Ya Sin Sûresi6. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لتنذر | ن ذ رNZ̃R | litunƶira | uyarman için | That you may warn |
| 2 | قوما | ق و مGVM | ḳavmen | bir toplumu | a people |
| 3 | ما | — | mā | not | |
| 4 | أنذر | ن ذ رNZ̃R | unƶira | uyarılmamış | were warned |
| 5 | آباؤهم | ا ب وEBV | ābā'uhum | babaları | their forefathers, |
| 6 | فهم | — | fehum | bu yüzden onlar | so they |
| 7 | غافلون | غ ف لĞFL | ğāfilūne | gaflet içindedirler | (are) heedless. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لتنذر قوما ما انذر ءاباوهم فهم غفلون
Arapça (Harekeli)
لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ
Transliterasyon
Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum fe hum gâfilûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Litun<span class="u">th</span>ira qawman m<span class="u">a</span> on<span class="u">th</span>ira<span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>ohum fahum gh<span class="u">a</span>filoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Korkutman için, ataları korkutulmamış topluluğu; onlardır gafil olanlar.
Ali Bulaç
Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).
Bayraktar Bayraklı
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir/Ataları uyarıldıkları halde gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Diyanet İşleri
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Edip Yüksel
Ataları uyarılmadığından tümüyle habersiz kalmış bir toplumu uyarman için…
Elmalılı Hamdi Yazır
5,6. Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
Erhan Aktaş
Ataları uyarılmamış ve bu nedenle habersiz bir halkı uyarman için indirilmiştir.
Hakkı Yılmaz
(2-6)Ataları uyarılmamış, bu yüzden de kendileri duyarsız bir toplumu kendisiyle uyarasın diye en üstün, en güçlü, en şerefli, yenilmesi mümkün olmayan/ mutlak galip olanın, engin merhamet sahibinin indirdiği yasalar içeren/ bozulması engellenmiş Kur’ân kanıttır ki sen, o elçilerdensin, hiç şüphesiz sen dosdoğru bir yol üzerinesin.
Muhammed Esed
ataları uyarılmamış ve bu nedenle kendileri (doğru ile eğrinin ne olduğundan) habersiz kalmış bulunan insanları uyarasın diye (sana indirilmiş olanın) (sayesinde).
Mustafa İslamoğlu
bu sayede ataları uyarılmamış, dolayısıyla haktan gafil kalmış bir topluluğu uyarabilesin.
Suat Yıldırım
5, 6. O, azîz ve rahîmden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, hâliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
Süleyman Ateş
Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik).
Şaban Piriş
Ataları uyarılmadığı için gafil bir toplumu uyarman için.
Yaşar Nuri Öztürk
Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.
Edip-Layth-Martha
To warn a people whose fathers were not warned, for they are unaware.
Muhammad Asad
[bestowed upon thee] so that thou mayest warn people whose forefathers had not been warned, and who therefore are unaware [of the meaning of right and wrong].*
Rashad Khalifa
To warn people whose parents were never warned, and therefore, they are unaware.,
The Monotheist Group
To warn a people whose fathers were not warned, for they are unaware.