Nisa Sûresi66. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولو | — | velev | ve eğer | And if |
| 2 | أنا | — | ennā | biz | [that] We |
| 3 | كتبنا | ك ت بKTB | ketebnā | yazsaydık | (had) decreed |
| 4 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | on them |
| 5 | أن | — | eni | that, | |
| 6 | اقتلوا | ق ت لGTL | ḳtulū | öldürün | """Kill" |
| 7 | أنفسكم | ن ف سNFS | enfusekum | kendinizi | "yourselves""" |
| 8 | أو | — | evi | ya da | or |
| 9 | اخرجوا | خ ر جḢRC | ḣrucū | çıkın | """Go forth" |
| 10 | من | — | min | -dan | from |
| 11 | دياركم | د و رD̃VR | diyārikum | yurtlarınız- | "your homes,""" |
| 12 | ما | — | mā | not | |
| 13 | فعلوه | ف ع لFAL | feǎlūhu | bunu yapmazlardı | they would have done it |
| 14 | إلا | — | illā | hariç | except |
| 15 | قليل | ق ل لGLL | ḳalīlun | pek azı | a few |
| 16 | منهم | — | minhum | içlerinden | of them. |
| 17 | ولو | — | velev | eğer | But if |
| 18 | أنهم | — | ennehum | onlar | [that] they |
| 19 | فعلوا | ف ع لFAL | feǎlū | yapsalardı | had done |
| 20 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 21 | يوعظون | و ع ظVAƵ | yūǎZūne | öğütlenen | they were advised |
| 22 | به | — | bihi | kendilerine | with [it], |
| 23 | لكان | ك و نKVN | lekāne | elbette olurdu | surely (it) would have been |
| 24 | خيرا | خ ي رḢYR | ḣayran | daha iyi | better |
| 25 | لهم | — | lehum | kendileri için | for them |
| 26 | وأشد | ش د دŞD̃D̃ | ve eşedde | ve daha sağlam | and stronger |
| 27 | تثبيتا | ث ب تS̃BT | teṧbīten | sağlamlıkta | strengthen(ing). |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولو انا كتبنا عليهم ان اقتلوا انفسكم او اخرجوا من ديركم ما فعلوه الا قليل منهم ولو انهم فعلوا ما يوعظون به لكان خيرا لهم واشد تثبيتا
Arapça (Harekeli)
وَلَوْ أَنَّا كَتَبْنَا عَلَيْهِمْ أَنِ اقْتُلُوا أَنفُسَكُمْ أَوِ اخْرُجُوا مِن دِيَارِكُم مَّا فَعَلُوهُ إِلَّا قَلِيلٌ مِّنْهُمْ وَلَوْ أَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا يُوعَظُونَ بِهِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ وَأَشَدَّ تَثْبِيتًا
Transliterasyon
Ve lev ennâ ketebnâ aleyhim enıktulû enfusekum evihrucû min diyârikum mâ fealûhu illâ kalîlun minhum ve lev ennehum fealû mâ yûazûne bihî le kâne hayran lehum ve eşedde tesbîtâ(tesbîten).
Transliteration (Eng.)
Walaw ann<span class="u">a</span> katabn<span class="u">a</span> AAalayhimani oqtuloo anfusakum awi okhrujoo min diy<span class="u">a</span>rikum m<span class="u">a</span>faAAaloohu ill<span class="u">a</span> qaleelun minhum walaw annahum faAAaloo m<span class="u">a</span>yooAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>oona bihi lak<span class="u">a</span>na khayran lahumwaashadda tathbeet<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz onlara, kendinizi öldürün, yahut ülkenizden çıkın diye emretseydik, bunu onlara farz etmiş olsaydık ancak içlerinden pek azı bunu yapardı. Halbuki kendilerine verilen öğüdü tutsalar, deneni yapsalardı bu, hem onlara daha hayırlı olurdu, hem de inançlarını kökleştirirdi.
Ali Bulaç
Eğer gerçekten Biz, onlara: "Kendinizi öldürün ya da yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, onlardan az bir bölümü dışında, bunu yapmazlardı. Onlar, kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu şüphesiz onlar için hayırlı ve daha sağlam olurdu.
