Saffat Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve ne zaman | And when |
| 2 | ذكروا | ذ ك رZ̃KR | ƶukkirū | öğüt verilse | they are reminded, |
| 3 | لا | — | lā | not | |
| 4 | يذكرون | ذ ك رZ̃KR | yeƶkurūne | öğüt almazlar | they receive admonition. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا ذكروا لا يذكرون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَ
Transliterasyon
Ve izâ zukkirû lâ yezkurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> <span class="u">th</span>ukkiroo l<span class="u">a</span> ya<span class="u">th</span>kuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve öğüt verilince Kur'ân'la öğüt almazlar.
Ali Bulaç
Kendilerine öğüt verildiğinde, öğüt almıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine öğüt verilse, öğüt almıyorlar.
Diyanet İşleri
Kendilerine öğüt verildiği vakit öğüt almazlar.
Edip Yüksel
Kendilerine hatırlatıldığında öğüt almıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
Erhan Aktaş
Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.
Hakkı Yılmaz
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt kabul etmiyorlar.
Muhammed Esed
ve (hakikat) kendilerine hatırlatıldığında onu kavramaya yanaşmazlar;
Mustafa İslamoğlu
hatırlatıldığı zaman da öğüt almazlar;
Suat Yıldırım
Kendilerine nasihat edildiğinde uyarmaları dikkate almazlar.
Süleyman Ateş
Kendilerine öğüt verilse öğüt almıyorlar.
Şaban Piriş
Onlara öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Düşünüp taşınmaya çağırıldıklarında düşünmüyorlar.
Edip-Layth-Martha
When they are reminded, they do not care.
Muhammad Asad
and when they are reminded [of the truth], they refuse to take it to heart;
Rashad Khalifa
When reminded, they take no heed.,
The Monotheist Group
And when they are reminded, they do not care.