Saffat Sûresi117. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وآتيناهما | ا ت يETY | ve āteynāhumā | ve onlara verdik | And We gave both of them |
| 2 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitabı | the Book |
| 3 | المستبين | ب ي نBYN | l-mustebīne | açık ifadeli | the clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وءاتينهما الكتب المستبين
Arapça (Harekeli)
وَآتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَبِينَ
Transliterasyon
Ve âteynâ humel kitâbel mustebîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hum<span class="u">a</span> alkit<span class="u">a</span>baalmustabeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ikisine de her şeyi apaçık gösteren kitabı verdik.
Ali Bulaç
Ve ikisine anlatımı-açık kitabı verdik.
Bayraktar Bayraklı
Onlara apaçık kitabı verdik.
Diyanet İşleri
Her ikisine de apaçık anlaşılan bir kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Edip Yüksel
Ve o ikisine apaçık anlaşılan kitabı verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Erhan Aktaş
Onlara gerçekleri açıklayan kitap verdik.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, kendilerine o apaçık gösteren Kitab'ı verdik.
Muhammed Esed
Onlara (doğru ile eğriyi) ayırd eden ilahî kelâmı verdik,
Mustafa İslamoğlu
Onlara (hakkı batıldan seçip ayıran kitabı vermiş
Suat Yıldırım
Kendilerine gerçekleri apaçık gösteren o kitabı verdik.
Süleyman Ateş
Onlara açık ifadeli Kitabı verdik.
Şaban Piriş
O ikisine açıkça anlaşılan kitabı vermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, açık-seçik bilgi sunan Kitap'ı verdik.
Edip-Layth-Martha
We gave both the clear book.
Muhammad Asad
And We gave them the divine writ that made [right and wrong] distinct,*
Rashad Khalifa
We gave both of them the profound scripture.,
The Monotheist Group
And We gave both the clear Book.