Ya Sin Sûresi47. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | قيل | ق و لGVL | ḳīle | dendiği | it is said |
| 3 | لهم | — | lehum | onlara | to them, |
| 4 | أنفقوا | ن ف قNFG | enfiḳū | infak edin | """Spend" |
| 5 | مما | — | mimmā | from what | |
| 6 | رزقكم | ر ز قRZG | razeḳakumu | size verdiği rızıktan | (has) provided you |
| 7 | الله | — | llahu | Allah'ın | "Allah.""" |
| 8 | قال | ق و لGVL | ḳāle | derler | Said |
| 9 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 10 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | nankörler | disbelieved |
| 11 | للذين | — | lilleƶīne | kimselere | to those who |
| 12 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lara) | believed, |
| 13 | أنطعم | ط ع مŦAM | enuT'ǐmu | biz mi yedirelim? | """Should we feed" |
| 14 | من | — | men | kimseye | whom |
| 15 | لو | — | lev | if | |
| 16 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği takdirde | Allah willed - |
| 17 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah willed - |
| 18 | أطعمه | ط ع مŦAM | eT'ǎmehu | yedireceği | "He would have fed him?""" |
| 19 | إن | — | in | hayır | Not |
| 20 | أنتم | — | entum | siz | (are) you |
| 21 | إلا | — | illā | doğrusu | except |
| 22 | في | — | fī | içindesiniz | in |
| 23 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | bir sapıklık | an error |
| 24 | مبين | ب ي نBYN | mubīnin | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا قيل لهم انفقوا مما رزقكم الله قال الذين كفروا للذين ءامنوا انطعم من لو يشاء الله اطعمه ان انتم الا فى ضلل مبين
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ قَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ آمَنُوا أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَاءُ اللَّهُ أَطْعَمَهُ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Transliterasyon
Ve izâ kîle lehum enfikû mimmâ rezakakumullâhu kâlellezîne keferû lillezîne âmenû e nut’imu men lev yeşâullâhu at’ameh|u|, in entum illâ fî dalâlin mubîn(mubînin).
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> qeela lahum anfiqoo mimm<span class="u">a</span>razaqakumu All<span class="u">a</span>hu q<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena kafaroolilla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoo anu<span class="u">t</span>AAimu man law yash<span class="u">a</span>oAll<span class="u">a</span>hu a<span class="u">t</span>AAamahu in antum ill<span class="u">a</span> fee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>linmubeen<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlara, Allah'ın, sizi rızıklandırdığı şeylerin bir kısmını hayır yoluna harcayın dendi mi kâfir olanlar, inananlara derler ki: Dileseydi Allah doyururdu onu, biz mi doyuralım? Siz, ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.
Ali Bulaç
Ve onlara: "Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: "Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz."
Bayraktar Bayraklı
“Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden, hayra sarfediniz” denildiğinde kâfirler müminlere şöyle der: “Allah'ın dilediği taktirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
Diyanet İşleri
Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.
Edip Yüksel
Kendilerine, "ALLAH'ın size verdiği rızıklardan verin" denildiğinde, inkâr edenler gerçeği onaylayanlara, "ALLAH'ın, dilediği taktirde besleyebileceği kimseleri mi besleyelim? Siz gerçekten iyice sapıtmışsınız" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.
Erhan Aktaş
Onlara: “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden infak* edin.” dendiği zaman, gerçeği yalanlayan nankörler, iman edenlere: “Allah’ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Onlara: “Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden harcamada bulunun; başkalarının da nafakalarını temin edin” denildiği zaman da kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş o kişiler, şu iman etmiş kişiler için: “Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz, ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” dediler.
Muhammed Esed
Kendilerine, "Allah'ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın!" denildiğinde, hakikati inkara şartlanmış olanlar, inananlara, "Rabb(iniz) dileseydi (Kendisinin) besleyebileceği kimseleri biz mi besleyelim? Doğrusu siz açık bir yanılgı içindesiniz!" derler;
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine "Allah'ın size verdiği servetten (Allah yoluna) cömertçe sarf edin" denildiğinde, inkarda ısrar edenler imanda sebat gösterenlere "Ne yani, Allah'ın isterse pekala doyuracağı kimseyi biz mi doyuralım? Şimdi siz açık bir şaşkınlık içinde değil de nesiniz!" derler.
Suat Yıldırım
Onlara ne zaman: “Allah'ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın” denilse, kâfirler müminlere şöyle derler: “Size kalsa Allah'ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz? Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz! ”
Süleyman Ateş
Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan (Allah için) verin!" dendiği zaman, nankörler, inananlara: "Allah'ın dilediği takdirde yedireceği bir kimseye biz mi yedirelim? Doğrusu siz, apaçık bir sapıklık içindesiniz." derler.
Şaban Piriş
Kendilerine:-Allahın size verdiği rızıklardan infak edin, denildiği zaman; nankörlük edenler, iman edenlere;-Allah istese doyurabileceği kimseleri biz mi doyuracağız? Siz, ancak açık bir sapıklık içindesiniz, derler
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, "Allah'ın size lütfettiği rızıklardan dağıtın" dendiğinde, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler: "Allah'ın, dilediği taktirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu."
Edip-Layth-Martha
When they are told: "Spend from what God has provisioned you." Those who reject say to those who acknowledge: "Shall we feed those whom God could feed, if He so willed? You are clearly misguided!"
Muhammad Asad
Thus, when they are told, Spend on others out of what God has provided for you as sus­tenance,"* those who are bent on denying the truth say unto those who believe, Shall we feed anyone whom, if [your] God had so willed, He could have fed [Himself]? Clearly, you are but lost in error!"
Rashad Khalifa
When they are told, "Give from GOD's provisions to you," those who disbelieve say to those who believe, "Why should we give to those whom GOD could feed, if He so willed? You are really far astray.",
The Monotheist Group
And when they are told: "Spend from what God has provisioned you." Those who reject say to those who believe: "Shall we feed those whom God could feed, if He so willed? You are clearly misguided!"