Saffat Sûresi50. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأقبل | ق ب لGBL | fe eḳbele | dönmüş | And (will) approach |
| 2 | بعضهم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Duhum | biri | some of them |
| 3 | على | — | ǎlā | to | |
| 4 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | diğerine | others |
| 5 | يتساءلون | س ا لSEL | yetesā'elūne | soruyorlar | questioning one another. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاقبل بعضهم على بعض يتساءلون
Arapça (Harekeli)
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ
Transliterasyon
Fe akbele ba’duhum alâ ba’dın yetesâelûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faaqbala baAA<span class="u">d</span>uhum AAal<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>inyatas<span class="u">a</span>aloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir kısmı, bir kısmına döner de birbirlerine sorarlar.
Ali Bulaç
Böyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, birbirlerine soruyorlar:
Bayraktar Bayraklı
İşte o zaman, birbirlerine dönerek soracaklar.
Diyanet İşleri
İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.
Edip Yüksel
Birbirlerine dönüp soruşurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken birbirine dönüp sorarlar:
Erhan Aktaş
Birbirleriyle karşılıklı sohbet ediyorlar.
Hakkı Yılmaz
Sonra da bazısı bazısına dönüp birbirlerine sorarlar.
Muhammed Esed
Hepsi dönüp (geçmiş hayatları hakkında) birbirlerine sorular soracaklar.
Mustafa İslamoğlu
İşte onlar da (berikiler gibi) birbirlerine yönelerek sualler soracaklar.
Suat Yıldırım
Birbirleriyle sohbete girerler.
Süleyman Ateş
Bunlar birbirine dönmüş soruyorlar:
Şaban Piriş
İşte o zaman birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar:
Yaşar Nuri Öztürk
Birbirlerine dönüp birşeyler sorarlar.
Edip-Layth-Martha
So then they approached one another, questioning.
Muhammad Asad
And they will all turn to one another, asking each other [about their past lives].*
Rashad Khalifa
They will come to each other, and confer with one another.,
The Monotheist Group
So then they approached one another, questioning.