Sad Sûresi23. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | doğrusu | Indeed, |
| 2 | هذا | — | hāƶā | bu | this |
| 3 | أخي | ا خ وEḢV | eḣī | kardeşimin | (is) my brother, |
| 4 | له | — | lehu | vardır | he has |
| 5 | تسع | ت س عTSA | tis'ǔn | (doksan) dokuz | ninety-nine |
| 6 | وتسعون | ت س عTSA | ve tis'ǔne | doksan (dokuz) | ninety-nine |
| 7 | نعجة | ن ع جNAC | neǎ'ceten | koyunu | ewe(s) |
| 8 | ولي | — | veliye | benim ise vardır | while I have |
| 9 | نعجة | ن ع جNAC | neǎ'cetun | koyunum | ewe |
| 10 | واحدة | و ح دVḪD̃ | vāHidetun | bir tek | "one;" |
| 11 | فقال | ق و لGVL | feḳāle | fakat (kardeşim) dedi | so he said, |
| 12 | أكفلنيها | ك ف لKFL | ekfilnīhā | onu da bana ver | """Entrust her to me,""" |
| 13 | وعزني | ع ز زAZZ | ve ǎzzenī | ve bana ağır bastı | and he overpowered me |
| 14 | في | — | fī | in | |
| 15 | الخطاب | خ ط بḢŦB | l-ḣiTābi | konuşmada | "[the] speech.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان هذا اخى له تسع وتسعون نعجة ولى نعجة وحدة فقال اكفلنيها وعزنى فى الخطاب
Arapça (Harekeli)
إِنَّ هَذَا أَخِي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ أَكْفِلْنِيهَا وَعَزَّنِي فِي الْخِطَابِ
Transliterasyon
İnne hâzâ ahî lehu tis’un ve tis’ûne na’ceten ve liye na’cetun vâhidetun fe kâle ekfilnîhâ ve azzenî fîl hıtâb|i|.
Transliteration (Eng.)
Inna h<span class="u">atha</span> akhee lahu tisAAunwatisAAoona naAAjatan waliya naAAjatun w<span class="u">ah</span>idatun faq<span class="u">a</span>laakfilneeh<span class="u">a</span> waAAazzanee fee alkhi<span class="u">ta</span>b<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki şu, benim kardeşimdir, doksan dokuz dişi koyunu var ve benimse bir tek dişi koyunum; öyleyken onu da bana ver dedi ve konuşmamızda beni alt da etti.
Ali Bulaç
"Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen "Onu da benim payıma (koyunlarıma) kat" dedi ve bana, konuşmada üstün geldi."
Bayraktar Bayraklı
“Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim de bir koyunum var. ‘Onu da bana ver' dedi ve beni konuşmada yendi.”
Diyanet İşleri
(Onlardan biri şöyle dedi:) Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken "Onu da bana ver" dedi ve tartışmada beni yendi.
Edip Yüksel
"Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken, "Onu da bana ver" dedi ve tartışmada bana üstün geldi.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.
Erhan Aktaş
Bu benim kardeşim* Onun doksan dokuz koyunu var ve benim bir tek koyunum var. Buna rağmen onu da kendisine vermemi istedi ve tartışmamızda bana üstünlük sağladı.*
Hakkı Yılmaz
(22,23)Dâvûd'un yanına girdiklerinde o, onlardan korkuvermişti. Ona, “Korkma! Biz, iki davacıyız. Kimimiz, kimimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver, haksızlık etme ve bizi doğru yolun ortasına yönelt” dediler. Birisi de dedi ki: “İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz koyunu var, benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken, ‘Onu da bana ver’ dedi ve konuşmada bana üstün geldi/tartışmada beni yendi.”
Muhammed Esed
"Bu benim kardeşim: Onun doksandokuz koyunu var, benimse (sadece) bir koyunum; buna rağmen, 'onu bana ver' dedi ve bu tartışmada bana zorla dediğini yaptırdı".
Mustafa İslamoğlu
İşte bu benim kardeşim; onun doksan dokuz koyunu var, benimse yalnızca bir tek koyunum; buna rağmen o, "Onu da bana ver" dedi ve dediğini zorla yaptırdı.
Suat Yıldırım
“Benim şu (din) kardeşimin doksan dokuz koyunu var, benimse bir tek koyunum! Böyle iken “onu da bana bırak! ” dedi ve çenesiyle beni bastırdı. ”
Süleyman Ateş
Bu kardeşimin doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken Onu da bana ver" dedi ve konuşmada bana ağır bastı (onunla baş edemedim.)"
Şaban Piriş
-Bu benim kardeşimdir, Onun doksan dokuz koyunu, benim ise tek bir koyunum var. “Onu da bana ver” dedi ve konuşmada bana üstün geldi.
Yaşar Nuri Öztürk
"Şu benim kardeşimdir. Kendisinin doksandokuz koyunu var. Benimse birtek koyunum var. Buna rağmen, onu da bana ver dedi ve tartışmada bana galip geldi."
Edip-Layth-Martha
"This is my brother and he owns ninety nine lambs, while I own one lamb; so he said to me: ‘Let me take care of it' and he pressured me."*
Muhammad Asad
Behold, this is my brother: he has ninety-nine ewes, whereas I have [only] one ewe - and yet he said, 'Make her over to me,' and forcibly prevailed against me in this [our] dispute."
Rashad Khalifa
"This brother of mine owns ninety nine sheep, while I own one sheep. He wants to mix my sheep with his, and continues to pressure me.",
The Monotheist Group
"This is my brother and he owns ninety-nine lambs, while I own one lamb; so he said to me: "'Let me take care of it' and he pressured me."