Ğafir Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ربنا | ر ب بRBB | rabbenā | Rabbimiz | Our Lord! |
| 2 | وأدخلهم | د خ لD̃ḢL | ve edḣilhum | ve onları sok | And admit them |
| 3 | جنات | ج ن نCNN | cennāti | cennetlerine | (to) Gardens |
| 4 | عدن | — | ǎdnin | Adn | (of) Eden |
| 5 | التي | — | lletī | which | |
| 6 | وعدتهم | و ع دVAD̃ | veǎdtehum | onlara söz verdiğin | You have promised them |
| 7 | ومن | — | ve men | ve kimseleri | and whoever |
| 8 | صلح | ص ل حṦLḪ | SaleHa | iyi olan | (was) righteous |
| 9 | من | — | min | -ndan | among |
| 10 | آبائهم | ا ب وEBV | ābāihim | babaları- | their fathers |
| 11 | وأزواجهم | ز و جZVC | ve ezvācihim | ve eşleri(nden) | and their spouses |
| 12 | وذرياتهم | ذ ر رZ̃RR | ve ƶurriyyātihim | ve çocukları(ndan) | and their offspring. |
| 13 | إنك | — | inneke | şüphesiz sen | Indeed You, |
| 14 | أنت | — | ente | sensin | You |
| 15 | العزيز | ع ز زAZZ | l-ǎzīzu | üstün olan | (are) the All-Mighty, |
| 16 | الحكيم | ح ك مḪKM | l-Hakīmu | hüküm ve hikmet sahibi olan | the All-Wise. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ربنا وادخلهم جنت عدن التى وعدتهم ومن صلح من ءابائهم وازوجهم وذريتهم انك انت العزيز الحكيم
Arapça (Harekeli)
رَبَّنَا وَأَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍ الَّتِي وَعَدتَّهُمْ وَمَن صَلَحَ مِنْ آبَائِهِمْ وَأَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Transliterasyon
Rabbenâ ve edhilhum cennâti adninilletî vaadtehum ve men salaha min âbâihim ve ezvâcihim ve zurriyyâtihim inneke entel azîzul hakîm|u|.
Transliteration (Eng.)
Rabban<span class="u">a</span> waadkhilhum jann<span class="u">a</span>tiAAadnin allatee waAAadtahum waman <span class="u">s</span>ala<span class="u">h</span>a min <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>-ihimwaazw<span class="u">a</span>jihim wa<span class="u">th</span>urriyy<span class="u">a</span>tihim innaka antaalAAazeezu al<span class="u">h</span>akeem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbimiz ve sok onları ebedî Adn cennetlerine, nitekim vait de etmiştin onlara ve atalarından ve eşlerinden ve soylarından kendilerini düzgün bir hâle getirenlere. Şüphe yok ki sen, üstünsün, hüküm ve hikmet sâhibisin.
Ali Bulaç
"Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da. Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin."
Bayraktar Bayraklı
“Rabbimiz, onları ve babalarından, eşlerinden, çocuklarından iyi olan kimseleri, onlara söz verdiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz üstün olan sensin; hikmet sahibi olan sensin, sen!”
Diyanet İşleri
Rabbimiz! Onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vadettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz aziz ve hakim olan sensin!
Edip Yüksel
"Rabbimiz onları, erdemli atalarını, eşlerini ve çocuklarını söz verdiğin Adn bahçelerine sok. Kuşkusuz sen Üstünsün, Bilgesin."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ey Rabbimiz! Hem onları, hem onların atalarından, zevcelerinden ve zürriyetlerinden iyi olanları kendilerine vaad buyurduğun Adn cennetlerine koy. Şüphesiz çok güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan sensin."
Erhan Aktaş
“Rabb’imiz! Onları; onların atalarından, eşlerinden ve soylarından salih* kimseleri, kendilerine söz verdiğin Adn Cennetlerine girdir. Sen, Mutlak Üstün Olan’sın, En İyi Hüküm Veren’sin.”
Hakkı Yılmaz
(7-9)En büyük tahtı* taşıyan, bir de en büyük tahtın dış kenarından olan kimseler,* Rablerinin övgüsüyle birlikte Kendisini noksan sıfatlardan arındırırlar ve O'na inanırlar. İman etmiş kimseler için bağışlanma dilerler: “Rabbimiz! Sen rahmet ve bilgice her şeyi kuşattın. Onun için tevbe eden ve Senin yoluna uyan kimseleri bağışla ve onları cehennemin azabından koru! Rabbimiz! Onları ve onların atalarından, zevcelerinden ve soylarından sâlih olan kimseleri kendilerine vaat ettiğin Adn cennetlerine girdir. Şüphesiz Sen en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olan ve en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapanın ta kendisisin. Onları kötülüklerden de koru. Ve Sen her kimi kötülüklerden korursan, artık o gün elbette ona rahmet etmişsindir. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.”
Muhammed Esed
"Rabbimiz! Onları ve atalarından, eşlerinden ve çocuklarından dürüst ve erdemli olanları vaad ettiğin sonsuz esenlik bahçelerine koy -şüphesiz, kudret ve hikmet Sahibi olan yalnız Sensin-
Mustafa İslamoğlu
"Rabbimiz! Onları ve onların atalarından, eşlerinden ve nesillerinden iyi ve dürüst olanları güzelliğin merkezi olan cennetlere yerleştir: çünkü Sen, evet Sensin her işinde tek mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden!
Suat Yıldırım
“Ey bizim ulu Rabbimiz! Sen, onları ve onlarla birlikte babalarından, eşlerinden ve nesillerinden iyi kimseleri kendilerine vâd ettiğin Adn cennetlerine yerleştir. Muhakkak ki Sen azîz ve hakîmsin (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibisin). [52, 21]
Süleyman Ateş
Rabbimiz, onları ve babalarından, eşlerinden, çocuklarından iyi olan kimseleri onlara söz verdiğin Adn cennetlerine sok. Şüphesiz, üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi olan sensin sen!
Şaban Piriş
-Rabbimiz, onları ve atalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine girdir. Şüphesiz sen, aziz ve hakim sensin!
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Rabbimiz, onları kendilerine vaat etmiş olduğun Adn cennetlerine koy. Atalarından, eşlerinden, zürriyetlerinden hayra ve barışa yönelenleri de. Aziz ve Hakim olan, hiç kuşkusuz sensin, sen!"
Edip-Layth-Martha
"Our Lord, and admit them into the gardens of Eden which You had promised for them and for those who did good of their fathers, their spouses, and their progeny. You are the Noble, the Wise."
Muhammad Asad
And, O our Sustainer, bring them into the gardens of perpetual bliss* which Thou hast promised them, together with the righteous from among their forebears, and their spouses, and their offspring - for, verily, Thou alone art almighty, truly wise
Rashad Khalifa
"Our Lord, and admit them into the gardens of Eden that You promised for them and for the righteous among their parents, spouses, and children. You are the Almighty, Most Wise.,
The Monotheist Group
"Our Lord, and admit them into gardens of delight which You had promised for them and for those who did good of their fathers, their spouses, and their progeny. You are the Noble, the Wise."