Saffat Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | Not | |
| 2 | يسمعون | س م عSMA | yessemmeǔne | dinleyemezler | they may listen |
| 3 | إلى | — | ilā | to | |
| 4 | الملإ | م ل اMLE | l-melei | melekleri | the assembly |
| 5 | الأعلى | ع ل وALV | l-eǎ'lā | yüce | [the] exalted, |
| 6 | ويقذفون | ق ذ فGZ̃F | veyuḳƶefūne | ve taşlanırlar | are pelted |
| 7 | من | — | min | from | |
| 8 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 9 | جانب | ج ن بCNB | cānibin | yandan | side, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا يسمعون الى الملا الاعلى ويقذفون من كل جانب
Arapça (Harekeli)
لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ
Transliterasyon
Lâ yessemmeûne ilel meleil a’lâ ve yukzefûne minkulli cânib(cânibin).
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> yassammaAAoona il<span class="u">a</span> almala-ial-aAAl<span class="u">a</span> wayuq<span class="u">th</span>afoona min kulli j<span class="u">a</span>nib<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
En yüce melekler topluluğunun sözlerini duyamazlar ve her yandan sürülüp kovulurlar.
Ali Bulaç
Ki onlar, Mele'i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;
Bayraktar Bayraklı
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler ve her taraftan atışa tutulurlar.
Diyanet İşleri
Onlar, artık mele-i a'la'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
Edip Yüksel
Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
Erhan Aktaş
Mele-i A’lâ’ya* kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.
Hakkı Yılmaz
(7-10)Kur’ân'dan, az da olsa yararlanan ve –roketle uzaya çıkanlar hariç– sürekli gayret içinde olan, herkesçe dışlanan ve Kur’ân'a kulak vermeyen tüm düşünce yetilerinden koruduk; bunlar uzayda işe yaramaz, faaliyet gösteremez.*
Muhammed Esed
(ki) onlar, (o bilinmeyeni bilmek isteyenler,) yüce sakinler topluluğuna kulak veremesinler ve her taraftan kovulup sürülsünler,
Mustafa İslamoğlu
ki yüce katın sakinlerini dinleme (girişiminde) bulunamasınlar ve her yandan yüz geri edilsinler;
Suat Yıldırım
Onlar Mele-i Âla'ya yükselip dinleyemezler ve her taraftan bombardımana tutulurlar.
Süleyman Ateş
O (şeyta)nlar mele-i A'layı (yüce melekler topluluğunu) dinleyemezler; her yandan kendilerine (ışınlar) atılır.
Şaban Piriş
Onlar, yüce alemi işitemezler, her yandan kovulurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler. Ve her taraftan atışa tutulurlar;
Edip-Layth-Martha
They cannot listen to the command up high; and they are bombarded from every side.
Muhammad Asad
[so that] they [who seek to learn the unknowable] should not be able to overhear the host on high,* but shall be repelled from all sides,
Rashad Khalifa
They cannot spy on the High Society; they get bombarded from every side.,
The Monotheist Group
They cannot listen to the command up high; and they are bombarded from every side.