Bayraktar Bayraklı
Fakat biz onlara, “hayatlarınızı feda ediniz” yahut “yurtlarınızı terk ediniz” diye emretmiş olsaydık, çok azı hariç, bunu yapmazlardı. Oysa tavsiye edilen şeyi yapmış olsalardı, bu, kesinlikle onların yararına olurdu ve onları daha güçlü kılardı.
Diyanet İşleri
Eğer onlara, kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın, diye emretmiş olsaydık, içlerinden pek azı müstesna, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, onlar için hem daha hayırlı hem de (imanlarını) daha pekiştirici olurdu.
Edip Yüksel
"Canınızı adayın" yahut "Yurtlarınızdan çıkın" diye emretmiş olsaydık, pek azı hariç bunu yapmazlardı. Kendilerine öğütleneni uygulasalardı onlar için daha iyi ve daha sağlam olurdu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün, veya yurtlarınızdan çıkın." diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapamazlardı. Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de daha sağlam olurdu.
Erhan Aktaş
Eğer biz onlara: “Kendinizi öldürün* veya yurtlarınızdan* çıkın” diye yazsaydık, çok azı hariç bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüde uysalardı, elbette bu onlar için hem daha hayırlı hem daha sağlam olurdu.
Hakkı Yılmaz
Eğer Biz, onlara: “Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın” diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Ve eğer onlar, öğütlendikleri şeyleri yapsalardı, elbette kendileri için daha hayırlı ve sebat etmede daha kuvvetli olurdu.
Muhammed Esed
Fakat biz onlara "Hayatlarınızı feda edin!" yahut "Yurtlarınızı terk edin!" diye emretmiş olsaydık, çok azı bunu yapardı. Oysa, tavsiye edilen şeyi yapmış olsalardı, bu, kesinlikle onların yararına olurdu ve onları (imanlarında) daha güçlü kılardı;
Mustafa İslamoğlu
Fakat Biz, onlara "Canlarınızı feda edin!" ya da "Yurtlarınızı terk edin!" diye emretmiş olsaydık, çok azı dışında bu emri tutmazlardı. Ama öğütleneni yapsalardı, kendileri için daha iyi olurdu ve (bu) onları daha dirençli kılardı.
Suat Yıldırım
Şayet onlara “Ölüme atılın! ” veya “Vatanınızdan ayrılın! ” (hicret edin) emrini vermiş olseydık, pek azı müstesna, bunu yerine getirmezlerdi. Onlar kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette kendileri için hayırlı olur, durumlarını daha da sağlamlaştırırlardı. *
Süleyman Ateş
Eğer onlara: "Kendinizi öldürün, ya da yurtlarınızdan çıkın!" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Ama kendilerine öğütleneni yapsalardı, elbette kendileri için daha iyi ve daha sağlam olurdu.
Şaban Piriş
Eğer gerçekten biz, onlara, “nefislerinizin hakkından gelin veya yurtlarınızdan çıkın.” diye yazmış olsaydık, onlardan çok azı hariç bunu yapmazlardı. Onlar kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu onlar için daha hayırlı ve daha sağlam olurdu.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer onlar üzerine, "kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç bunu yapmazlardı. Ama onlar kendilerine öğütleneni yapsalardı, onlar için hem daha hayırlı olurdu hem de ömürlü olmaları bakımından daha yarayışlı.
Edip-Layth-Martha
Had We decreed for them, "Face yourselves," or "Leave your land," they would not have done so except for a few of them. If they had done what they were advised with, it would have been better for them and helped to strengthen them.*
Muhammad Asad
Yet if We were to ordain for them,* "Lay down your lives," or, "Forsake your homelands," only a very few of them would do it* - although, if they did what they are admonished to do, it would indeed be for their own good and apt to strengthen them greatly [in faith],
Rashad Khalifa
Had we decreed for them: "You must offer your lives," or "Give up your homes," they would not have done it, except for a few of them. (Even if such a command was issued,) had they done what they were commanded to do, it would have been better for them, and would prove the strength of their faith.,
The Monotheist Group
And had We decreed for them: "Kill yourselves," or "Leave your land," they would not have done so except for a few of them. And if they had done what they were advised with, it would have been better for them and helped to strengthen them.