Sad Sûresi22. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (23 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إذ | — | iƶ | hani | When |
| 2 | دخلوا | د خ لD̃ḢL | deḣalū | girmişlerdi | they entered |
| 3 | على | — | ǎlā | yanına | upon |
| 4 | داوود | — | dāvūde | Davud'un | Dawood |
| 5 | ففزع | ف ز عFZA | fe fe ziǎ | ve korkmuştu | and he was afraid |
| 6 | منهم | — | minhum | onlardan | of them, |
| 7 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | they said, |
| 8 | لا | — | lā | """(Do) not" | |
| 9 | تخف | خ و فḢVF | teḣaf | korkma | fear. |
| 10 | خصمان | خ ص مḢṦM | ḣismāni | biz iki davacıyız | (We are) two litigants, |
| 11 | بغى | ب غ يBĞY | beğā | saldırdı | has wronged |
| 12 | بعضنا | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dunā | birimiz | one of us |
| 13 | على | — | ǎlā | hakkına | to |
| 14 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | ötekinin | another, |
| 15 | فاحكم | ح ك مḪKM | feHkum | şimdi sen hükmet | so judge |
| 16 | بيننا | ب ي نBYN | beynenā | aramızda | between us |
| 17 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | hak ile | in truth |
| 18 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 19 | تشطط | ش ط طŞŦŦ | tuşTiT | haksızlık etme | be unjust |
| 20 | واهدنا | ه د يHD̃Y | vehdinā | bizi götür | and guide us |
| 21 | إلى | — | ilā | to | |
| 22 | سواء | س و يSVY | sevā'i | ortasına (adalete) | an even |
| 23 | الصراط | ص ر طṦRŦ | S-SirāTi | yolun | [the] path. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اذ دخلوا على داود ففزع منهم قالوا لا تخف خصمان بغى بعضنا على بعض فاحكم بيننا بالحق ولا تشطط واهدنا الى سواء الصرط
Arapça (Harekeli)
إِذْ دَخَلُوا عَلَى دَاوُودَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْ خَصْمَانِ بَغَى بَعْضُنَا عَلَى بَعْضٍ فَاحْكُم بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَا إِلَى سَوَاءِ الصِّرَاطِ
Transliterasyon
İz dehalû alâ dâvûde fe fezia minhum kâlû lâ tehaf, hasmâni begâ ba’dunâ alâ ba’dın fahkum beynenâ bil hakkı ve lâ tuştıt vehdinâ ilâ sevâis sırât|ı|.
Transliteration (Eng.)
Ith dakhaloo AAal<span class="u">a</span> d<span class="u">a</span>woodafafaziAAa minhum q<span class="u">a</span>loo l<span class="u">a</span> takhaf kha<span class="u">s</span>m<span class="u">a</span>nibagh<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>un<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>infa<span class="b">o</span><span class="u">h</span>kum baynan<span class="u">a</span> bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi wal<span class="u">a</span>tush<span class="u">t</span>i<span class="u">t</span> wa<span class="b">i</span>hdin<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> saw<span class="u">a</span>-ia<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>ir<span class="u">at</span><span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani Dâvûd'un tapısına girmişlerdi de Dâvûd, onlardan pek korkmuştu; korkma demişlerdi, iki hısımız, birimiz, öbürünün hakkına tecâvüz etti, adâletle hükmet aramızda, birimize meylederek hakkı aşma ve bizi dosdoğru yola sevket.
Ali Bulaç
Davud'a girdiklerinde, o, onlardan ürkmüştü; dediler ki: "Korkma, iki davacıyız, birimiz diğerimize haksızlıkta bulundu. Şimdi sen aramızda hak ile hükmet, kararında zulme sapma ve bizi doğru yolun ortasına yöneltip-ilet."
Bayraktar Bayraklı
Ansızın Dâvûd'un yanına girdiklerinde, onlardan korktu. Onlar şöyle demişlerdi: “Korkma, birbirine haksızlık etmiş iki davalıyız. Aramızda adaletle hükmet, adaletten ayrılma, bizi doğru çözüme ulaştır.”
