Nisa Sûresi65. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلا | — | felā | Zira YOK | But no, |
| 2 | وربك | ر ب بRBB | verabbike | ve Rabbini | by your Lord, |
| 3 | لا | — | lā | olmazlar | not |
| 4 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | DOĞRULAYAMAZLAR | will they believe |
| 5 | حتى | — | Hattā | edene DEK | until |
| 6 | يحكموك | ح ك مḪKM | yuHakkimūke | seni hakemleri | they make you judge |
| 7 | فيما | — | fīmā | -şeylerde | about what |
| 8 | شجر | ش ج رŞCR | şecera | dallanmış-/dallanıp budaklanmış- | arises |
| 9 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | aralarındaki- | between them, |
| 10 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 11 | لا | — | lā | not | |
| 12 | يجدوا | و ج دVCD̃ | yecidū | bulamazlar | they find |
| 13 | في | — | fī | -için | in |
| 14 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusihim | canları/kendileri- | themselves |
| 15 | حرجا | ح ر جḪRC | Haracen | bir güç | any discomfort |
| 16 | مما | — | mimmā | -şeylerden | about what |
| 17 | قضيت | ق ض يGŽY | ḳaDeyte | bitirilmiş- | you (have) decided |
| 18 | ويسلموا | س ل مSLM | ve yusellimū | ve barışırlarsa | and submit |
| 19 | تسليما | س ل مSLM | teslīmen | barışın | (in full) submission. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلا وربك لا يومنون حتى يحكموك فيما شجر بينهم ثم لا يجدوا فى انفسهم حرجا مما قضيت ويسلموا تسليما
Arapça (Harekeli)
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لَا يَجِدُوا فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Transliterasyon
Fe lâ ve rabbike lâ yu’minûne hattâ yuhakkimûke fîmâ şecere beynehum summe lâ yecidû fî enfusihim harecen mimmâ kadayte ve yusellimû teslîmâ(teslîmen).
Transliteration (Eng.)
Fal<span class="u">a</span> warabbika l<span class="u">a</span> yu/minoona <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>yu<span class="u">h</span>akkimooka feem<span class="u">a</span> shajara baynahum thumma l<span class="u">a</span>yajidoo fee anfusihim <span class="u">h</span>arajan mimm<span class="u">a</span> qa<span class="u">d</span>aytawayusallimoo tasleem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat öyle değil; andolsun Rabbine ki onlar iman etmiş olmazlar aralarında çıkan ihtilâflarda seni hakem etmedikçe ve sonra da yüreklerinde hiçbir sıkıntı, üzüntü duymadan verdiğin hükmü kabul eylemedikçe ve tamamıyla sana teslîm olmadıkça.
Ali Bulaç
Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan derin anlaşmazlık konusunda seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.
Diyanet İşleri
Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.*
Edip Yüksel
Hayır, Rabbine andolsun, anlaşmazlıklarında seni aralarında hakem kılmadıkça ve verdiğin kararı, kalplerinde bir burukluk duymadan kabul etmedikçe ve tam teslim olmadıkça gerçeği onaylamış olmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır! Rabbine andolsun ki iş bildikleri gibi değil, onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olamazlar.
Erhan Aktaş
Hayır! Rabb’ine ant olsun ki, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda, seni hakem tayin edip, sonra da verdiğin hükme tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.
Hakkı Yılmaz
Artık, hayır! Rabbine andolsun ki onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymadıkça ve tam bir güvenlikle güvenlik sağlamadıkça iman etmiş olamazlar.
Muhammed Esed
Ama hayır, Rabbine andolsun ki onlar, (ey peygamber), aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tâbi olmadıkça, (gerçekten) inanmış olmazlar.
Mustafa İslamoğlu
Ama hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında tartıştıkları her konuda seni hakem yapmadıkça, sonra da senin hükmüne içlerinde hiçbir tereddüt taşımaksızın tam bir teslimiyetle uymadıkça iman etmiş sayılmazlar.
Suat Yıldırım
Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça iman etmiş olmazlar. *
Süleyman Ateş
Hayır, Rabin hakkı için onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyle teslim olmadıkça inanmış olmazlar.
Şaban Piriş
Hayır, Rabbine andolsun ki, Aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tanıyıp, senin verdiğin hükme içlerinde hiç bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, Rabbine yemin olsun ki iş, onların sandığı gibi değil. Onlar, aralarında çıkan karmaşık işlerde seni hakem yapıp verdiğin hükümle ilgili olarak, içlerinde hiçbir burukluk duymadan tam bir teslimiyete ulaşmadıkça iman etmiş olamazlar.
Edip-Layth-Martha
No, by your Lord, they will not acknowledge until they make you judge in what they dispute with each other, then they will not find in their persons any animosity for what you have decided, and they will yield completely.*
Muhammad Asad
But nay, by thy Sustainer! They do not [really] believe unless they make thee [O Prophet] a judge of all on which they disagree among themselves, and then find in their hearts no bar to an acceptance of thy decision and give themselves up [to it] in utter self-surrender.*
Rashad Khalifa
Never indeed, by your Lord; they are not believers unless they come to you to judge in their disputes, then find no hesitation in their hearts whatsoever in accepting your judgment. They must submit a total submission.,
The Monotheist Group
No, by your Lord, they will not believe until they make you judge in what they dispute with each other, then they will not find in their souls any animosity for what you have decided, and they will comply completely.