Ğafir Sûresi70. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1الذينelleƶīnekimselerThose who
2كذبواك ذ بKZ̃Bkeƶƶebūyalanlayan(lar)deny
3بالكتابك ت بKTBbil-kitābiKitabıthe Book
4وبماve bimāve şeyiand with what
5أرسلنار س لRSLerselnāgönderdiğimizWe sent
6بهbihionunlawith it
7رسلنار س لRSLrusulenāelçilerimizi"Our Messengers;"
8فسوفfesevfefakat yakındabut soon
9يعلمونع ل مALMyeǎ'lemūnebileceklerdirthey will know.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

الذين كذبوا بالكتب وبما ارسلنا به رسلنا فسوف يعلمون

Arapça (Harekeli)

الَّذِينَ كَذَّبُوا بِالْكِتَابِ وَبِمَا أَرْسَلْنَا بِهِ رُسُلَنَا فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Transliterasyon

Ellezîne kezzebû bil kitâbi ve bimâ erselnâ bihî rusulenâ, fe sevfe ya’lemûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Alla<span class="u">th</span>eena ka<span class="u">thth</span>aboo bi<span class="b">a</span>lkit<span class="u">a</span>biwabim<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span> bihi rusulan<span class="u">a</span> fasawfayaAAlamoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, öyle kişilerdir ki kitabı ve peygamberlerimizle gönderdiğimiz şeyleri yalanlamışlardır, yakında bilip anlayacaklar.

Ali Bulaç

Ki onlar, Kitab'ı ve elçilerimizle gönderdiğimiz şeyleri yalanladılar. Artık yakında bileceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar bu kitabı ve peygamberlerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. İleride anlayacaklardır.

Diyanet İşleri

Onlar, Kitab'ı ve peygamberlerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar yakında (gerçeği) anlayacaklar!

Edip Yüksel

Onlar, kitabı ve elçilerimiz yoluyla gönderdiğimiz mesajı yalanladılar. İleride bilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kitaba ve Resullerimizi gönderdiğimiz şeylere yalan diyenler, artık ilerde bilecekler.

Erhan Aktaş

Bu Kitap’ı ve onunla rasullerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlar elbette yakında gerçeği anlayacaklar.

Hakkı Yılmaz

(69-76)Allah'ın âyetleri üzerinde tartışanları görmedin mi/hiç düşünmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar? Kitabı ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlar elbette ileride, boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülüp, sonra ateşte yakılırlarken bileceklerdir. Sonra onlara: “Allah'ın astlarından ortaklar koştuğunuz şeyler nerededir?” denir. Onlar: “Bizden kaybolup gittiler; aslında biz zaten önceleri hiçbir şeye yakarmıyorduk” derler. İşte Allah, kâfirleri; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenleri böyle saptırır: “İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür. Orada sürekli kalmak üzere cehennem kapılarına girin!” –İşte, büyüklenenlerin durağı ne de kötüdür!–

Muhammed Esed

(Şunlar,) bu ilahî kelâmı ve (aynı şekilde, geçmişteki) elçilerimizle göndermiş olduğumuz bütün (mesajları) yalanlayanlar? Ama onlar zamanı gelince (ne kadar kör olduklarını) göreceklerdir, (Hesap Günü bunu görecekler),

Mustafa İslamoğlu

Onlar, bu ilahi kelamı ve elçilerimize daha önce gönderdiğimiz mesajları yalanlayan tipler; fakat bu gibiler zamanı gelince (gerçeği) öğrenecekler.

Suat Yıldırım

Kitabı ve elçilerimizle gönderdiğimiz buyrukları yalan sayanlar, suçlarının neticesini yakında öğreneceklerdir. [77, 15; 55, 43-44; 37, 68]

Süleyman Ateş

O, Kitabı ve elçilerimizi gönderdiğimiz mesajı yalanlayanlar, yakında bileceklerdir!

Şaban Piriş

Kitabı ve elçilerimizle gönderdiklerimizi yalanlayanlar, ileride bileceklerdir...

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap'ı ve resullerimiz aracılığıyla gönderdiğimizi yalanlayanlar hakkında bilecekler.

Edip-Layth-Martha

Those who deny the book, and what We have sent Our messengers with. Therefore, they will come to know.

Muhammad Asad

they who give the lie to this divine writ and [thus] to all [the messages] with which We sent forth Our apostles [of old]?* But in time they will come to know [how blind they have been: they will know it on Judgment Day],

Rashad Khalifa

They are the ones who have disbelieved in the scripture, and in the messages we have sent with our messengers. Therefore, they will surely find out.,

The Monotheist Group

Those who deny the Book, and what We have sent Our messengers with. Therefore, they will come to know.