Diyanet İşleri
Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. "Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız, aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster" dediler.*
Edip Yüksel
Davud'un yanına girdiklerinde onlardan irkilmişti. "Korkma" demişlerdi, "Birbirinin hakkını çiğneyen iki davacı… Aramızda gerçeğe göre hüküm ver, haksızlık etme. Bize yolun ortasını göster."
Elmalılı Hamdi Yazır
Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar.
Erhan Aktaş
Davud’un yanına girdiklerinde o, onlardan korktu. “Korkma! İki davacıyız. Birimiz ötekine haksızlık etti. Şimdi sen, hakkımızda hakk ile karar ver. Haksızlık etme. Bize makul olan yolu göster.” dediler.
Hakkı Yılmaz
(22,23)Dâvûd'un yanına girdiklerinde o, onlardan korkuvermişti. Ona, “Korkma! Biz, iki davacıyız. Kimimiz, kimimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver, haksızlık etme ve bizi doğru yolun ortasına yönelt” dediler. Birisi de dedi ki: “İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz koyunu var, benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken, ‘Onu da bana ver’ dedi ve konuşmada bana üstün geldi/tartışmada beni yendi.”
Muhammed Esed
Davud, onları yanında görünce telaşlanıp korktu; bunun üzerine: "Korkma!" dediler, "Biz (sadece) iki dâvâcıyız. Birimiz ötekinin hakkına tecavüz etti: şimdi aramızda adaletle karar ver, doğrudan ayrılma ve (ikimize) dürüstlük yolunu göster".
Mustafa İslamoğlu
Yanına aniden girdiklerini görünce Davud onlardan dolayı telaşa kapıldı. Onlar "Korkma!" dediler, "Biz (sadece) iki davalıyız; birimiz diğerinin hakkına tecavüz etti: şimdi sen aramızdan hakkaniyetle karar ver ve doğrudan ayrılma; bize de doğru yolu göster!
Suat Yıldırım
21, 22. O mahkemeleşen hasımların olayından haberin oldu mu? Onlar mâbedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına birden girince o, onlardan ürktü. Onlar da “Korkma! dediler, biz sadece birbirimize hakkı geçen iki dâvalıyız. Senden dileğimiz: Aramızda adaletle hükmet, haktan uzaklaşma ve bize tam doğruyu göster. ” {KM, II Samuel 11; Mezmurlar 2, 7}
Süleyman Ateş
Davud'un yanına girmişlerdi de (Davud) onlardan korkmuştu: "Korkma, dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, ötekinin hakkına saldırdı. Şimdi sen aramızda hak ile hükmet, (adaletten ayrılıp bize) zulmetme. Bizi yolun ortasına (adalete) götür."
Şaban Piriş
Davudun yanına girmişlerdi. Davut da onlardan korkmuştu.-Korkma, dediler. Birbirinin hakkını yemiş iki davacıyız. Aramızda hakkıyla hüküm ver. Haktan ayrılma. Bize orta yolu buldur.
Yaşar Nuri Öztürk
Davud'un yanına girmişlerdi de onlardan korkmuştu. "Korkma, dediler, biz iki davacıyız. Birimiz ötekinin hakkını çiğnedi. Şimdi sen, aramızda hak ile hükmet, adaletsizlik etme. Bizi yolun denge noktasına ilet."
Edip-Layth-Martha
When they entered upon David, he was startled by them. They said, "Have no fear. We are two who have disputed, and one has wronged the other, so judge between us with truth, and do not wrong us, and guide us to the right path."
Muhammad Asad
As they came upon David, and he shrank back in fear from them, they said: Fear not! [We are but] two litigants. One of us has wronged the other: so judge thou between us with justice, and deviate not from what is right, and show [both of] us the way to rectitude.
Rashad Khalifa
When they entered his room, he was startled. They said, "Have no fear. We are feuding with one another, and we are seeking your fair judgment. Do not wrong us, and guide us in the right path.,
The Monotheist Group
When they entered upon David, he was startled by them. They said: "Have no fear. We are two who have disputed, and one has wronged the other, so judge between us with the truth, and do not wrong us, and guide us to the right path."