Saffat Sûresi148. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (4 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فآمنواا م نEMNfe āmenūve inandılarAnd they believed,
2فمتعناهمم ت عMTAfemetteǎ'nāhumbiz de onları geçindirdikso We gave them enjoyment
3إلىilākadarfor
4حينح ي نḪYNHīninbir süreyea while.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فامنوا فمتعنهم الى حين

Arapça (Harekeli)

فَآمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ إِلَى حِينٍ

Transliterasyon

Fe âmenû fe metta’nâhum ilâ hîn(hînin).

Transliteration (Eng.)

Fa<span class="u">a</span>manoo famattaAAn<span class="u">a</span>hum il<span class="u">a</span><span class="u">h</span>een<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken inandılar da onları muayyen bir zamana dek yaşattık, geçindirdik.

Ali Bulaç

Sonunda ona iman ettiler, Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.

Bayraktar Bayraklı

Ona inandılar, bu sebeple biz de onları belli bir süreye kadar refah içinde yaşattık.

Diyanet İşleri

Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.

Edip Yüksel

Onayladılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.

Erhan Aktaş

Bu sefer Yunus’a inandılar. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.

Hakkı Yılmaz

Sonunda inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.

Muhammed Esed

onlar, (bu defa o'na) inandılar; bunun üzerine Biz, verilen süre zarfında onlara mutlu bir hayat yaşattık.

Mustafa İslamoğlu

Bu kez onlar iman ettiler; bu yüzden Biz de onlara bir müddet müreffeh bir hayat yaşattık.

Suat Yıldırım

Yûnus onları tekrar hakka çağırınca, bu sefer iman ettiler. Biz de belirli bir süreye kadar onları hayattan istifade ettirdik.

Süleyman Ateş

İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

Şaban Piriş

Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.

Edip-Layth-Martha

They acknowledged, so We gave them enjoyment for a time.

Muhammad Asad

and [this time] they believed [in him]* and so We allowed them to enjoy their life during the time allotted to them?*

Rashad Khalifa

They did believe, and we let them enjoy this life.,

The Monotheist Group

And they believed, so We gave them enjoyment for a time.