Nisa Sûresi91. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (32 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ستجدونو ج دVCD̃setecidūnebulacaksınızYou will find
2آخرينا خ رEḢRāḣarīnebaşkalarınıothers
3يريدونر و دRVD̃yurīdūneisterwishing
4أنenthat
5يأمنوكما م نEMNye'menūkumsizden emin olmakthey be secure from you
6ويأمنواا م نEMNve ye'menūve emin olmakand they be secure from
7قومهمق و مGVMḳavmehumkendi toplumlarındantheir people,
8كلك ل لKLLkulleher ne zamanEverytime
9ماnethat
10ردوار د دRD̃D̃ruddūgötürülselerthey are returned
11إلىilāto
12الفتنةف ت نFTNl-fitnetifitneyethe temptation,
13أركسوار ك سRKSurkisūbaşaşağı atılırlarthey are plunged
14فيهاfīhā(fitnenin) içineinto it.
15فإنfeineğerSo if
16لمlemnot
17يعتزلوكمع ز لAZLyeǎ'tezilūkumsizden uzak durmazlarsathey withdraw from you
18ويلقوال ق يLGYve yulḳūve istemezlerseand offer
19إليكمileykumusizinleto you
20السلمس ل مSLMs-selemebarış içinde yaşamak[the] peace
21ويكفواك ف فKFFve yekuffū(saldırıdan) çekmezlerseand they restrain
22أيديهمي د يYD̃Yeydiyehumellerinitheir hands,
23فخذوهما خ ذ EḢZ̃feḣuƶūhumonları yakalayınthen seize them
24واقتلوهمق ت لGTLveḳtulūhumve öldürünand kill them
25حيثح ي ثḪYS̃Hayṧuneredewherever
26ثقفتموهمث ق فS̃GFṧeḳiftumūhumbulursanızyou find them.
27وأولئكمve ūlāikumişte öylelerineAnd those -
28جعلناج ع لCALceǎlnāverdikWe made
29لكمlekumsizefor you
30عليهمǎleyhimkarşıagainst them
31سلطاناس ل طSLŦsulTānenbir yetkian authority
32مبيناب ي نBYNmubīnenaçıkclear.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ستجدون ءاخرين يريدون ان يامنوكم ويامنوا قومهم كل ما ردوا الى الفتنة اركسوا فيها فان لم يعتزلوكم ويلقوا اليكم السلم ويكفوا ايديهم فخذوهم واقتلوهم حيث ثقفتموهم واولئكم جعلنا لكم عليهم سلطنا مبينا

Arapça (Harekeli)

سَتَجِدُونَ آخَرِينَ يُرِيدُونَ أَن يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْ كُلَّ مَا رُدُّوا إِلَى الْفِتْنَةِ أُرْكِسُوا فِيهَا فَإِن لَّمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُوا إِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّوا أَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأُولَئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا مُّبِينًا

Transliterasyon

Setecidûne âharîne yurîdûne en ye’menûkum ve ye’menû kavmehum kullemâ ruddû ilel fitneti urkisû fîhâ, fe in lem ya’tezilûkum ve yulkû ileykumus seleme ve yekuffû eydiyehum fe huzûhum vaktulûhum haysu sekıftumûhum ve ulâikum cealnâ lekum aleyhim sultânen mubînâ(mubînen).

Transliteration (Eng.)

Satajidoona <span class="u">a</span>khareena yureedoona anya/manookum waya/manoo qawmahum kulla m<span class="u">a</span> ruddoo il<span class="u">a</span>alfitnati orkisoo feeh<span class="u">a</span> fa-in lam yaAAtazilookum wayulqooilaykumu a<span class="b">l</span>ssalama wayakuffoo aydiyahum fakhu<span class="u">th</span>oohumwa<span class="b">o</span>qtuloohum <span class="u">h</span>aythu thaqiftumoohum waol<span class="u">a</span>-ikumjaAAaln<span class="u">a</span> lakum AAalayhim sul<span class="u">ta</span>nan mubeen<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Başka bir bölüğünü de şöyle bulacaksınız: Onlar, sizden de emin olmak isterler, kavimlerinden de. Fakat bir fitneye sevk edilince tâ içine dalıverirler. Onlar sizi bırakmazlar, sizinle barış halinde yaşamazlar ve sizden el çekmezlerse tutun onları, öldürün onları bulduğunuz yerde ve işte size, onlara karşı apaçık bir kudret ve salâhiyet verdik.

Ali Bulaç

Diğerlerini de sizden ve kendi kavimlerinden güvende olmayı istiyor bulacaksınız. (Ama) Fitneye her geri çağrılışlarında içine başaşağı (balıklama) dalarlar. Şayet sizden uzak durmaz, barış (şartların)ı size bırakmaz ve ellerini çekmezlerse, artık onları her nerede bulursanız tutun ve onları öldürün. İşte size, onların aleyhinde apaçık olan 'destekleyici bir delil' kıldık.

Bayraktar Bayraklı

Hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen başkalarını da bulacaksınız. Bunlar her ne zaman fitneye götürülseler ona baş aşağı dalarlar. Eğer sizden uzak durmaz, barış teklif etmez ve ellerini çekmezlerse onları yakalayınız, rastladığınız yerde öldürünüz. İşte onlar üzerine sizin için apaçık yetki verdik.

