Ğafir Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | Those who |
| 2 | يحملون | ح م لḪML | yeHmilūne | taşıyan(lar) | bear |
| 3 | العرش | ع ر شARŞ | l-ǎrşe | Arş'ı | the Throne |
| 4 | ومن | — | ve men | ve bulunanlar | and who |
| 5 | حوله | ح و لḪVL | Havlehu | onun çevresinde | (are) around it |
| 6 | يسبحون | س ب حSBḪ | yusebbiHūne | tesbih ederler | glorify |
| 7 | بحمد | ح م دḪMD̃ | biHamdi | hamd ile (överek) | (the) praises |
| 8 | ربهم | ر ب بRBB | rabbihim | Rablerini | (of) their Lord |
| 9 | ويؤمنون | ا م نEMN | ve yu'minūne | ve inanırlar | and believe |
| 10 | به | — | bihi | O'na | in Him |
| 11 | ويستغفرون | غ ف رĞFR | ve yesteğfirūne | ve mağfiret dilerler | and ask forgiveness |
| 12 | للذين | — | lilleƶīne | kimseler için | for those who |
| 13 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | believe, |
| 14 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | """Our Lord!" |
| 15 | وسعت | و س عVSA | vesiǎ'te | sen kapladın | You encompass |
| 16 | كل | ك ل لKLL | kulle | her | all |
| 17 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | things |
| 18 | رحمة | ر ح مRḪM | raHmeten | rahmet ile | (by Your) Mercy |
| 19 | وعلما | ع ل مALM | ve ǐlmen | ve bilgi ile | and knowledge, |
| 20 | فاغفر | غ ف رĞFR | feğfir | bağışla | so forgive |
| 21 | للذين | — | lilleƶīne | kimseleri | those who |
| 22 | تابوا | ت و بTVB | tābū | tevbe eden(leri) | repent |
| 23 | واتبعوا | ت ب عTBA | vettebeǔ | ve uyanları | and follow |
| 24 | سبيلك | س ب لSBL | sebīleke | senin yoluna | Your Way |
| 25 | وقهم | و ق يVGY | ve ḳihim | ve onları koru | and save them (from) |
| 26 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābe | azabından | (the) punishment |
| 27 | الجحيم | ج ح مCḪM | l-ceHīmi | cehennem | (of) the Hellfire. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين يحملون العرش ومن حوله يسبحون بحمد ربهم ويومنون به ويستغفرون للذين ءامنوا ربنا وسعت كل شىء رحمة وعلما فاغفر للذين تابوا واتبعوا سبيلك وقهم عذاب الجحيم
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ
Transliterasyon
Ellezîne yahmilûnel arşa ve men havlehu yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yu’minûne bihî ve yestagfirûne lillezîne âmenû, rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke vekıhim azâbel cahîm|i|.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena ya<span class="u">h</span>miloona alAAarshawaman <span class="u">h</span>awlahu yusabbi<span class="u">h</span>oona bi<span class="u">h</span>amdi rabbihimwayu/minoona bihi wayastaghfiroona lilla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoorabban<span class="u">a</span> wasiAAta kulla shay-in ra<span class="u">h</span>matan waAAilmanfa<span class="b">i</span>ghfir lilla<span class="u">th</span>eena t<span class="u">a</span>boo wa<span class="b">i</span>ttabaAAoosabeelaka waqihim AAa<span class="u">tha</span>ba alja<span class="u">h</span>eem<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Arşı taşıyanlarla onun çevresindekiler, Rablerine hamd ederek onu tenzîh ederler ve inanırlar ona ve inananlara yarlıganma dilerler, Rabbimiz derler, rahmetin ve bilgin, her şeyi kavramış, kaplamıştır, artık tövbe edenleri ve senin yoluna uyanları yarlıga ve koru onları, yakıp kavuran cehennem azâbından.
Ali Bulaç
Arş'ı yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar, Rablerini hamd ile tesbih etmekte, O'na iman etmekte ve iman edenlere mağfiret dilemektedirler: "Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından herşeyi kuşatıp-sardın, tevbe edenler ve Senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru."
Bayraktar Bayraklı
Egemenlik tahtını taşıyan ve onun çevresinde bulunan melekler, Rabblerine hamdederekO'nu anarlar. O'na inanır ve müminler için şöyle af dilerler: “Ey Rabbimiz, sen rahmet ve bilgi bakımından her şeyi kapladın. Tövbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru!”
Diyanet İşleri
Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler. Müminlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler).*
Edip Yüksel
Yönetim merkezine hizmet edenler ve etrafındakiler Rab'lerini överek yüceltirler ve O'nu onaylarlar. Gerçeği onaylayanlar için bağışlanma dilerler: "Rabbimiz, rahmetin ve bilgin her şeyi içine almıştır. Tövbe edenler ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları ateşin azabından koru."
Elmalılı Hamdi Yazır
Arşı taşıyanlar ve onun etrafındakiler, Rablerinin hamdiyle tesbih ederler ve O'na inanırlar. İman etmişler için de şöyle bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O, tevbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru."
