Saffat Sûresi102. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | Then when |
| 2 | بلغ | ب ل غBLĞ | beleğa | (çocuk) erişince | he reached |
| 3 | معه | — | meǎhu | onun yanında | the (age of) working with him |
| 4 | السعي | س ع يSAY | s-seǎ'ye | koşma çağına | the (age of) working with him |
| 5 | قال | ق و لGVL | ḳāle | (İbrahim ona) dedi | he said, |
| 6 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 7 | بني | ب ن يBNY | benī | Çocukları | Children |
| 8 | إني | — | innī | şüphesiz ki ben | Indeed, I |
| 9 | أرى | ر ا يREY | erā | görüyorum | have seen |
| 10 | في | — | fī | in | |
| 11 | المنام | ن و مNVM | l-menāmi | uykuda | the dream |
| 12 | أني | — | ennī | ben | that I am |
| 13 | أذبحك | ذ ب حZ̃BḪ | eƶbeHuke | seni kesiyorum | sacrificing you, |
| 14 | فانظر | ن ظ رNƵR | fenZur | (düşün) bak | so look |
| 15 | ماذا | — | māƶā | ne? | what |
| 16 | ترى | ر ا يREY | terā | görüyorsun (dersin) | "you see.""" |
| 17 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 18 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 19 | أبت | ا ب وEBV | ebeti | babacığım | my father |
| 20 | افعل | ف ع لFAL | f'ǎl | yap | |
| 21 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 22 | تؤمر | ا م رEMR | tu'meru | sana emredilen | you are commanded. |
| 23 | ستجدني | و ج دVCD̃ | setecidunī | beni bulacaksın | You will find me, |
| 24 | إن | — | in | eğer | if |
| 25 | شاء | ش ي اŞYE | şā'e | dilerse | Allah wills, |
| 26 | الله | — | llahu | Allah | Allah wills, |
| 27 | من | — | mine | -den | of |
| 28 | الصابرين | ص ب رṦBR | S-Sābirīne | sabredenler- | "the patient ones.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما بلغ معه السعى قال يبنى انى ارى فى المنام انى اذبحك فانظر ماذا ترى قال يابت افعل ما تومر ستجدنى ان شاء الله من الصبرين
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانظُرْ مَاذَا تَرَى قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِي إِن شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ
Transliterasyon
Fe lemmâ belega meahus sa’ye kâle yâ buneyye innî erâ fîl menâmi ennî ezbehuke fanzur mâzâ terâ, kâle yâ ebetif’al mâ tû’meru setecidunî inşâallâhu mines sâbirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> balagha maAAahu a<span class="b">l</span>ssaAAyaq<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> bunayya innee ar<span class="u">a</span> fee alman<span class="u">a</span>miannee a<span class="u">th</span>ba<span class="u">h</span>uka fa<span class="b">o</span>n<span class="i"><span class="u">th</span></span>ur m<span class="u">atha</span>tar<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> abati ifAAal m<span class="u">a</span> tu/marusatajidunee in sh<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hu mina a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>bireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İbrâhim'le berâber koşup gezecek çağa gelince İbrâhim, oğulcağızım demişti, ben, rüyamda, seni kesiyorum gördüm, bir bak, düşün, sen ne dersin buna? O da babacığım demişti, ne emredildiyse sana, onu yap, Allah dilerse beni sabredenlerden bulursun.
Ali Bulaç
Böylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): “Oğlum” dedi. “Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun.” (Oğlu İsmail) Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaAllah, beni sabredenlerden bulacaksın.”
Bayraktar Bayraklı
Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince, “Yavrucuğum! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün; ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulursun” diye cevap verdi.
