Saffat Sûresi142. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (4 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فالتقمهل ق مLGMfelteḳamehusonra onu yuttuThen swallowed him
2الحوتح و تḪVTl-Hūtubalıkthe fish,
3وهوvehuveve owhile he
4مليمل و مLVMmulīmunkendi kendisini kınarken(was) blameworthy.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فالتقمه الحوت وهو مليم

Arapça (Harekeli)

فَالْتَقَمَهُ الْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ

Transliterasyon

Feltekamehul hûtu ve huve mulîm(mulîmun).

Transliteration (Eng.)

Fa<span class="b">i</span>ltaqamahu al<span class="u">h</span>ootu wahuwamuleem<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Kınanmış bir haldeydi ki onu balık yutuvermişti.

Ali Bulaç

Derken onu balık yutmuştu, oysa o kınanmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Balık onu yuttu. O kınanmayı hak etmişti.

Diyanet İşleri

Yunus kendini kınayıp dururken onu bir balık yuttu.

Edip Yüksel

Balık onu yuttu, bundan o sorumluydu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.

Erhan Aktaş

O kendisini suçlayıp dururken, hut* onu yuttu.

Hakkı Yılmaz

Sonra o'nu “açgözlülük-bunalım” yutmuştu. O ise pişman olmuştu.

Muhammed Esed

(sonra o'nu denize atmışlar ve) denizde büyük balık tarafından yutulmuştu, çünkü kınananlardan biriydi.

Mustafa İslamoğlu

Derken o derin bir pişmanlıkla kıvranır haldeyken iri balık tarafından yakalanmıştı.

Suat Yıldırım

O yaptığından ötürü pişman bir vaziyette iken balık onu yutuverdi.

Süleyman Ateş

(Yunus, Rabbinden izinsiz olarak kavminden ayrıldığı için) Kendi kendisini kınarken (denize attılar) balık onu yuttu.

Şaban Piriş

O, kınanmış iken bir balık onu yuttu.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken kendisini balık yutmuştu. O kendi kendini kınayıp duruyordu.

Edip-Layth-Martha

Thus a whale swallowed him, and he was the one to blame.

Muhammad Asad

[and they cast him into the sea,] whereupon the great fish swallowed him, for he had been blameworthy.*

Rashad Khalifa

Consequently, the fish swallowed him, and he was the one to blame.,

The Monotheist Group

Thus a whale swallowed him, and he was the one to blame.