Sad Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 2 | سخرنا | س خ رSḢR | seḣḣarnā | boyun eğdirmiştik | subjected |
| 3 | الجبال | ج ب لCBL | l-cibāle | dağları | the mountains |
| 4 | معه | — | meǎhu | onunla beraber | with him |
| 5 | يسبحن | س ب حSBḪ | yusebbiHne | tesbih ederlerdi | glorifying |
| 6 | بالعشي | ع ش وAŞV | bil-ǎşiyyi | akşam | in the evening |
| 7 | والإشراق | ش ر قŞRG | vel'işrāḳi | ve sabah | and [the] sunrise. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا سخرنا الجبال معه يسبحن بالعشى والاشراق
Arapça (Harekeli)
إِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِشْرَاقِ
Transliterasyon
İnnâ sahharnel cibâle meahu yusebbıhne bil aşiyyi vel işrâk|ı|.
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> sakhkharn<span class="u">a</span> aljib<span class="u">a</span>lamaAAahu yusabbi<span class="u">h</span>na bi<span class="b">a</span>lAAashiyyi wa<span class="b">a</span>l-ishr<span class="u">a</span>q<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz, dağları râm etmiştik ona, akşam ve kuşluk çağlarında onunla berâber Rabbi tenzîh ederlerdi.
Ali Bulaç
Doğrusu Biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah kendisiyle birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu biz, dağları Dâvûd'un emrine vermiştik. Gece-gündüz onunla birlikte Allah'ı anmaktadırlar.
Diyanet İşleri
Biz, dağları onun emrine vermiştik.Akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi.
Edip Yüksel
Dağları onun emrine vermiştik; onunla birlikte akşamleyin ve tan doğumu (Tanrı'yı) yüceltirlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşamsabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
Erhan Aktaş
Dağları emrine amade kıldık. Akşamdan gündoğumuna* onunla birlikte tesbih* ederlerdi.
Hakkı Yılmaz
Gerçekten Biz, dağlara boyun eğdirdik/yapısal olarak insanların yararına kullanılacak biçimde yarattık. Her zaman kendisiyle birlikte Allah'ı noksanlıklardan arındırırlardı.
Muhammed Esed
(ve bunun için,) her sabah ve her akşam sınırsız kudret ve egemenliğimizi anarken dağları o'na eşlik ettirirdik,
Mustafa İslamoğlu
İşte bu yüzden, her sabah ve her akşam, onunla birlikte emrimize amade kıldığımız dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirirdi;
Suat Yıldırım
18, 19. Biz sabah akşam kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri için dağları, toplu haldeki kuşları onun hizmetine vermiştik. Her biri onun âhengine katılır, beraber zikrederlerdi. [34, 10]
Süleyman Ateş
Biz dağları onunla beraber (tesbih etmeleri için) boyun eğdirmiştik; akşam sabah onunla tesbih ederler (onun yaptığı tesbihle çınlarlar)dı.
Şaban Piriş
Biz, dağları ona boyun eğdirmiştik. Akşam sabah onunla tesbih ederlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dağları onunlar birlikte buyruk altına almıştık: Akşam-sabah birlikte tespih ederlerdi.
Edip-Layth-Martha
We committed the mountains to glorify with him, during dusk and dawn.
Muhammad Asad
[and for this,] behold, We caused* the mountains to join him in extolling Our limitless glory at eventide and at sun­rise,
Rashad Khalifa
We committed the mountains in his service, glorifying with him night and day.,
The Monotheist Group
We commissioned the mountains to glorify with him, at dusk and dawn.