Ğafir Sûresi18. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (15 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وأنذرهمن ذ رNZ̃Rve enƶirhumve onları uyarAnd warn them
2يومي و مYVMyevmegüne (karşı)(of the) Day
3الآزفةا ز فEZFl-āzifetiyaklaşanthe Approaching,
4إذiƶizirawhen
5القلوبق ل بGLBl-ḳulūbuyüreklerthe hearts
6لدىledādayanmıştır(are) at
7الحناجرح ن ج رḪNCRl-Hanācirigırtlaklarathe throats,
8كاظمينك ظ مKƵMkāZimīneyutkunur dururlarchoked.
9ماyokturNot
10للظالمينظ ل مƵLMliZZālimīnezalimlerinfor the wrongdoers
11منminhiçbirany
12حميمح م مḪMMHamīmindostuintimate friend
13ولاve lāve yokturand no
14شفيعش ف عŞFAşefīǐnbir aracılarıintercessor
15يطاعط و عŦVAyuTāǔsözü tutulur(who) is obeyed.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وانذرهم يوم الءازفة اذ القلوب لدى الحناجر كظمين ما للظلمين من حميم ولا شفيع يطاع

Arapça (Harekeli)

وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ الْآزِفَةِ إِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِمِينَ مَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ

Transliterasyon

Ve enzirhum yevmel âzifeti izil kulûbu ledel hanâciri kâzımîn|e|, mâ liz zâlimîne min hamîmin ve lâ şefîin yutâu.

Transliteration (Eng.)

Waan<span class="u">th</span>irhum yawma al-<span class="u">a</span>zifati i<span class="u">th</span>ialquloobu lad<span class="u">a</span> al<span class="u">h</span>an<span class="u">a</span>jiri k<span class="u">a</span><span class="i"><span class="u">th</span></span>imeenam<span class="u">a</span> li<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeena min <span class="u">h</span>ameeminwal<span class="u">a</span> shafeeAAin yu<span class="u">ta</span>AA<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onları, yaklaşmakta olan o günle korkut, o gün, korkudan yürekler, ağızlara gelir, gönüller, dertle dolar, zâlimlere ne yardımı dokunacak bir dost bulunur, ne şefâati kabûl edilecek bir şefâatçi.

Ali Bulaç

Onları, yaklaşmakta olan güne karşı uyar; o zaman yürekler gırtlaklara dayanır, yutkunur dururlar. Zalimler için ne koruyucu bir dost, ne sözü yerine getirebilir bir şefaatçi yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Yaklaşan gün hususunda onları uyar! Yürekler gırtlaklara dayanacaktır, habire yutkunacaklar. Zâlimlerin ne bir dostu, ne de sözü dinlenir yardımcıları olacaktır.

Diyanet İşleri

Yaklaşan gün hususunda onları uyar! Çünkü o onda dehşet içinde yutkunurken yürekleri ağızlarına gelmiştir. Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenir şefaatçısı vardır.

Edip Yüksel

Onları yaklaşan gün hakkında uyar, o zaman yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunurlar. Zalimler için ne bir dost ne de sözü dinlenir bir şefaatçi vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yaklaşmakta olan o felaket (kıyamet) gününü de onlara haber ver. O dem ki yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunup dururlar. Zalimler için ne ısınacak bir dost vardır, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi.

Erhan Aktaş

Yaklaşan gün hakkında onları uyar. O gün korkudan yürekler ağızlara gelir. Zalimler için ne samimi bir dost ne de sözü dinlenir bir şefaatçi vardır.

Hakkı Yılmaz

Yaklaşan gün hakkında da onları uyar. O zaman kalpler yutkunarak; dehşetten ürpererek gırtlaklara dayanmıştır. Şirk koşmak suretiyle yanlış; kendi zararlarına iş yapan kimse için ne sıcak bir dost vardır, ne de itaat edilecek bir destekçi, yardımcı, iltimasçı...

Muhammed Esed

Bu sebeple, onları yüreklerin boğulurcasına gırtlağa dayanacağı o yaklaşan Gün'e karşı uyar: (o Gün) zalimler ne bir dost bulacaklar, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi:

Mustafa İslamoğlu

Ve onları yüreklerin sahibini boğarcasına gırtlağa dayanacağı dehşet gününe karşı uyar: o gün zalimler ne samimi bir dost, ne de sözü geçen bir şefaatçi bulacaktır.

Suat Yıldırım

Onları, yaklaşan müthiş güne karşı uyar! Yürekler ağıza gelir, yutkunur da yutkunurlar. O zalim kâfirlerin ne dostları, ne de sözüne itibar edilir şefaatçileri olmaz. [53, 57-58; 54, 1; 21, 1; 16, 1, 67, 27; 78, 38]

Süleyman Ateş

Onları yaklaşan güne karşı uyar. Zira (o gün) yürekler, (korkudan adeta yerinden sökülüp) gırtlaklara dayanmıştır; (kederlerini) yutkunur dururlar. Zalimlerin ne bir dostu, ne de sözü tutulur bir aracıları yoktur.

Şaban Piriş

Onları, iyice yaklaşan, korkudan yüreklerin ağza geldiği, gün ile uyar. Zalimler için bir koruyucu ve sözü dinlenen bir şefaatçi de yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları, yaklaşan felaket gününe karşı uyar. Yürekler gırtlaklara dayanmıştır; habire yutkunurlar. Zalimlerin ne bir dostu vardır ne de sözü dinlenir bir şefaatçıları.

Edip-Layth-Martha

Warn them of the imminent day, when the hearts will reach the throats, and many will be remorseful. For the transgressors there will be no friend, nor intercessor to be obeyed.

Muhammad Asad

Hence, warn them of that Day which draws ever nearer, when the hearts will chokingly come up to the throats: no loving friend will the evildoers have, nor any intercessor who would be heeded:*

Rashad Khalifa

Warn them about the imminent day, when the hearts will be terrified, and many will be remorseful. The transgressors will have no friend nor an intercessor to be obeyed.,

The Monotheist Group

And warn them of the imminent Day, when the hearts will reach the throats, and many will be remorseful. The transgressors will have no friend nor intercessor to be obeyed.