Diyanet İşleri
Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi.*
Edip Yüksel
Onunla birlikte çalışma çağına varınca, "Oğlum" dedi, "Rüyamda seni boğazlamam gerektiğini görüyorum. Ne düşünüyorsun?" "Babacığım" dedi, "Sana emredileni uygula. ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
Erhan Aktaş
Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: “Ey oğulcuğum! Ben, uykumda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?” dedi. Çocuk: “Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Sonra ne zaman ki o müjdelenen çocuk kendisiyle birlikte koşacak duruma/o'nunla birlikte iş tutacak çağa geldi, o zaman İbrâhîm: “Oğulcuğum! Şüphesiz ben, bu, uyunan; sakin, ilgisiz, duyarsız; yerde, şüphesiz kendimi, seni perişan, mağdur ediyor görüyorum. Bak bakalım sen ne düşünürsün?” dedi. Oğlu: “Babacığım! Sen emrolunacağın şeyleri yap! İnşallah beni, sen yokken başıma gelecek tüm sıkıntılara, mağduriyetlere sabredenlerden bulacaksın” dedi.
Muhammed Esed
Ve (bir gün, çocuk, babasının) tutum ve davranışlarını anlayıp paylaşacak olgunluğa eriştiğinde babası şöyle dedi: "Ey yavrucuğum! Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm: bir düşün, ne dersin?" (İsmail): "Ey babacığım" dedi, "sana emredilen neyse onu yap: İnşallah beni sıkıntıya göğüs gerenler arasında bulacaksın!"
Mustafa İslamoğlu
Derken çocuk onun çaba ve tasasına ortak olacak olgunluğa eriştiğinde, (İbrahim) şöyle dedi: "Yavrucuğum! Kendimi rüyada seni kurban ederken görüyorum; bir bak bakalım, sen bu işe ne dersin?" (Oğul) "Babacığım!" dedi, "Sana emredileni yap; inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın."
Suat Yıldırım
Çocuk büyüyüp yanında koşacak çağa erişince bir gün ona: “Evladım, dedi, ben rüyamda seni kurban etmeye giriştiğimi görüyorum, nasıl yaparız bu işi, sen ne dersin bu işe! ”Oğlu: “Babacığım! dedi, hiç düşünüp çekinme, sana Allah tarafından ne emrediliyorsa onu yap. Allah'ın izniyle benim de sabırlı, dayanıklı biri olduğumu göreceksin! ”. [19, 54-55] {KM, Çıkış 13, 2;*
Süleyman Ateş
(Çocuk) Onun yanında koşma çağına erişince (İbrahim ona): "Yavrum, dedi, ben uykuda görüyorum ki ben seni kesiyorum; (düşün) bak, ne dersin?" (Çocuk): "Babacığım, sana emredileni yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.
Şaban Piriş
Çocuk, onunla çalışacak, yürüyecek bir yaşa gelince, ona dedi ki;-Oğulcuğum, bak, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum. Ne dersin? Oğlu;-Babacığım, sana emrolunanı yap! dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!.
Yaşar Nuri Öztürk
Çocuk onunla birlikte konuşacak yaşa gelince, İbrahim dedi: "Yavrucuğum, uykuda seni kestiğimi görüyorum. Bak bakalım, sen ne görürsün / sen ne dersin?" "Babacığım, dedi, emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın."
Edip-Layth-Martha
When he grew enough to work with him, he said, "My son, I am seeing in a dream that I am sacrificing you. What do you think?" He said, "O my father, do what you are commanded to do. You will find me, God willing, patient."
Muhammad Asad
And [one day,] when [the child] had become old enough to share in his [father's] endeavours,* the latter said: O my dear son! I have seen in a dream that I should sacrifice thee: consider, then, what would be thy view!" [Ishmael] answered: O my father! Do as thou art bidden: thou wilt find me, if God so wills, among those who are patient in adversity!"
Rashad Khalifa
When he grew enough to work with him, he said, "My son, I see in a dream that I am sacrificing you. What do you think?" He said, "O my father, do what you are commanded to do. You will find me, GOD willing, patient."*,
The Monotheist Group
And when he grew enough to work with him, he said: "My son, I am seeing in a dream that I am sacrificing you. What do you think?" He said: "O my father, do what you are commanded to do. You will find me, God willing, patient."