Nisa Sûresi146. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (18 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إلاillāancak hariçtirExcept
2الذينelleƶīnekimselerthose who
3تابوات و بTVBtābūtevbe edenlerrepent
4وأصلحواص ل حṦLḪve eSleHūve uslananlarand correct (themselves)
5واعتصمواع ص مAṦMveǎ'teSamūve yapışanlarand hold fast
6باللهbillahiAllah'ato Allah
7وأخلصواخ ل صḢLṦve eḣleSūve yapanlarand are sincere
8دينهمد ي نD̃YNdīnehumdinlerini(in) their religion
9للهlillahisırf Allah içinfor Allah,
10فأولئكfeulāikeişte onlarthen those (will be)
11معmeǎberaberdirwith
12المؤمنينا م نEMNl-mu'minīnemü'minlerlethe believers.
13وسوفve sevfeyakındaAnd soon
14يؤتا ت يETYyu'tiverecektirwill be given
15اللهllahuAllah da(by) Allah
16المؤمنينا م نEMNl-mu'minīnemü'minlerethe believers
17أجراا ج رECRecranbir mükafata reward,
18عظيماع ظ مAƵMǎZīmenbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الا الذين تابوا واصلحوا واعتصموا بالله واخلصوا دينهم لله فاولئك مع المومنين وسوف يوت الله المومنين اجرا عظيما

Arapça (Harekeli)

إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا وَأَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللَّهِ وَأَخْلَصُوا دِينَهُمْ لِلَّهِ فَأُولَئِكَ مَعَ الْمُؤْمِنِينَ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ أَجْرًا عَظِيمًا

Transliterasyon

İllellezîne tâbû ve aslehû va’tesamû billâhi ve ahlesû dînehum lillâhi fe ulâike meal mu’minîn|e|, ve sevfe yu’tillâhul mu’minîne ecren azîmâ(azîmen).

Transliteration (Eng.)

Ill<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena t<span class="u">a</span>boowaa<span class="u">s</span>la<span class="u">h</span>oo wa<span class="b">i</span>AAta<span class="u">s</span>amoo bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiwaakhla<span class="u">s</span>oo deenahum lill<span class="u">a</span>hi faol<span class="u">a</span>-ika maAAaalmu/mineena wasawfa yu/ti All<span class="u">a</span>hu almu/mineena ajran AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak tövbe edenler, ıslah olanlar, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerinde ihlas sahibi bulunanlar müstesna. Onlar, inananlarladır ve Allah, müminlere pek büyük bir ecir verecektir.

Ali Bulaç

Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Ancak tövbe edenler, hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar, dinlerini sadece Allah'a tahsis edenler; işte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah ileride bütün müminlere büyük ödül verecektir.

Diyanet İşleri

Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.

Edip Yüksel

Ancak tövbe eden, durumunu düzelten, ALLAH'a sarılan ve dinlerini sadece ALLAH'a ait kılanlar başka… Bunlar, gerçeği onaylayanlarla birliktedir. ALLAH gerçeği onaylayanlara daha sonra büyük bir ödül verecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.

Erhan Aktaş

Ancak tövbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah’ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah’a has kılanlar hariç. İşte bunlar, mü’minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, mü’minlere büyük bir ödül verecektir.

Hakkı Yılmaz

(145,146)Şüphesiz ki münâfıklar –tevbe edenler, düzeltenler, Allah'a sıkıca sarılanlar ve dinlerini Allah için arıtan kimseler müstesna; artık bunlar, mü’minlerle beraberdirler ve Allah, mü’minlere büyük bir ecir verecektir –, Ateş'ten, en aşağı tabakadadırlar. Sen de onlara bir yardım edici bulamazsın.

Muhammed Esed

Ancak tevbe edenler, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O'na yürekten inanıp bağlananlar hariç: Zira bunlar müminlerle birlikte olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah bütün müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki tevbe edenler, gidişatını düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve Allah'a itaatte samimi olanlar hariç; işte bunlar mü'minlerle birlikte olacaklar ve zamanı geldiğinde Allah mü'minlere muhteşem bir ödül verecek.

Suat Yıldırım

Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler ve Allah'a sımsıkı sarılanlar ve bütün samimiyetleriyle sırf Allah'a itaat edenler müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdir. Allah müminlere de büyük mükâfat verecektir.

Süleyman Ateş

Ancak tevbe edenler, uslananlar, Allah'a yapışanlar ve dinlerini sırf Allah için yapanlar (yalnız O'na tapanlar), işte onlar mü'minlerle beraberdir; Allah da yakında mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.

Şaban Piriş

Ancak, tevbe edenler, hallerini düzeltip, Allaha bağlananlar ve dinlerini Allah için arındıranlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak tövbe edip hallerini düzelterek Allah'a yapışan ve dinlerini samimiyetle Allah'a özgülüyenler müstesnadır. İşte böyleleri, müminlerle beraber olacaktır. Ve Allah, müminlere yakında çok büyük bir ödül verecektir.

Edip-Layth-Martha

As for those who repent, amend, hold fast to God, and devote their system to God; these will be with those who acknowledge. God will grant those who acknowledge a great reward.

Muhammad Asad

But excepted shall be they who repent, and live righteously, and hold fast unto God, and grow sincere in their faith in God alone: for these shall be one with the believers - and in time God will grant to all believers a mighty reward.

Rashad Khalifa

Only those who repent, reform, hold fast to GOD, and devote their religion absolutely to GOD alone, will be counted with the believers. GOD will bless the believers with a great recompense.,

The Monotheist Group

Except those who repent, and amend, and hold fast to God, and are loyal in their system to God; then these will be with the believers. And God will give the believers a great recompense.