Saffat Sûresi54. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He (will) say, |
| 2 | هل | — | hel | """Will" | |
| 3 | أنتم | — | entum | siz | you |
| 4 | مطلعون | ط ل عŦLA | muTTaliǔne | bakar mısınız? | "be looking?""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال هل انتم مطلعون
Arapça (Harekeli)
قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ
Transliterasyon
Kâle hel entum muttaliûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la hal antum mu<span class="u">tt</span>aliAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Der ki: Ne oldu o, bakıp gördünüz mü acaba?
Ali Bulaç
(Konuşan yanındakilere) Der ki: "Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz?"
Bayraktar Bayraklı
“Siz onun durumuna vâkıf olmak ister misiniz?” dedi.
Diyanet İşleri
(O zat, dünyada geçmiş olan hadiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teala orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vakıf mısınız? dedi.
Edip Yüksel
(Yanındakilere,) "Bakar mısınız?" der.
Elmalılı Hamdi Yazır
"Siz onu tanır mısınız?" der.
Erhan Aktaş
“Siz yakından bilenler misiniz?” derdi.
Hakkı Yılmaz
Dedi ki: “Siz onu tanıyan, bilen biri misiniz?”
Muhammed Esed
(Ve) ekleyecek: "Bakmak (ve onu görmek) ister misiniz?"
Mustafa İslamoğlu
(Sözüne devamla) sordu: "Onun halini görmek ister misin?"
Suat Yıldırım
54, 55, 56, 57. “Şimdi ister misiniz onu size göstereyim? ” Onlar da arzu edince, derhal bir tarama yapıp onu cehennemin tam ortasında bulur. “Vallahi, nerdeyse beni de düştüğün o helâke sürükleyecektin! Rabbimin hidâyet nimeti yetişmeseydi, eli kolu kelepçeli getirilip o azaba atılanlardan olacaktım! ” [7, 43]
Süleyman Ateş
(Sonra yanındakilere): "Bakar mısınız?" dedi.
Şaban Piriş
-ona ne olduğunu görüyor musunuz? der birisi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Siz de bir araştırır mısınız?"
Edip-Layth-Martha
He said, "Can anyone find him?"
Muhammad Asad
[And] he adds: Would you like to look [and see him]?"
Rashad Khalifa
He will say, "Just take a look!",
The Monotheist Group
He said: "Can anyone find him?"