkumönünüzdeki(is) before you
8وماve māve olanlardanand what
9خلفكمخ ل فḢLFḣalfekumarkanızdaki(is) behind you
10لعلكمleǎllekumumulur kiso that you may
11ترحمونر ح مRḪMturHamūneesirgenirsiniz"receive mercy."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذا قيل لهم اتقوا ما بين ايديكم وما خلفكم لعلكم ترحمون

Arapça (Harekeli)

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Transliterasyon

Ve izâ kîle lehumuttekû mâ beyne eydîkum ve mâ halfekum leallekum turhamûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">tha</span> qeela lahumu ittaqoo m<span class="u">a</span>bayna aydeekum wam<span class="u">a</span> khalfakum laAAallakum tur<span class="u">h</span>amoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara, önünüzde bulunanla ardınızda olan azaptan çekinin de rahmete erin dendi mi.

Ali Bulaç

Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz" denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler).

Bayraktar Bayraklı

Onlara, “Önünüzdekinden/ahiret azabından ve arkanızdakinden/dünyanın aldatıcılığından sakınınız ki, size merhamet edilebilsin” denildiğinde hiç aldırmazlar.

Diyanet İşleri

Onlara yapmakta olduğunuz ve yapıp arkada bıraktığınız işlerde Allah'tan korkun; umulur ki size merhamet olunur denildiğinde (aldırmazlar).

Edip Yüksel

Kendilerine, "Geçmişinizden ibret alıp geleceğiniz için sakının ki merhamet edilesiniz" denilmişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,

Erhan Aktaş

Onlara: “Sahip olduğunuz ve olacağınız şeylerde takva* sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz.” denildiği zaman;

Hakkı Yılmaz

(45,46)Ve onlara: “Rahmet olunmanız için, geçmişte yaptığınız ve gelecekte yapacağınız işlerde/ geçmiş ve gelecek kusurlarınızdan/ geçmiş toplumların başına gelenlerin sizin başınıza gelmemesi için, âhirette başınıza gelecek felaketlere karşı, “Allah'ın koruması altına girin” denildiği zaman ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiğinde, onlar sadece ondan yüz çevirenler oldular.

Muhammed Esed

Onlara: "Gözlerinizin önünde olan ve sizden gizli tutulan (her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğu gerçeğini unutmadan) dikkat edin ki Allah'ın rahmetine nail olabilesiniz!" denildiğinde (çoğu duymazlıktan gelir;)

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine "Sizi bekleyen (ahiret) ve geride bıraktığınız (hayattan) dolayı sorumluluktan titreyin ki, ilahi merhamete mazhar olabilesiniz" denildiğinde (yüz çevirdiler):

Suat Yıldırım

Onlara ne zaman: “Hem geçmişte yaptıklarınıza, hem de istikbalde yapacaklarınıza dikkat edin! böylelikle merhamet edilmeye layık olun! ” denilse, yüz çevirirler. . . *

Süleyman Ateş

Onlara: "Önünüzdeki ve arkanızdaki (yani sizden önce geçen ve ileride sizi bekleyen) olaylardan sakının ki, esirgenesiniz," dendiği zaman (aldırmazlar).

Şaban Piriş

Onlara:-Önünüzdeki ve arkanızdakinden sakının ki merhamet olunasınız, denildiği zaman...

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet edilebilsin" dendiğinde, hiç aldırmazlar.

Edip-Layth-Martha

When they are told: "Be aware of your present and your past, that you may attain mercy."

Muhammad Asad

And [yet,] when they are told, “Beware of [God's insight into] all that lies open before you and all that is hidden from you,* so that you might be graced with His mercy," [most men choose to remain deaf;]

Rashad Khalifa

Yet, when they are told, "Learn from your past, to work righteousness for your future, that you may attain mercy,",

The Monotheist Group

And when they are told: "Be aware of your present and your past, that you may attain mercy."