Erhan Aktaş
Arş’ı* yüklenenler ve çevresinde bulunanlar, Rabb’lerini övgü ile yüceltirler. Ve O’na inanırlar. İnananlar için bağışlanma dilerler: “ Rabb’imiz! Sen, rahmet ve bilgice her şeyi kuşattın. Tövbe edenleri ve senin dosdoğru yoluna uyan kimseleri bağışla. Onları Cehennem azabından koru.”
Hakkı Yılmaz
(7-9)En büyük tahtı* taşıyan, bir de en büyük tahtın dış kenarından olan kimseler,* Rablerinin övgüsüyle birlikte Kendisini noksan sıfatlardan arındırırlar ve O'na inanırlar. İman etmiş kimseler için bağışlanma dilerler: “Rabbimiz! Sen rahmet ve bilgice her şeyi kuşattın. Onun için tevbe eden ve Senin yoluna uyan kimseleri bağışla ve onları cehennemin azabından koru! Rabbimiz! Onları ve onların atalarından, zevcelerinden ve soylarından sâlih olan kimseleri kendilerine vaat ettiğin Adn cennetlerine girdir. Şüphesiz Sen en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olan ve en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapanın ta kendisisin. Onları kötülüklerden de koru. Ve Sen her kimi kötülüklerden korursan, artık o gün elbette ona rahmet etmişsindir. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.”
Muhammed Esed
(ALLAH'IN) kudret tahtını(n bilgisini içlerinde) taşıyanlar ve ona yakın olanlar, Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltirler, O'na iman ederler ve (öteki) müminler için bağışlanma dilerler: "Rabbimiz! Sen her şeyi ilmin ve rahmetinle kuşatırsın: tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve yakıcı ateşin azabından onları koru!"
Mustafa İslamoğlu
(Allah'ın) hükümranlık makamına (layık bir) sorumluluk taşıyanlar ve O'na yakın olanlar; hamd ile Rablerinin sonsuz yüceliğini dile getirirler, O'na güvenirler ve iman eden (diğer) kimseler için bağışlanma dilerler: "Rabbimiz! Sen her şeyi rahmet ve bilginle kuşatmışsın! Artık tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla ve onları gözleri yuvalarından fırlatan dehşetli ateşin azabından koru!"
Suat Yıldırım
Arşı taşıyan, bir de onun çevresinde bulunan melekler devamlı olarak Rab'lerini zikir ve O'na hamd ederler. O'na gerçekten inanır ve müminler için şöylece af dileyip dua ederler: “Ey Ulu Rabbimiz, senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır! O halde tövbe edenleri ve Senin yoluna tâbi olanları, affet ve onları cehennem azabından koru! ” [69, 17]*
Süleyman Ateş
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler. O'na inanırlar ve mü'minler için (şöyle) mağfiret dilerler: "Rabbimiz, Sen rahmet ve bilgi bakımından her şeyi kapladın. Tevbe edip senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru!"
Şaban Piriş
Arşı taşıyanlar ve onun etrafında Rablerini hamd ile tesbih edenler, ona iman edenler, müminler için de mağfiret dilerler:-Rabbimiz, rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tevbe eden ve yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem ateşinden koru!
Yaşar Nuri Öztürk
Arşı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindeki şuurlular Rablerinin hamdi ile tespih ederler ve ona inanırlar. İman sahipleri için de şöyle af dilerler: "Rabbimiz! Sen herşeyi rahmet ve ilim halinle kuşattın. Tövbe edip senin yoluna uymuş olanları bağışla. Ve onları cehennem azabından koru."
Edip-Layth-Martha
Those who carry the throne and all those around it glorify the praise of their Lord, and acknowledge Him, and they seek forgiveness for those who have acknowledged: "Our Lord, You encompass all things with compassion and knowledge, so forgive those who repented and followed Your path, and spare them the agony of hell."
Muhammad Asad
THEY WHO BEAR [within themselves the knowl­edge of] the throne of [God's] almightiness, as well as all who are near it,* extol their Sustainer's limitless glory and praise, and have faith in Him, and ask forgiveness for all [others] who have attained to faith: O our Sustainer! Thou embracest all things within [Thy] grace and knowledge: forgive, then, their sins unto those who repent and follow Thy path, and preserve them from suffering through the blazing fire!
Rashad Khalifa
Those who serve the throne and all those around it glorify and praise their Lord, and believe in Him. And they ask forgiveness for those who believe: "Our Lord, Your mercy and Your knowledge encompass all things. Forgive those who repent and follow Your path, and spare them the retribution of Hell.,
The Monotheist Group
Those who carry the Throne and all those surrounding it glorify the praise of their Lord, and believe in Him, and they seek forgiveness for those who have believed: "Our Lord, You encompass all things with mercy and knowledge, so forgive those who repented and followed Your path, and spare them the agony of Hell."