Diyanet İşleri

Hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen başkalarını da bulacaksınız. Bunlar her ne zaman fitneye götürülseler ona baş aşağı dalarlar (daldırılırlar). Eğer sizden uzak durmaz, sulh teklif etmez ve ellerini çekmezlerse onları yakalayın, rastladığınız yerde öldürün. İşte onlar üzerine sizin için apaçık yetki verdik.*

Edip Yüksel

Hem sizinle hem kendi toplumlarıyla güven içinde durmak isteyen bir başka grup bulacaksınız. Ne zaman kargaşalığa çağrılsalar içine dalarlar. Sizi yalnız bırakmaz, barış yapmak istemez ve ellerini sizden çekmezlerse karşılaştığınız yerde onları öldürebilirsiniz. Böylelerine karşı size apaçık yetki verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak isterler. Fitne için her davet olunuşlarında onun içine başaşağı dalarlar. Eğer bunlar sizden çekinmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik.

Erhan Aktaş

Hem sizden, hem de kendi kavimlerinden güvende olmak isteyen başkalarını da bulacaksın. Fitne ortamı bulduklarında, hemen onun içine baş aşağı dalarlar. Eğer bunlar, sizden uzak durmazlar, sizinle barış yapmaya yanaşmazlarsa, sizden ellerini çekmezlerse, onları bulduğunuz yerde öldürün.* İşte bu kimseler hakkında size apaçık bir yetki verdik.

Hakkı Yılmaz

Sizden güvende olmak ve kendi toplumlarından güvende olmak isteyen diğerlerini bulacaksınız. Bunlar, ne zaman dinsizliğe, ortak koşmaya geri döndürürlerse, onun içine baş aşağı dalarlar/ hemen atılırlar. Öyleyse bunlar, eğer sizden uzak durmazlarsa ve size barış teklif etmezlerse ve güçlerini çekmezlerse hemen kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. Ve işte bunlar, onların aleyhinde size tanıdığımız apaçık bir yetkidir.

Muhammed Esed

Hem sizden hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen, (ama) kötülük eğilimi ile her karşılaştıklarında kendilerini gözü kapalı ona kaptıran başkalarını(n da var olduğunu) göreceksiniz. O halde şayet onlar sizi bırakmaz, sizinle barışa yanaşmaz ve üstünüzden ellerini çekmezlerse, onları gördüğünüz her yerde yakalayın ve öldürün: İşte size kendilerine karşı (savaşmanız için) apaçık yetki verdiklerimiz bunlardır.

Mustafa İslamoğlu

Siz, hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen, fakat ne zaman (mü'minler aleyhine bir) entrikaya davet edilseler, içine balıklama dalanlara da rastlayacaksınız. İşte o zaman, eğer onlar sizi bırakmaz, sizinle barışa yanaşmaz ve ellerini yakanızdan çekmezlerse; onları da savaş içinde gözünüze kestirdiğiniz her yerde yakalayın ve öldürün: İşte size, kendileri aleyhine açıkça (savaşmak için) izin verdiklerimiz bunlardır.

Suat Yıldırım

Bir de öyleleriyle karşılaşacaksınız ki onlar hem sizden, hem de kendi kavimlerinden emin kalmak isterler. Bunlar ne zaman fitneye (şirke veya mü'minlerle savaşmaya) çağırılsalar derhal ona dalarlar. O halde bunlar sizden uzak durmaz, size barış teklif etmezler, ellerini sizden çekmezlerse onları nerede bulursanız yakalayın, öldürün! İşte bunlara karşı size kesin bir izin ve yetki vermişizdir.*

Süleyman Ateş

Başka birtakım insanlar da bulacaksınız ki, hem sizden, hem de kendi toplumlarından emin olmak isterler. Ama ne zaman fitneye götürülseler, fitnenin içine başaşağı atılırlar. Eğer onlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini (saldırıdan) çekmezlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün! İşte öylelerine karşı size açık bir yetki verdik.

Şaban Piriş

Başkalarını da sizden ve kendi topluluklarından güvende olmayı arzu eder gibi bir halde bulabilirsin ama fitneye her çağrılışlarında ona balıklama dalarlar. Şayet sizden uzak durmaz, barışı size bırakmazlar ve ellerini de çekmezlerse, onları bulduğunuz yerde tutup öldürün. İşte size onların aleyhine açık bir yetki veriyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Diğer bazılarını da bulacaksınız ki, hem sizden emin olmak hem de kendi toplumlarından emin olmak isterler. Ama fitneyle yüz yüze getirildiklerinde başaşağı içine dalarlar. Bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barışa gitmezler ve ellerini sizden çekmezlerse onları yakalayın, tuttuğunuz yerde öldürün. İşte böylelerinin üstüne gitmeniz için size açık bir izin ve kuvvet verilmiştir.

Edip-Layth-Martha

You will find others who want to be safe amongst you and safe amongst their own people. Every time they are returned to the test, they fall back in it. If they do not withdraw from you, offer you peace, and restrain their hands, then you shall take them and kill them where you encounter them. For these We have given you a clear authority.

Muhammad Asad

You will find [that there are] others who would like to be safe from you as well as safe from their own folk, [but who,] whenever they are faced anew with temptation to evil, plunge into it headlong.* Hence, if they do not let you be, and do not offer you peace, and do not stay their hands, seize them and slay them whenever you come upon them: for it is against these that We have clearly empowered you [to make war].*

Rashad Khalifa

You will find others who wish to make peace with you, and also with their people. However, as soon as war erupts, they fight against you. Unless these people leave you alone, offer you peace, and stop fighting you, you may fight them when you encounter them. Against these, we give you a clear authorization.,

The Monotheist Group

You will find others who want to be safe among you and safe among their own people. Every time they are returned to the test, they fall back in it. If they do not withdraw from you, and offer you peace, and restrain their hands, then you shall take them and kill them wherever you encounter them. For these We have given you a clear authority.