Fussilet Sûresi27. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلنذيقن | ذ و قZ̃VG | felenuƶīḳanne | fakat taddıracağız | But surely We will cause to taste |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselere | those who |
| 3 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(lere) | disbelieve |
| 4 | عذابا | ع ذ بAZ̃B | ǎƶāben | bir azab | a punishment |
| 5 | شديدا | ش د دŞD̃D̃ | şedīden | şiddetli | severe, |
| 6 | ولنجزينهم | ج ز يCZY | velenecziyennehum | ve onları cezalandıracağız | and surely We will recompense them |
| 7 | أسوأ | س و اSVE | esvee | en kötüsüyle | (the) worst |
| 8 | الذي | — | lleƶī | (of) what | |
| 9 | كانوا | ك و نKVN | kānū | olduklarının | they used to |
| 10 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | yapıyor(lar) | do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلنذيقن الذين كفروا عذابا شديدا ولنجزينهم اسوا الذى كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
فَلَنُذِيقَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا عَذَابًا شَدِيدًا وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَسْوَأَ الَّذِي كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Fe le nuzîkannellezîne keferû azâben şedîden ve le necziyennehum esveellezî kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falanu<span class="u">th</span>eeqanna alla<span class="u">th</span>eenakafaroo AAa<span class="u">tha</span>ban shadeedan walanajziyannahum aswaa alla<span class="u">th</span>eek<span class="u">a</span>noo yaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz de mutlaka kâfir olanlara çetin bir azâbı tattıracağız ve yaptıkları şeyin en kötü karşılığıyla cezâlandıracağız onları.
Ali Bulaç
Artık gerçekten o inkar edenlere şiddetli bir azap taddıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Bayraktar Bayraklı
O inkâr edenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Diyanet İşleri
O inkâr edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Edip Yüksel
İnkar edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle onlara karşılık vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz mutlaka inkâr edenlere şiddetli bir azab tattıracağız. Ve onlara yaptıkları amellerin en kötüsünün cezasını vereceğiz.
Erhan Aktaş
Böylesi gerçeği yalanlayan nankörlere, şiddetli bir azap tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsü ile kesinlikle cezalandıraca ğız.
Hakkı Yılmaz
Artık Biz, kesinlikle, kâfirlere; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedetmiş kimselere şiddetli bir azap tattıracağız. Ve kesinlikle onlara yaptıkları amellerin en kötüsünü karşılık olarak vereceğiz.
Muhammed Esed
Fakat hakikati (böylece) inkar edenlere kesinlikle şiddetli bir azabı tattıracak ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız!
Mustafa İslamoğlu
Ve elbet inkarda direnen bu kimselere şiddetli bir terkedilmişlik acısı tattıracağız, ve onları kesinlikle yapa geldiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız!
Suat Yıldırım
İşte Biz de onun için o kâfirlere dünyada şiddetli bir azap tattıracağız ve âhirette de yaptıkları o pek kötü işlere göre hak ettikleri karşılığı vereceğiz. *
Süleyman Ateş
İnkar edenlere şiddetli bir azab taddıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Şaban Piriş
İnkarcılara elbette şiddetli bir azap tattıracağız. Onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, o inkarcılara şiddetli bir azabı tattıracağız ve elbette ki onları yapıp-ettiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız.
Edip-Layth-Martha
We will let those who have rejected taste a severe retribution. We will recompense them for the evil that they used to do.
Muhammad Asad
But We shall most certainly give those who are [thus] bent on denying the truth a taste of suffering severe, and We shall most certainly requite them according to the worst of their deeds!
Rashad Khalifa
We will certainly afflict these disbelievers with a severe retribution. We will certainly requite them for their evil works.,
The Monotheist Group
We will let those who have rejected taste a severe retribution. And We will recompense them for the evil that they used to do.